Atatürk sayesinde şampiyon
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Atatürk sayesinde şampiyon

19.11.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Basından bir haber: “Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Meksika’daki Merida Açık’ı kazanarak WTA sıralamasında ilk 100’e girmeyi başardı ve kariyerinde tarihi bir adım attı. Avustralya Açık’a eleme oynamadan katılacak 22 yaşındaki Sönmez, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 86. yılı için ‘Bugün Türkiye’de bazı şeyleri yapabiliyorsak bu Atatürk sayesinde. Bu da bir kadın sporcu olarak benim için çok özel. Umuyorum ilerleyen süreçte Türk halkının yapabileceklerini, gücünü gösterdiğimiz bir döneme gireriz’ dedi. Sönmez ayrıca tenisin kendisi için bir araç olduğunu, asıl amacının insanlara pozitif yönde ilham olabilmek, onlara dokunabilmek olduğunu belirterek ‘Bu benim en büyük motivasyonum’ dedi.”

Kökleri ortaçağ Fransa’sında elle oynanan bir oyuna dayanan ancak bugünküne oldukça yakın şekilde 1800’lü yıllar İngiltere’sinde oynanmaya başlanan oyun, öncelikle İngilizce konuşulan ülkelerde yayılmıştır. Tenis bugün bir olimpiyat sporu olup her seviyeden, her yaştan ve her ülkeden oyuncusu bulunmaktadır.

Bu sözcük Fransızca “tenir” (tutmak, yakalamak) fiilinin emir kipi olan “tenez” sözcüğünden gelir. 14. yüzyılda Fransız şövalyelerin bir topa avuç içi ile vurarak oynadığı ve “avuç içi oyunu” olarak bilinen bir oyunda oyuncular birbirlerine “tenez!” (töne) diye bağırırlardı.

Bu kadar ödünç allamelik yeter. 1940’lı 50’li yıllarda, Mersin’de, Halkevi (şimdiki opera) önünden Kışla Caddesi’ne kadar uzanan yol üzerinde bulunan zengin villalarında tenis kortları vardı. Tenis kıyafetiyle tenis oynarlardı. Ben de liseye komşu stadyumda bulunan tenis kortunda 25 kuruşa top toplayıcılığı yapardım.

Milli tenisçi Zeynep Sönmez’in başarısını Atatürk’e bağlaması son derece önemli. Bu saptama cümlesi beni Prof. Dr. Afet İnan’ın M.Kemal Atatürk’ün Karlsbad Hatıraları kitabına götürdü. Atatürk’ün ağzından günümüz diline göre aktarıyorum:

Yemekten sonra oturduğumuz salon, dans salonunun yanında idi. Gayet zarif, latif birkaç genç kadın, smokinli erkeklerle dans ediyorlardı. İki salon arasındaki büyük camlı kapı köşede işgal ettiğimiz koltuklardan bu tekrarlanarak sürüp giden Vonstep’leri seyre pek müsaitti.

- Ne güzel dedim.

Dansı çok sevdiğimden ve ateşemiliterlik zamanımda birinci valsörlerden addedildiğimden bahsettim.

Hanımefendi de kızlık hayatında çok dans ettiğinden ve dansı sevdiğinden bahsetti ve sonra ilave etti.

- Bu hayatın bizde yerleşmesi ne kadar güç.

Dedim ki ben her vakit söylerim, burada da bu vesile ile arz edeyim, benim elime büyük yetki ve güç geçerse ben cemiyet hayatımızda arzu edilen devrimi bir anda bir “coup”1 ile tatbik edeceğimi zannederim. Zira ben bazıları gibi ayaktakımının düşüncesini, ulema takımının düşüncesini yavaş yavaş benim düşünce dünyam derecesinde arzu edip düşünmeye alıştırmak suretiyle bu işin yapılacağını kabul etmiyor ve böyle harekete karşı ruhum isyan ediyor. Neden, ben, bu kadar yıl yükseköğrenim gördükten, uygar ve toplumsal hayatı inceleme ve zevk alma özgürlüğü için zaman sarf ettikten sonra ayaktakımı düzeyine ineyim. Onları kendi düzeyime çıkarayım, ben onlar gibi değil, onlar benim gibi olsunlar. Mamafih bu meselede incelenmesi gereken bazı noktalar var. Bunları iyice inceleyip karar vermeden işe başlamak hata olur.2

