İnanç özgürlüğü ve laiklik
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

İnanç özgürlüğü ve laiklik

15.12.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dürbüne tersinden bakmayalım! “Laiklik ve inanç özgürlüğü!” diye başlayan okkalı bir cümle kurabilirsiniz isterseniz. Sonra da oturup kırk gün kırk gece içeriğini tartışabilirsiniz. İsterseniz 1001 gece ve gündüz.

Haydi gayret! Şöyle cümleler de kurun bakalım: “Hırıstiyanlık ve inanç özgürlüğü”, “İslam ve inanç özgürlüğü”, “Budizm ve inanç özgürlüğü.

Cümleleri ne güzel de kurdunuz, kurduk, kurdular, kurmuşlar! Ama devletin bir resmi dini (Hıristiyan, İslam, Budist vb.) olduğunu düşünün bir bakalım. Şimdi bu cümleleri iç rahatlığıyla kurabilir misiniz? Kuramazsınız, bir parça aklınız varsa kuramazsınız! Ama laik bir devlette, laiklik ile din ve inanç özgürlüğünün birlikte, iç içe olduğunu, birbirinden ayrılmadığını düşünüyorsunuz. Demek ki keramet bir başka şeyde değil, laiklikte.

Ama siz “Öyledir, din ve inanç özgürlüğünde keramet laikliktedir. Ama Türkiye’deki laiklik militan laiklik, eski Yargıtay başkanlarından Sami Selçuk’un deyişiyle ‘laikçilik’. Din ve inanç özgürlüğü tanımıyor. Liseli ve üniversiteli kızlarımız başlarını ‘türban’layamıyorlar.” Siz “bu kafa” ile elbette haklısınız, haklı olacaksınız!

İzninizle, 14 Temmuz 2002 tarihli “Büyük Fransız Devrimi sona ermedi” başlıklı yazımdan bir alıntı yapacağım: “Örneğin bizim dincilerin yaptığı gibi Cumhuriyetin ‘laiklik’ ilkesini yok sayıp ‘din özgürlüğü hakkı’nı kullanamazsınız. Cumhuriyetin laiklik ilkesini reddettiğiniz andan itibaren din özgürlüğü hakkınızı da yitirirsiniz.”

Cümlem anlaşılmaz mı, çelişkili mi? İkisi de değil! Anlamı o kadar açık ki bu açıklık baş döndürüyor.

Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı düşünelim. Şöyle konuşuyor ve yazıyor: “Ben anayasanın laiklik ilkesine karşıyım, bir Müslüman olarak İslamın anayasası olan şeriat düzeninde yaşamak istiyorum.

Bu cümle kuşkusuz “düşünceyi açıklama özgürlüğü”nün koruma alanına giriyor. Peki, bir soru: Şeriat düzeni ile yönetilen bir ülkenin vatandaşı, “Ben şeriat düzeninde değil laik düzende yaşamak istiyorum” demek özgürlüğüne sahip olabilir mi?

Somut yaşama baktığımız zaman, laik düzenin kendine karşıt bireyin güvenliğini garanti ettiği, oysa şeriat düzeninin böyle bir garantiyi reddettiği görülüyor. Bu nedenle, laik bir devletin, bu ilkeyi kabul etmeyenlerin inanç özgürlüğünü koruma altına alması bir zorunluluk. Laik düzeni yıktığınız zaman din özgürlüğüne gereksinimiz kalmaz çünkü kendi dinsel diktatörlüğünüzü kurarsınız. Kuşkusuz, laik düzen de bunu gerçekleştirmenize izin vermeyecektir.

Dinci partilerin ve sapkın anti Kemalistlerin ilkin bu gerçeği görmeleri gerekiyor.

Anayasaya saygılı bir politikacının (İsmail Cem gibi) “inançlara saygılı bir laiklik”ten yana bir parti olacaklarını açıklaması bence gereksiz, hatta zararlı. Çünkü anayasanın ikinci maddesinde yer alan “laiklik” ilkesi bütün bireylerin ve kuruluşların bütün inançlara karşı saygılı olmasını gerektirir. Öte yandan dilbilim, her hüküm cümlesinin ifade ettiği hükmün tersini de içerdiğini söyler. “Türkiye’de inançlara saygılı olmayan parti(ler) var mı, siyasetçi var mı?” sorusunun sorulmasını da zorunlu kılar.

