Karanlığın ışığında
Evin İlyasoğlu
Son Köşe Yazıları

Karanlığın ışığında

22.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen hafta “İstanbul Filarmoni Derneği”nin düzenlediği konser, değerli müzisyen Orçun Orçunsel yönetiminde, sadece karanlığın içinden süzülen mum ışıklarının oluşturduğu bir aydınlatmanın altında yapıldı. (Bu yeni oluşum rahmetli Panayot Abacı’nın kurduğu eski Filarmoni Derneği ile karıştırılmasın). Solist, 7 yaşından beri tanıdığım ve izlediğim keman virtüözümüz Elvin Hoksa Ganiev’di. Dedesi, annesi ve babası da müzisyen olan bir ailenin çocuğu. İlk konserini de bizim Boğaziçi Albert Long Hall’da vermişti. Zaman çabuk geçiyor. Şimdi Avrupa’nın nice sahnesinde kendini tanıtmış bir virtüöz. Elvin, geç-romantik dönemin Fin bestecilerinden Jean Sibelius’un ünlü keman konçertosunu tutkuyla çaldı. Salonun ışıltısı ile Elvin’in enerjisi birbirine karıştı. İkinci yarıda Orçun Orçunsel çok bilinen bir senfonik yapıtı, Rimsky Korsakoff’un “Şehrazat”ını yönetti. Dinleyiciler salondan ayrılırken Şehrazat’ın o gizemli melodisini mırıldanıyorlardı.

Bu güzel ortam bir yana AKM’nin akustik sorunları nedeniyle yerimi iki kez değiştirmek zorunda kaldım.

GİLBERT VARGA VE ALENA BAEVA 

Geçen hafta İDSO’nun da çok güzel, unutulmazlar arasında yer alacak bir konseri vardı: Macar kemancı Gilbert Varga yönetimindeki program kısa ama özdü. Gerek şef, gerekse solist, kemancı Alena Baeva daha önce de birkaç kez konuğumuz olmuştu. Londra’da doğan şef Gilbert Varga (d.1952) çok değerli bir müzisyen. Babası Tibor Varga (1921-2003) ise çok tanınmış, adına keman yarışması düzenlenen bir ustaymış. Doğal ki Gilbert Varga da 4 yaşında babası ile kemana başlamış. Sonra Franco Ferrara ve Sergiu Celibidache gibi tarihin ünlü şefleriyle çalışmış. Kemancı Alena Baeva olgunluk çağında, sahneye çok yakışan, güzel bir hanım. (Ama neden bis yapmadı?) Şef Gilbert Varga ile son derece uyumluydular. Bu konser uzun zaman aklımızdan çıkmayacak.

ENKA SANAT’TA GENÇLERİN SESİ VARDI 

Geçen pazar günü Cihat Aşkın’ın düzenleyip sunduğu genç virtüözlerimizi dinledik. Aralarında ilk kez dinlediklerim: Aktan Odabaşı-12 yaşında- (çello), Elif Naz Ertuğrul (piyano), Nil Canbaz (klarnet), Zehra Deniz Coşkun (keman), Maya Devrim Tanyılmaz (flüt). Önceden tanıdıklarım ise Eren Parmakerli (piyano) ve Naz İrem Türkmen’di (keman). Naz İrem’i çok yıldır tanıyorum. Onu Ayla Erduran’la tanıştıran da bendim. Ayla’nın ölümüne dek hep başında durmuştu. Artık Avrupa’da adını duyuran bir genç kız. Piyanist Eren Parmakerli’yi geçen yıl tanıdım. Yarınlarda onun da adını çok duyacağız. Tuşların başında kendisiyle barışık, belli ki çok severek çalıyor. Hepsinin yolu açık olsun.