Erken seçim mi? Neden?
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Erken seçim mi? Neden?

04.06.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

31 Mart 2024 günü yapılan yerel seçimlerin CHP’nin başarısıyla sonuçlanması üzerine kimilerinin çocukların sokakta “Dondurma, dondurma!” diye şımarıklık yapmasından ilham almışçasına “Erken seçim, erken seçim!” diye tutturmasını merak ve hayretle izlemekteyim. Bu erken seçim tiryakileri “Erken seçim isterük!” deyu CHP’ye ve partinin yeni genel başkanı Özgür Özel’e baskı yapmaktalar. Özgür Özel de “Halk isterse!” diye mazeret beyan etmekte. Ben fakir, sizin de bilip takdir edeceğiniz gibi bu işlerden ezbere anlamam. Anlamadığım işlerde anayasa ve yasalara bakarım. Bu inatçı ısrar üzerine anayasayı açıp baktım, erken seçim nasıl olur diye. Şöyle bir madde var anayasada:

Madde 116-(Değişik: 21/1/2017- 6771/11 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.

Seçimlerinin birlikte yenilenmesine karar verilen Meclis’in ve cumhurbaşkanının yetki ve görevleri, yeni Meclis’in ve cumhurbaşkanının göreve başlamasına kadar devam eder.

Bu şekilde seçilen Meclis ve cumhurbaşkanının görev süreleri de beş yıldır.

Anayasanın 116. maddesine göre muhalefet ve kutsal halkımızın erken seçim yaptırma işinde herhangi bir yetkisi yok. Yetki TBMM ile cumhurbaşkanına ait. CHP’nin ve muhalefetin tamamının TBMM’de üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuna sahip mi? Hayır! Peki Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın seçim yenilemesine gereksinimi var mı? Bence yok!

Bir edebiyat yazarı olarak nesnel manzarayı tasvir ettim. Ve en önemli soruyu bir kez daha soracağım: R.T. Erdoğan, neden erken seçim istesin? Üstelik yapılacak erken bir seçimi kazanamama olasılığı çok yüksek. Cumhurbaşkanı olarak ölmek isteyen biri neden erken seçim istesin?

R.T. Erdoğan başbakan ve cumhurbaşkanı olarak tamı tamına 22 yıldır iktidarda. Bu 22 yıl içinde anayasayı işleriyle ilga etmiş, Anayasa Mahkemesi’nin, Danıştay’ın, (belki de) Yargıtay’ın kararlarını dinlememiş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarını tekmelemiş, İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmek gibi yetkisi olmayan işler yapmış... Bunlar anayasal ve yasal işler. Yaptıklarından dolayı sorumlulukları var. Yok mu?

5’li çete ve benzerlerine verilen ihaleler var; kamu mallarının, fabrikaların batan geminin malı gibi satılması var; köprüler, otoyollar, uçakların uğramadığı havaalanları var; yanlış, kötü ve kayırmacalı atamalar var; muhalif belediyelerin çalışmalarını bile bile engellemek var! Akçeli işler var!

Ve daha önemlisi anayasanın başta 174.madde olmak üzere birçok maddesine aykırı işlemler var. Tevhid-i Tedrisat (Öğrenim Birliği) Yasası’na aykırı olarak imam hatip okulları ve liselerinin desteklenmesi var. Her alanda anayasanın ilk dört maddesine aykırı işlemler var. Büyük ekonomist olarak faiz-enflasyon ilişkisi konusunda yaptığı konuşmaları anımsayalım. İlim Yayma ödülleri töreninde yaptığı konuşmayı mutlaka anımsayalım: Faiz indirimine devam edileceğini belirtirken “Benden başka bir şey beklemeyin. Bir Müslüman olarak naslar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim” dememiş miydi?

Yargıtay başsavcısı görevini yapan bir Cumhuriyet memuru olsaydı, R.T. Erdoğan hakkında, “anayasayı ilga suçu”ndan dava açardı! Laik Cumhuriyetin anayasa ve yasaları lağım çukuruna atılıyor!

R.T. Erdoğan, doğal koşullarda, cumhurbaşkanı sıfatını yitirdikten sonra cumhuriyet savcısının çalışma alanına giren, girecek, işler yapmış. 19, 21 ve 23 Nisan 2024 tarihli yazılarımda “2. Cumhuriyet Tartışmaları”1 adlı kitabı (s. 417-435) referans vererek R.T. Erdoğan’ın Cumhuriyet karşıtı “siyasal İslamcı” kimliğini örneklemiştim.

Tekrar edeyim: R.T. Erdoğan cumhurbaşkanı olarak kesinlikle erken seçim yapmaz. Mümkün olsa hiç seçim yapmaz. Cumhurbaşkanı olarak Saray’ında ölmek ister. Bu basit gerçeği anlamayanlar gevezeliklerine devam edebilirler!

1 Yazarlar: Metin Sever ve Cem Dizdar, Başak Yayınları, 1993.

Yazarın Son Yazıları

Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026