Şahsıma mektuplar (6) Saray diploma-Sisi!

17 Şubat 2024 Cumartesi

Yine bir seferden daha başarıyla döndük. Mısır devlet başkanı, değerli kardeşim, canım, ciğerim, her yerim, muhterem Sisi ile 14 Şubat Sevgililer Günü’nde kucaklaştık.

Böylece diplomasinin ne demek olduğunu herkese bir kere daha gösterdik.

Her şeyden önce dış politika çok kişilikli olmayı gerektirir. Biz Mısır’a karşı o kadar çok kişilik sergiledik ki ekonomist olmama rağmen sayısını ben bile unuttum. Sisi’ye önce “katil” dedik, “yasadışı” ilan ettik, “terörist” dedik. 

Sonra ne dedik?

“Katıl” dedik. Bizimle dostluğa sen de katıl dedik. Yasadan daha güçlü bir karar aldık ve Sisi’yi “yasadışı” olmaktan çıkardık. “Terörist” sözcüğünü biz yeri geldikçe, gelmedikçe kullanırız. Memleketin yarısını terörist ilan etmişim, sonra bir kısmına yurtsever demişim. Sisi’ye mi demeyeceğim? O da zaten beni iyi anladığı için anlayış gösterdi. 

Ne yani, ilişkileri tek düze yapıp kişiliksiz bir ülke mi olsaydık? O, eski Türkiye’deydi! Devir, çok kişilik devri!

***

Şu “ikiyüzlülüğü” de ortadan kaldırdık! 

Bu dar kafalı anlayışı bıraktık, ikiden daha fazla yüzle siyaset yapmaya başladık. Ulan bunun tohumuna para mı verdiniz de sadece iki yüzle idare ediyorsunuz?

Beni en iyi anlayan ülke İsrail. Ticaret biraz azalınca hemen “katil İsrail” diye bağırıyorum. Mesajı alıyorlar, ilişkileri derinleştiriyorlar. Netanyahu mudur, Neden yahu mudur, ne karın ağrısıysa bizim kıymetimizi anlıyor. Suriye’yi darmaduman edip dibinde güçlü ülke kalmamasını sağladık. Daha ne istiyor? 

Bu konuda Sisi’yle de anlaşacak gibiyiz.

Amerika ile ilişkilerde “mektuplu diplomasiye” doğru ilerliyoruz. Biden bana mektup yazacak. Mart başı gibi olsun dedim. Yerel seçimde işe yarar. Onlar da “Merak etme, yerel seçimin önemini en az senin kadar biliyoruz. İktidarını sarsmayacak bir sonuç almalısın” mesajı yolladılar. İnşallah F-16’larla ilgili bir mektup geldi mi, “Amerika’yı dize getirdik” diye başlarız.

İliç’teki maden kazasıyla ilgili derhal çalışma başlattım. Ülke yüzölçümünün henüz yüzde 20’sini maden sahası yaptım ama bu artabilir. Kazaya neden olan şirkete derhal ültimatom vereceğim:

“Kaza memlekette infiale yol açtı. Yaraları sarmak için çok dolar gerekir. Vereceğiniz para kadar size tolerans tanırız. Çok verin, rahat edin. Yoksa derin, geniş soruşturmalar açarız...”

Buradan gelecek para seçim öncesi ekonomiyi bir nebze rahatlatır...

***

Yerel seçimlere 40-45 gün kadar bir şey kaldı. Meydanlarda halkı tehdit etmenin dozunu biraz arttırsam diyorum.

Bugüne kadar dengeyi iyi tutturdum:

İçeride halkını azarla.

Dışarıda ülkeni pazarla.

Ben diyorum, “Gabar’da petrol bulduk”.

Millet diyor, “Kabardı fatura mahvolduk”.

Ben diyorum, “Otomobilimiz Togg yollarda”.

Millet diyor, “Karnımız tok bu laflara da”...

Zaman zaman muhalefetin halkı etkilediği böylesi anlar oluyor ama azarlamanın dozunu artırınca denge yine yerine oturuyor.

Mart yaklaşıyor... Milletime açlığını unutturacak yeni şeyler bulmam lazım. Hem bana bağlılığı artacak hem benden çok korkacak!

Bana oy vermeyen şehirlerin oksijenini azaltsam diyorum!

Nefes kesen bir adım olmaz mı?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

İYİ Parti çıkmazı! 18 Nisan 2024
Zafer sorumluluğu... 17 Nisan 2024

Günün Köşe Yazıları