Rakip bu kez Bilbao değil Antalya. Ama taktik aynı; agresif karşılama, hızlı çıkış. Antalya kanatlardan etkili başlıyor oyuna kısa bir süre. Sonra tempo düşüyor. Ne agresif karşılama ne de hızlı atak yapabiliyor Kartal. Semih’in direkten dönen topu ilk yarının tek gol olasılığı. 2. yarı Beşiktaş rakip kaleye daha kalabalık iniyor. 79’da; pres, top kapma, hızlı dikine oyunla golü buluyor. Bir anlık dağınıklık ve Antalya’nın golüyle skor 85’te 1-1 oluyor. Sürekli değişen hocalarla Beşiktaş’ın oyun istikrarsızlığı çözülmeden skor istikrarı da sağlanamaz. Sürekli kazanan bir oyun için zaman gerek.
Yazarın Son Yazıları
Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...
Şu geçtiğimiz günlerde Türkiye “mutlak butlan” kararıyla öylesine dalgalandı ki adeta başka bir şeyin önemi kalmadı ülkede. Ama yaklaşan Dünya Kupası da vardı.
Beşiktaş’ta hoca arayışı sürüyor.
Sergen Yalçın “Taraftar isterse giderim” dedi; taraftar istedi ve o da gitti.
Herhâlde yılın esprisi buydu; TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “Avrupa’nın en az hata yapan hakemleri bizde” açıklaması…
Zaman kelimesini dillerinden düşürmeyenler sürekli “Zamana ihtiyacımız var” diyenler nedense zamanı en çok heba edenler.