Benim bu alıntıyı yapmak için seçtiğim dolambaçlı yol “tepeden inme”, “darbe”, “birden” anlamına gelen Fransızca “coup” sözcüğünün Atatürk için önemine değinmek içindi. Atatürk bütün Cumhuriyet Devrimlerini çok uzunca düşündükten sonra sekiz Devrim Yasasının altısını 1924- 1928 yılları arasında çıkarmış, iki devrimi ise 1934 yılında yapmıştır: Öğrenim birliği, şapka giyme, tekke ve zaviyelerin kapatılması, medeni nikâh, uluslararası rakamların kabulü, Harf Devrimi, bazı lakap ve unvanların kaldırılması ve bazı kıyafetlerin giyilmemesine dair kanunlar. Toplam beş yıl içinde toplumun ortaçağ dünyasından çağının çağdaşı olma yolunda yaptığı sıçramalar.

Devrim ve değişim hareketi belli bir zaman içinde olmaz ve yapılmaz ise girişim kangren olur ve kokar. Nereden nereye? Milli tenisçi Zeynep Sönmez’den Atatürk’ün Cumhuriyet Devrimlerine. Zeynep Sönmez de benim yazdıklarımı söylemek istiyordu zaten! Demir tavında dövülür!

***

1 Tepeden inme, darbe.

2 Afet İnan, M. Kemal Atatürk’ün Karlsbad Hatıraları, Türk Tarih Kurumu, 2020, s.43.

Yazarın Son Yazıları

Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025
‘Entel-dantel Özdemir Bey’in itirazı

“Eşit anayasal vatandaşlık...

Devamını Oku
16.11.2025
Bir veda için adagio*

Değerli okurlar, bir terslik yüzünden 28 Mart 2025 günü yayımlanan bu yazıyı bir kez daha okumak zorunda bıraktığım için lütfen bağışlayın beni.

Devamını Oku
14.11.2025
Karakuşi siyaset

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ın kazanmasının ardından, genel kanıya göre, MHP lideri Devlet Bahçeli önemli bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
11.11.2025
İşin aslı

Kürtçülerin, Türkiye’nin demokrasi bağlamında atacağı ilk adımın “ilkokuldan üniversiteye Kürtçe anadilde öğrenim hakkının anayasada yer alması talebinin yerine getirilmesi” olduğunu biliyoruz.

Devamını Oku
09.11.2025
Bir kez daha emriniz olur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili olarak düşüncelerini eleştiriyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (3)

CERN’in (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkesi) evrenin oluşumuyla ilgili olarak yapmaya başladığı deney Türkiye’yi birden bilim dünyasının göbeğine getirdi.

Devamını Oku
02.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (2)

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Dreyfus A la Turca

Hüseyin Gün 4 Temmuz 2025 günü tutuklandığına göre işlem çok daha önce başlamış olmalı. Demek ki Merdan Yanardağ’ın casusluğu (!) o günden çok daha önce belli olmuş olmalı. Öyle değil mi? Gecikme operasyon icabı mı aceba? Yoksa kerrat cetvelini (çarpım tablosunu) bilmeyen kasap hali mi?

Devamını Oku
28.10.2025
Kurtarıcının adı toryum (1)

21 Ekim 2025 Salı günü yayımlanan “Toryum dedikleri şey” başlıklı yazımla “toryum” adlı ender elementle tanıştınız.

Devamını Oku
26.10.2025
Bir kez daha toryum denen mucize

Gazetelerde, kitaplarımda yayımlanmamış yazı(lar) da var zulada.

Devamını Oku
24.10.2025
Toryum dedikleri şey

Ülkemizde edebiyattan en ince bilimlere kadar tuhaf bir alışkanlık vardır.

Devamını Oku
21.10.2025
Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025
Comandante Che Guevara

Deniz kıyısına oturup da denize girmediğim, içki içtiğim günler.

Devamını Oku
10.10.2025