Asker
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Asker

16.09.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin üyesi olan askerler hem siyasetçiler hem de sözde entelektüeller tarafından sık sık horlanmıştır, dışlanmıştır, ötekileştirilmiştir, aşağılanmıştır, küçümsenmiştir. 

Oysa asker halkın bir parçası olduğu gibi, halkın güvenliği için zor koşullarda fedakârlık yapan ve bu uğurda ölümü bile göze alan insandır. 

Halk ve vatan için ölümü göze alan siyasetçiye ve entelektüele az rastlanır. Ama Türkiye’de halkı ve vatanı için ölümü göze alacak cesarete ve erdeme sahip yüz binlerce asker vardır. Bu nedenle, askerine ve ordusuna sahip çıkmayan birisinin, halkının ve ülkesinin geleceğine sahip çıktığından da söz edilemez. 

Devletin her kademesinde olduğu gibi, TSK’de de bir yozlaşma yaşanmıştır. Ancak bu durum, asker ve ordu hakkında toptancı bir anlayışla genelleme yapılmasına, askerin ve ordunun olumsuz sıfatlarla damgalanmasına yol açmamalıdır. 

*** 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Kurtuluş Savaşı’nın lideri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve Aydınlanma Devrimleri’nin öncüsü Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur. 

Atatürk asker kökenlidir ve insanlık tarihindeki en erdemli, adil, cesur siyasetçilerden ve devrimcilerden birisi olarak tarihe geçmiştir. Günümüzde onun yerine göz diken AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan’ın çapı veya kapasitesi, Atatürk’ün binde biri kadar bile değildir. 

Atatürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ölümsüz başkomutanıdır. TSK’nin her üyesinin Mustafa Kemal’in askeri olmasından daha doğal ve doğru bir şey de yoktur. 

Mezuniyet töreninde, anayasada ifade bulan, demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin korunması için ant içen ve Mustafa Kemal’in askerleri olduklarını vurgulayan teğmenler hakkında soruşturma başlatılması, Erdoğan’ın teğmenleri hedef alması, en hafif tabirle, anayasanın ve devletin temel ilkelerine karşı meydan okumak anlamına gelmektedir. 

Erdoğan yıllardır, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, Ümmetçi Silahlı Kuvvetleri’ne, AKP Silahlı Kuvvetleri’ne, Tarikat/Cemaat Silahlı Kuvvetleri’ne dönüştürmeye çalışmaktadır! 

Anayasaya ve demokratik, laik, sosyal hukuk devletine sadık kalacağına dair namusu ve şerefi üzerine yemin ettikten sonra, anayasanın 2., 6., 7., 8., 9., 11., 14., 24., 25., 26., 28., 34. ve 138. maddelerini defalarca ihlal eden Erdoğan’ın, anayasaya ve devlete bağlılık konusunda askerlere verecek hiçbir dersi olamaz! 

***

AKP içindeki bazı odakların, teğmenlerin yemin törenindeki andını, darbe çağrısına benzetmeleri, halkı kandırmaktan başka bir şey değildir. 

Anayasanın birçok maddesini yıllarca ihlal ederek sivil darbe gerçekleştiren, teokratik ve monarşik bir düzen kuran, AKP hükümetinin kendisidir. 

Ayrıca, Cumhuriyetin yakın tarihindeki askeri darbelerin ve darbe girişimlerinin çoğu, ABD emperyalizminin desteğinde, Atatürk’ün Aydınlanma Devrimleri’ni ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri darbeleri bunların en çarpıcı örnekleridir. AKP de bu darbelerin bir ürünüdür ve uzantısıdır. AKP bu darbelerin sağladığı ortam sayesinde 22 yıl iktidarda kalmıştır. 

15 Temmuz 2016 tarihindeki askeri darbe girişimi de, tescilli Atatürk düşmanı Fethullah Gülen çetesinin TSK’ye sızması sonucunda gerçekleşmiştir. Bu çetenin TSK’ye sızması ve TSK’de kök salması, büyük ölçüde AKP iktidarında gerçekleşmiştir. 

***

Gerçekler böyle iken, AKP’nin TSK’yi siyasi parti, tarikat, cemaat ordusuna çevirmeye çalışması nasıl açıklanabilir? 

Önümüzdeki seçimleri kaybettikten sonra, askeri darbe gerçekleştirmek için olabilir mi? 

Olabilir de, olmayabilir de. 

İlk deneyecekleri şey, Ekrem İmamoğlu’nu, uyduruk ve sahte bir “dava” ile bertaraf etmek ve seçimdeki rakiplerini belirlemek olacaktır. 

Bu da zaten yeni bir sivil darbeden başka bir şey değildir!

Yazarın Son Yazıları

Sosyalizm ve laiklik

Laiklik, dinin devlet, siyaset, hukuk, eğitim işlerine karışmaması ve müdahale etmemesi, devletin de dindar vatandaşın dini inanç ve ibadet özgürlüğünü ve dindar olmayan vatandaşın felsefi görüşünü ve yaşam tarzını güvence altına almasıdır.

Devamını Oku
20.04.2026
Sahte umutlar diyarı

1917 Ekim Devrimi’nin öncüsü ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin kurucusu Vladimir Lenin, emperyalizm kavramını çözümleyen, kapitalizm ile emperyalizm arasındaki ilişkiyi açıklayan ve emperyalizme karşı mücadelenin kuramsal temellerini ortaya atan en önemli düşünürlerden ve yazarlardan birisiydi.

Devamını Oku
18.04.2026
Muhalefetin çıkmaz sokağı

AKP’nin ana muhalefet partisi CHP üzerinde uyguladığı baskılar giderek artarken, CHP eski yöntemle yeni sonuç almaya çalışıyor.

Devamını Oku
13.04.2026
Lübnan

ABD’nin ve İsrail’in İran’a saldırması, İran’ın da Ortadoğu’da kendisine saldırmayan başka ülkelere saldırması ve Hürmüz Boğazı’nı hukuka aykırı biçimde kapatması sonucunda ortaya çıkan savaşta, Lübnan ne yazık ki gölgede kaldı.

Devamını Oku
11.04.2026
Kazanmak, kaybetmek

Düşmana karşı bir savaşı ve mücadeleyi kazanabilmek için, öncelikle düşmanın gücünü ve kapasitesini çok iyi analiz etmek gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
İran’daki buzdağı

19. yüzyılda felsefe, sosyoloji, siyaset bilimi, ekonomi, tarih alanlarında disiplinlerarası çalışmalar yapan Karl Marks, ekonomik temelin üstyapıyı belirlediğini savunmuştu.

Devamını Oku
04.04.2026