Bir veda için adagio*
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Bir veda için adagio*

28.03.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çevirmem gereken şair (Aloysius Bertrand, Comte de Lautréamont, Arthur Rimbaud, René Char, Yannis Ritsos, Cavafis, Seferis) ve şiirleri dilimize çevirdim. Ve sonra, Rimbaud’dan sonra, çeviriyi bıraktım. Kendime verdiğim görev sona ermişti.

Üniversite görevini yapmadığı için edebiyat dünyasında eksikliğini gördüğüm ve bu ortamın gereksinim duyacağı dört kuramsal kitap yazdım: Şiir ve Gerçeklik, Tabula Rasa, Yazınsal Söylem Üzerine, Şiirde Devrim. Daha sonra bazı zorunlu müdahaleler dışında, bu türden yazı yazmadım. Görevim tamamlanmıştı. Üniversitede olsam dört kez prof. olmuştum.

Deneme de yazdım ama bunlar eleştirel denemelerdi. Kendimi deneme yazarı olarak görmedim.

Anı sayılacak metinler yazmadım. Çünkü çırılçıplak soyunmam gerekiyordu. Soyunmayı şiire bırakmıştım.

Üzerimdeki ağırlıkları ata ata şiirle baş başa kaldım. Sadece şiir yazdım.

2000 yılında resmen başladığım gazete yazarlığını başka bir odada, başka kalem ve defterlerle yapıyordum. İki su birbirine karışmadan akıyordu.

Yuvarlak hesap diyelim: Şiir yazmaya 1950 yılında başladım ve son şiir kitabım Gençler İçin 50 Turfanda Miir’in yazılması 10 Şubat 2019 günü tamamlandı ve böylece şiir yazma “misyon”um da sona erdi. Neredeyse 70 yıl şiirle boğuştum. Ancak bir ara (1971-1977), bir süre yazmayı durdurdum.

Karşı Yazgı’nın son şiiri Durum 3.10.1971 günü Rüzgâra Yazılıdır’ın ilk şiiri Şiir Sanatı 18.1.1977 günü yazılmış. Demek ki tezgâh 5 yıl 3 ay 15 gün çalışmamış. Bu suskunluk neden, bunu açıklamam gerekiyor: 11 Ağustos 1971 günü Ankara Sıkıyötetim Komutanlığı tarafından gözaltına alındım. Gözaltında, bu süre içinde başladığım şiirleri yazmayı bitirince şiir yazmaya ara vermeye karar verdim. Mahkûm olursam bir karar verecektim. Serbest bırakılırsam kurulmakta olan TRT’nin kurucu kadrosundaki görevime devam edecektim. Bu işler ve şiir bir arada yürümezdi.

1976 yılının aralık ayında koşullar değişti. Hazırlıklarımı yaptım ve 1 Ocak 1977 günü şiirin masasına oturdum. Bu oturuş 10 Şubat 2019 günü sona erdi.

Şimdi şiirle de resmen vedalaşmanın zamanı ve sırası geldi. Hiçbir şiir kitabım öncekinin devamı değildir. Hiçbir evrenin posasını çıkarmadım ama hiçbir zaman da geriye dönmedim. Suyu başka gözeden içtim. İleriye doğru bir çizgi üzerinde bazen sarmallar çizerek yürüdüm ve yazdım. Gele gele bir dipsiz uçurumun kıyısına geldim; bir adım sonrası uçurumdu, artık yürümem olanaksızdı; böylece şiiri bitirdim. Çünkü şiirin bittiği sınıra gelmiştim. Yazmayı sürdürsem “patinaj” yapacaktım: Ya kendimi tekrarlayacak ya da bir zamanlar otladığım otlaklara geri dönecektim. İhaneti değil yenilgiyi seçtim.

Yaşamımın ve özgeçmişimin şiirimi taçlandıracak bir öyküsü yok. Olmasını da istemem. Şiirlerim anadan üryan, çırılçıplak; herhangi bir katkı ve desteğe gereksinimleri yok. Onları yazarken soyundum. Onlar da şimdi kantarın üzerinde çırılçıplak duruyorlar.

