Terziliğin meslek sözlüğünde “haute couture” diye bir deyim vardır. Fransızca bir moda terimi olan haute couture, sözcük anlamı olarak “yüksek dikiş” veya “yüksek terzilik” demektir. Seri üretim hazır giyimden farklı olarak, kişinin yalnızca kendi vücut ölçülerine ve zevkine özel olarak tasarlanan, üst düzey el işçiliğiyle dikilen lüks giysileri ifade eder.
Cumhuriyet Halk Partisi, başka partiler gibi konfeksiyon partisi değil bir “haute couture” partisidir. Haute couture ürünü takımın kendini göstermek için altın ölçüye sahip kusursuz bir vücuda gereksinimi vardır. İsterseniz kınayın ama kendimle ilgili bir örnek vereceğim: 1980’lerde, TRT program ve yayın planlama müdürü olduğum yıllardan birinde her yıl yapılan Cannes Televizyon Filmleri Festivali’ne katılmıştım. Büyük yapımcı şirketlerden birinin verdiği kokteylde birkaç kişi sohbet etmekteydik. Derken o dönemin en ünlü aktörlerinden Horst Buchholz yanıma gelip üzerimdeki takım elbiseyi kime diktirdiğimi sordu. “Ankara’da bir mahalle terzisine” dedim. Söylemesi ayıp o yaşlarda vücut yapım kusursuz ve kilom 75 idi.
Bu kendini beğenmiş (!) girişi, lafı eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na getirmek için yaptım. Kılıçdaroğlu şu günlerde siyasal kaderinin düğüm evresini yaşamakta. Klasik öykünün yapısı şöyledir: Serim-düğüm-sonuç.
Kemal Kılıçdaroğlu öykünün düğüm evresinde bulunuyor: Mutlak butlan kararı sınavında.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, aldığı kararla CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. olağan kurultayını mutlak butlan gerekçesiyle iptal etti. Bu karar doğrultusunda, genel başkan Özgür Özel ve mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilirken önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemin parti organlarının görevi devralmasına hükmedildi.
Kılıçdaroğlu şimdi ne yapacak? Kemal Kılıçdaroğlu karar sonrası ilk açıklamasını iktidara yakınlığı ile bilinen TGRT Haber’e yapmış. “Mutlak butlan kararı Türkiye’ye ve CHP’ye hayırlı olsun” ifadelerini kullanmış. Tam anlamıyla bir bilinç yitiminin (şuur butlanının) kanıtı olan bu talihsiz cümle, Kemal Kılıçdaroğlu’nun alnına bir dövme olarak kazınacaktır.
Öte yandan mutlak butlan kararı sonrasında görevi devralmasına karar verilen Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in altından çekilen koltuğa gidip oturacak mı? Kemal Kılıçdaroğlu gidip CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturursa ayağının altındaki sandalyeyi kendi deviren idam mahkûmuna dönüşecek. Kılıçdaroğlu CHP genel başkanlık koltuğunda kaç gün, kaç hafta, kaç ay oturur bilemem ama önünde sonunda CHP’den kesinlikle kovulacaktır. Kesinlikle.
Bu sonuç bir yazgı değil bir seçime, bir tercihe bağlı bir sonuç!
Basından alıntı:
Son dakika... Mutlak butlan kararını “fırsata” çevirdi. Kılıçdaroğlu: Hiç kimse endişe etmesin.
Son dakika haberi... CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı sonrası yaptığı sosyal medya paylaşımında, “38. olağan kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır” dedi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davası için “mutlak butlan” kararı verdi.
Karara göre, CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti olmasını sağlayan Özgür Özel ile yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetimi yeniden göreve gelecek.
KILIÇDAROĞLU’NDAN AÇIKLAMA
Kararın ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “38. olağan kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kendisi kişisel ikbal peşinde koşan Kılıçdaroğlu açıklamasında, “Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem genel başkanlarımızla, parti meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve işbirliği içinde yürüteceğiz” iddiasında bulundu.
Mahkeme kararı ile tekrar CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, aynı mahkeme kararı ile genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel’in yanında yer alacağına, hakkında butlan kararı verilen kurultaya ve onun iradesine saygı duyacağına herkesi sükûnete davet ediyor ve şöyle buyuruyor:
“Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir.
38. olağan kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.
Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür.”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk hamlesi, partinin üç avukatını görevden almak oldu. Neden? Kuşkusuz butlan kararının alınmasına engel olamadıkları için değil. Özgür Özel’in yanında yer aldıkları için.
Şu anda şeklen tekrar genel başkan olan Kılıçdaroğlu’nun bu görevi ne kadar sürer bilemem ama yapılacak ilk kurultayda genel başkan sıfatını yitireceğini ve partiden ihraç edileceğini ya da partiden istifa ettikten sonra R.T. Erdoğan’ın emrine gireceğini tahmin edebilirim.