Ben Mersin’e gittiğim zaman
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Ben Mersin’e gittiğim zaman

26.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.

Dönersem Mersin’e yazın giderim/ buğday tanesi yere düştüğü zaman/

yanımda “istersen burada kal” diyen biri/ arkamda kumru ve havuz sesleri

Ben Mersin’e gittiğim zaman/ kış sen de gel benimle/ bir yol aç bana geniş ve uzun/ kara selvilerden portakal çiçeklerinden.

Ben Mersin’e gittiğim zaman/ sen de gel benimle/ denizin pencerelerini göster/ balıkların adını yazdır bana.

Ben Mersin’e gittiğim zaman/ bir portakal fidanım olacak/ üzerinden kuşlar uçacak her sabah/ bazan bulutlar geçecek dağlara/ bir de bir badem ağacım olacak.

Ben Mersin’e gittiğim zaman/ yüreğimden geçecek saman yolu.

(Ankara, 9.2.1977)

***

Kayatepe İlkokulu’ndan sınıf arkadaşım Avni Taner’in küçük kardeşi M. Nihat Taner, “İşgalden Kurtuluş’a ve Cumhuriyet Mersin’i” adlı kitabını gönderdi. Bu yazı o kitapla ilgili olacak ama önce Mersin belasıyla yüzleşmeliyim. Kurtulmak için 1956 yılında bir bohçayla kaçtığım Mersin, benim en zayıf yanımdır. Bohçayla, çünkü ne bir bavulum ne bir valizim ne de bir çantam vardı.

Not defterime baktım. Dayak yemiş sokak köpeği gibi kaçmamdan 44 yıl 6 ay 11 gün sonra, 9 Haziran 2002 günü, söylemesi ayıp, muzaffer bir komutan gibi dönmüşüm.

Bugünkü beni Mersin, Fransızca, Paris ve Ülker yarattı. Bu, bir başka yazının, yazıların konusu. Şimdi M. Nihat Taner’in kitabına dönelim: Bu kitabı okuryazar olan, evinde çok küçük de olsa bir kitaplığı olan herkes satın almalı ve ilk sayfasının üzerine de o günün tarihi yazılmalı.

Bir öfkeli takınağımı bir kez yazmama vesile olduğu için M. Nihat Taner’e teşekkür ederim. Benim Eksik Parça Yayınevi tarafından 2016 yılında yayınlanan ve 2020’ye kadar altı baskı yapan Cumhuriyet’in Üç Fedaisi adlı (neden yazmaktan çekinmeli) çok önemli bir kitabım var. Üç fedai: Mahmut Esat Bozkurt, Şükrü Saracoğlu ve Reşit Galip. Atatürk’ün çok sevdiği ve öldüğü zaman ardından ağladığı Reşit Galip, Cumhuriyet tarihinin en önemli düşünür (entelektüel) ve aydınlarının başında gelen Reşit Galip... Mersin pek farkında değil ama varoluş tarihinde üç önemli kişi varsa bunlardan biri Reşit Galip’tir. M.K. Atatürk, Reşit Galip’i Mersin’de keşfetti ve onu ilkin milletvekili, sonra milli eğitim bakanı yaptı. Reşit Galip’in yazdığı “Andımız”ın özgün halini yazıyorum: “Türküm, doğruyum çalışkanım, yasam; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, ulusumu özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.”

Daha sonra, AKP saltanatında, kimi sivri akıllı budalalar şimdi okuyacağınız “Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!” bölümünü ekleme küstahlığını yaptılar.

Kitabında Reşit Galip’in adına rastlamayınca M. Nihat Taner’e telefon ettim ve bu eksikliğin nedenini sordum. Beni tatmin eden bir yanıt alamadım. Altını çize çize şunu söylemek zorundayım: Mersin üzerine kitap yazan her yazar şu ya da bu şekilde Mersin Türk Ocağı Reisi Reşit Galip’e geniş bir yer ayırmak ve onun Gazi Mustafa Kemal Paşa önünde söylediği şu sözlere yer vermek zorundadır: “Paşa, muhterem Gazi Paşa. Sen bu milletin yalnızca kurtarıcısı ve yalnız kahramanı değilsin, sen bunlardan daha büyüksün, sen bu milletin bir ferdisin. Senin en birinci büyüklüğün bu milletin ferdi olmakla yetinmendir ve iftihar etmekliğindir.”

Reşit Galip konuşmasını, şimdi başına ne geldi bilmiyorum ama Halkevi ve Kilise’nin karşısındaki belediye (ya da halk) bahçesinde yapmıştı.