***

Hangi amaçla yazdığımı (Farilya, 10 Haziran 2020) anımsamadığım ve 5 Mart 2025 günü İstanbul’daki çalışma masamın bir çekmecesinde bulduğum bu yazıyı biraz baharatlayarak bitirmeye karar verdim. Çünkü ben bir kâtibim, kendimin vakanüvisiyim. 1 Eylül 2025 günü 90’ıncı yaşıma başlayacağım. Belki şu anki gibi bir veda havası ve fırsatı yakalayamam. Vakit varken elim ayağım tutarken biçimsel olarak vedalaşalım istiyorum.

En sevdiğim film Fransız Vietnam gazisi, romancı ve sineastı Pierre Schoendoerffer’in (1928-2012) yazıp yönettiği, Diên Biên Phu (1992) adlı filmdir. P. Schoendoerffer’in Krala Veda (Can Yayınları, 1990) adlı romanını da dilimize çevirdim. Kendisiyle tanışmak kısmet olmadı. Krala Veda’nın, kendisinin yaptığı filmi de çok güzeldir. Okunacak, görülecek ne varsa tavsiye ederim.

Gelelim, Georges Delerue’nün Diên Biên Phu için bestelediği Concerto de l’Adieu (Veda Konçertosu) adlı besteye. Müzik Vikipedi’de var. Dinleyebilirsiniz.

Öldüğümde, kesinlikle dinsel tören yapılmasın, mümkünse cesetim yakılsın ve küllerim bu müzik eşliğinde Narlıkuyu’da (Mersin) denize savrulsun.

İstanbul ve Farilya’daki iki çalışma tezgâhım, elyazmalarım, dosyalar, tablolar, sayısını bilmediğim kitaplar, yayımlan(ma)mış yazı ve şiirler, varsa yayımlanacak kitaplar... Bunların ne olacağı ve ne olması gerektiği henüz belli değil. Rüzgâra bırakıyorum!


1- Yavaş; andanteden daha yavaş, largodan daha hızlı.

Yazarın Son Yazıları

Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025
‘Entel-dantel Özdemir Bey’in itirazı

“Eşit anayasal vatandaşlık...

Devamını Oku
16.11.2025
Bir veda için adagio*

Değerli okurlar, bir terslik yüzünden 28 Mart 2025 günü yayımlanan bu yazıyı bir kez daha okumak zorunda bıraktığım için lütfen bağışlayın beni.

Devamını Oku
14.11.2025
Karakuşi siyaset

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ın kazanmasının ardından, genel kanıya göre, MHP lideri Devlet Bahçeli önemli bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
11.11.2025
İşin aslı

Kürtçülerin, Türkiye’nin demokrasi bağlamında atacağı ilk adımın “ilkokuldan üniversiteye Kürtçe anadilde öğrenim hakkının anayasada yer alması talebinin yerine getirilmesi” olduğunu biliyoruz.

Devamını Oku
09.11.2025
Bir kez daha emriniz olur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili olarak düşüncelerini eleştiriyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (3)

CERN’in (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkesi) evrenin oluşumuyla ilgili olarak yapmaya başladığı deney Türkiye’yi birden bilim dünyasının göbeğine getirdi.

Devamını Oku
02.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (2)

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Dreyfus A la Turca

Hüseyin Gün 4 Temmuz 2025 günü tutuklandığına göre işlem çok daha önce başlamış olmalı. Demek ki Merdan Yanardağ’ın casusluğu (!) o günden çok daha önce belli olmuş olmalı. Öyle değil mi? Gecikme operasyon icabı mı aceba? Yoksa kerrat cetvelini (çarpım tablosunu) bilmeyen kasap hali mi?

Devamını Oku
28.10.2025
Kurtarıcının adı toryum (1)

21 Ekim 2025 Salı günü yayımlanan “Toryum dedikleri şey” başlıklı yazımla “toryum” adlı ender elementle tanıştınız.

Devamını Oku
26.10.2025
Bir kez daha toryum denen mucize

Gazetelerde, kitaplarımda yayımlanmamış yazı(lar) da var zulada.

Devamını Oku
24.10.2025
Toryum dedikleri şey

Ülkemizde edebiyattan en ince bilimlere kadar tuhaf bir alışkanlık vardır.

Devamını Oku
21.10.2025
Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025
Comandante Che Guevara

Deniz kıyısına oturup da denize girmediğim, içki içtiğim günler.

Devamını Oku
10.10.2025