İsmail Cem, “Benim türbanla sorunum yok” demiş. İsmail Cem’in türbanla bir sorunu olmayabilir ama Cumhuriyetin türbanla köklü bir sorunu var. İsmail Cem gibi deneyimli bir politikacının bu gerçeği bilmesi gerekir. Gerekmez mi?

Söylendiğine göre Deniz Baykal ve Murat Karayalçın da İsmail Cem benzeri cümleler kurmuşlar. Demek ki onlar da Cumhuriyete karşı kusurlu davranmışlar! Hiç kimse özel laiklik yorumları yapıp kendi yorumunu oy pazarına pey (yem) olarak süremez. Sürmemeli!

Kapatılan Refah Partisi’yle ilgili olarak AİHM’nin eylül ayında açıklanacak kararı “Demokraside şeriat olmaz!” diyormuş. Politikacılar hiza ve istikametlerine oy sandığından değil de AİHM gibi “laiklik” nirengi noktasından bakmayı ilke edindikleri zaman devletin türbanla sorunu kalmayacak. (Hürriyet Pazar, “Laiklik ve inanç özgürlüğü”, 4 Ağustos 2002)

***

22 yıl önce yayımlanmış bir yazı okudunuz. Şu günler, 2000- 2002 yılları arasında yazdığım yazıları içeren, Gendaş Kültür Yayınevi’nin yayımladığı “Tersi Yüzü” (2003) ve “Pazar Yazıları” (2002) adlı kitaplarımı, esinlenmek için bir başkasının kitabı gibi okuyorum. Bazen bu kitaplardan aktarma yapacağım ama bulabilirseniz edinmenizi tavsiye ederim.

Yazarın Son Yazıları

Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025
‘Entel-dantel Özdemir Bey’in itirazı

“Eşit anayasal vatandaşlık...

Devamını Oku
16.11.2025
Bir veda için adagio*

Değerli okurlar, bir terslik yüzünden 28 Mart 2025 günü yayımlanan bu yazıyı bir kez daha okumak zorunda bıraktığım için lütfen bağışlayın beni.

Devamını Oku
14.11.2025
Karakuşi siyaset

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ın kazanmasının ardından, genel kanıya göre, MHP lideri Devlet Bahçeli önemli bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
11.11.2025
İşin aslı

Kürtçülerin, Türkiye’nin demokrasi bağlamında atacağı ilk adımın “ilkokuldan üniversiteye Kürtçe anadilde öğrenim hakkının anayasada yer alması talebinin yerine getirilmesi” olduğunu biliyoruz.

Devamını Oku
09.11.2025
Bir kez daha emriniz olur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili olarak düşüncelerini eleştiriyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (3)

CERN’in (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkesi) evrenin oluşumuyla ilgili olarak yapmaya başladığı deney Türkiye’yi birden bilim dünyasının göbeğine getirdi.

Devamını Oku
02.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (2)

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Dreyfus A la Turca

Hüseyin Gün 4 Temmuz 2025 günü tutuklandığına göre işlem çok daha önce başlamış olmalı. Demek ki Merdan Yanardağ’ın casusluğu (!) o günden çok daha önce belli olmuş olmalı. Öyle değil mi? Gecikme operasyon icabı mı aceba? Yoksa kerrat cetvelini (çarpım tablosunu) bilmeyen kasap hali mi?

Devamını Oku
28.10.2025
Kurtarıcının adı toryum (1)

21 Ekim 2025 Salı günü yayımlanan “Toryum dedikleri şey” başlıklı yazımla “toryum” adlı ender elementle tanıştınız.

Devamını Oku
26.10.2025
Bir kez daha toryum denen mucize

Gazetelerde, kitaplarımda yayımlanmamış yazı(lar) da var zulada.

Devamını Oku
24.10.2025
Toryum dedikleri şey

Ülkemizde edebiyattan en ince bilimlere kadar tuhaf bir alışkanlık vardır.

Devamını Oku
21.10.2025
Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025
Comandante Che Guevara

Deniz kıyısına oturup da denize girmediğim, içki içtiğim günler.

Devamını Oku
10.10.2025