Mersin bence çok önemli insanlar yetiştirmiştir ama en önemli ikisi Reşit Galip ile 1948 Londra Olimpiyatları’nda Greko-Romen güreşte ağır siklet şampiyonu olan Mersinli Ahmet Kireççi’dir. Bu iki insanın adı ne bir caddeye ne bir okula verilmiştir ama Hüseyin Okan Merzeci (1939-1997) adı bir bulvara ve okula verilmiş. Okan Merzeci: “İnşaat mühendisi ve eski Mersin Büyükşehir Belediye başkanıdır. Şehrin altyapısına ve kentsel planlamasına önemli katkılar sağlamış, başkanlık maaşını öğrencilere bağışlaması ve halkla kurduğu yakın temasla Mersinlilerin hafızasında dürüstlüğü ve iyilikseverliği ile yer edinmiştir.”

Bu kimliğe karşın, ailesini yakından tanıdığım, ilkokul öğretmenim Macide Hanım’ın ve ilkokulda sıra arkadaşım olan rahmetli Işık’ın yakın akrabası Okan Merzeci, ne Reşit Galip’ten ne de şampiyon Mersinli Ahmet’ten çok daha önemli bir insandır.

Ey okur, yazımı okuduktan sonra benim için “Sana ne!” diye düşünüyorsan, senin bu kaygılı itirazına karşı benim de iki lafım var: Baba tarafım Çavuşlu Köyü’ndendir. neneme “Çakır’ın kızı Fatma” derlerdi. Ana tarafım Toroslar’da bekçi duran Demirışık köyündendir. Dedem bir gözünü Galiçya savaşında yitirdiği için Kör İbram olarak anılırdı. Heykeli dikilmese de en azından büstü yaptırılıp muhtarlığın önüne konulacak bir kahramandı. Benim ünlü Göde Omar da dedemin komşusu olurdu

Yazarın Son Yazıları

Ben Mersin’e gittiğim zaman

Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.

Devamını Oku
26.05.2026
Kılıçdaroğlu AKP yolunda

Terziliğin meslek sözlüğünde “haute couture” diye bir deyim vardır.

Devamını Oku
24.05.2026
Olmak zorunda olmak

Yani bir şey olmak zorunda olmak.

Devamını Oku
22.05.2026
Bodrum Vergi Dairesi’ne dilekçe

Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.

Devamını Oku
19.05.2026
Eğitim ve öğretimde laiklik

Değerli okur!

Devamını Oku
17.05.2026
Birinin hezeyanlarına dair

Bugün Hürriyet gazetesi yazarı Fuat Bol’un 5 Şubat 2026 tarihli ve “Laiklik Hezeyanları” adlı yazısını otopsi masasına yatıracağız.

Devamını Oku
15.05.2026
Mutlak butlan davası¹

Butlan, en genel tanımıyla hukukta bir işlemin (sözleşme, evlilik vb.) kuruluşundaki temel eksiklikler nedeniyle baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması demektir.

Devamını Oku
12.05.2026
Zibidi tayfası

Özdemir İnce meftunu Yeni Akit gazetesi 20 Nisan 2026 tarihli sayısında, 19 Nisan 2026 günü yayımlanan “Müslümanlar neden çağa uyumsuz?” başlıklı yazımı hükümsüz kılmak amacıyla yayımladıkları “Laikperest İnce yine Müslümanları hedef aldı” başlıklı yazısıyla gene bana aşk ilan ediyor.

Devamını Oku
10.05.2026
Onur sorunu olan bir maç

Gazetelerin spor yazarları lütfen beni bağışlasınlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Erdoğan’ın Çiftçi’yi görevden alması gerekir amma...

1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğdu.

Devamını Oku
05.05.2026
1 Mayıs korkusu

1 Mayıs, 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago eyaletindeki işçilerin günde 12 saat, haftada altı gün olan iş programının günde sekiz saate indirilmesi için greve gitmesiyle ortaya çıktı.

Devamını Oku
03.05.2026
Vicdan

“Vicdan” sadece bir zamanlar Ankara’daki Tabarin Bar’da konsomatrist olarak çalışan mesleksiz kızımızın adı değildir...

Devamını Oku
01.05.2026
Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026
Müslümanlar neden çağa uyumsuz? (1)

2000 yılı öncesinde Telos Yayıncılık’ı yönetirken “Müslümanlar neden çağa uyumsuz” sorusuna bir yanıt arayanlara yardımcı olmak için Amin Maalouf’un “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” adlı tarih incelemesini Mehmet Ali Kılıçbay’a çevirtip 1997 yılında yayımlamıştım.

Devamını Oku
19.04.2026
Çeviri ve öksüz çevirmen

Çeviri yaptım ama “çevirmen” sıfatını kesinlikle kabul edemem.

Devamını Oku
17.04.2026
Geçmiş, şimdi, gelecek

Heidegger için başlangıç noktası (Ursprung), geçmişte kalmış bir şey veya kronolojik bir başlangıç değil, sürekli olarak gelişen ve bize gerçekleştirilecek bir olasılık olarak kendini sunan yaratıcı bir güçtür.

Devamını Oku
14.04.2026
Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026