Beşiktaş Antalya’ya karşı 4-1-4-1 gibi gözüken ama aslında 5-4-1 dizilişinde. Geri dörtlü önündeki Amartey düpedüz defans oyuncusu çünkü. Oysa ki asıl orta alanı güçlendirip bağlantıları doğru kurmak ve savunmayı da atağı da birlikte yapmak gerekmez mi? Sanırım Santos takımda sağlanamayan istikrara, savunmacı sayısını artırarak çözüm arıyor. Ama olmuyor işte. Antalya, Beşiktaş kalesine ilk gelişinde golü buluyor. Zaten topu alan her Antalyalı hiç bir müdahale görmeden Beşiktaş kalesine iniyor. Savunma ile forvet arası bomboş. Siyah-Beyazlıların ilk etkili pozisyonu 25’te Semih’in şutuyla oluyor. Semih sol kanada çekilmesine rağmen gole en yakın isim. Ama 2. gol de Antalya’dan bir penaltıyla geliyor. Fernandes’in rakibin formasını hafif çekmesi ve VAR’ın bunun üstüne atlamasıyla. 2. yarıya Amartey-Muleka değişikliği ve bir golle başlıyor Beşiktaş. Ama farkın bire inmesine rağmen savunmaya geçmiyor Antalya. Beşiktaş da nihayet büyük takım olduğunu hatırlıyor. Ve Kartal çok daha fazla rakip alanda. Dilim varmıyor ama belli ki Santos hocalığı bırakmamış fakat hocalık onu bırakmış. Bir takım nasıl olur da ilk 45 dakikayı böyle çöpe atar? İkinci yarıda da kargaşadan medet umar? Nitekim son saniyede kargaşadan bir VAR penaltısı kazanıyor ama bunu da değerlendiremiyor.
Suç getirende?
Yazarın Son Yazıları
Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...
Şu geçtiğimiz günlerde Türkiye “mutlak butlan” kararıyla öylesine dalgalandı ki adeta başka bir şeyin önemi kalmadı ülkede. Ama yaklaşan Dünya Kupası da vardı.
Beşiktaş’ta hoca arayışı sürüyor.
Sergen Yalçın “Taraftar isterse giderim” dedi; taraftar istedi ve o da gitti.
Herhâlde yılın esprisi buydu; TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “Avrupa’nın en az hata yapan hakemleri bizde” açıklaması…
Zaman kelimesini dillerinden düşürmeyenler sürekli “Zamana ihtiyacımız var” diyenler nedense zamanı en çok heba edenler.