Meselenin sorununun problemi (6)
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Meselenin sorununun problemi (6)

19.01.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz,Anayasanın 42. ve 66. maddesi üzerindeki tartışmalar, ilk dört maddede değiştirilemez olan ulus devlet ve Türkçenin resmi dil olması hükümlerini de tehlikeye sokar” demiş. (Cumhuriyet gazetesi, 11.12.2025) Elbette öyle diyecek!

Hukukçular, “Türkiye’nin önüne gelecek dayatma belli, 42. ve 66. maddelerin değişimi ilk dörde ulaşır” demişler. Doğru söylemişler!

Siyasette adı konmayan yeni çözüm süreci, iktidarın sürdürdüğü “yeni anayasa” tartışmasıyla değerlendirilmeye başlandı. Aktörler yeni sürecin ilerletilmesi ve amacına ilişkin sessizliğini korusa da DEM Parti kurmayları satır aralarında yeni sürecin anayasal tartışmalarını açıklamaya başladı. DEM Partili kurmaylar, Kürt sorunun çözümü için “anadilde eğitim” ve “Kürt kimliğinin kabul edilmesinden” geçtiğine işaret ediyor. Bu da yeni anayasa tartışmasını “Öğretimde Türkçe dışında başka bir dil anadil olarak okutulamaz” hükmünü içeren anayasanın 42. maddesi ile yurttaşlık tanımının yapıldığı 66. maddenin üzerine yoğunlaştıracağını gösteriyor. Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, “42. ve 66. madde üzerindeki tartışmalar, ilk 4 maddesi değiştirilemez olan ulus devlet ve Türkçenin resmi dil olması hükümlerini de tehlikeye sokar. Siyasetteki elitler şu an halka gündem dayatmaya çalışıyor ancak yoksulluk nedeniyle gündem halktan kopuk ilerliyor” dedi.

Ağalar ve beyler! Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlettir. Bu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 72.5 milletin (deyimi hoş görün) oluşturduğu bir ulusun devletidir. Bu, hiçbir millet ve illetin dışarıda kalmadığı anlamına gelir. Bu nedenle, bu oluşum ve yığışıma, devletin adına dayanılarak Türk ulusu denir.Türk ulusu da kalubeladan beri (Allah’la yaratışları sırasında insanlar arasında yapıldığı kabul edilen sözleşme için kullanılan deyim) beri Türkiye adıyla anılan yeryüzü parçasına kendi adını vermiştir. Neden Türkiye de Mürdiye ya da Kürdiye değil, bunu bana değil, nedeniyle birlikte bu topraklara bu adı verenlere sorun. Vallahi de billahi de sanki ilkokul birinci sınıfta ders verir gibiyim. Kimi ulema ve aşiret reisi beni bu duruma düşürdü!

DEM Parti’nin “kurmay heyeti”, Kürt sorununun çözümünün “anadilde eğitim” ve “Kürt kimliğinin kabul edilmesi”nden geçtiğine işaret ediyormuş ve bu da yeni anayasa tartışmasını açmaktaymış. Kuşkusuz öyle olacak! Ben fakir bu heyete ve bilumum “Kürtçüler”e ofsayta düşmemeleri için benim Türkiye’nin Sırat Köprüsü Açılım Masalı 1 adlı kitabımı okumalarını tavsiye ettim, etmekteyim: Hiç olmazsa kendi tarihlerini biraz öğrenirler.

Anam babam, biraz devlet(ler) hukuku okuyun. Ezberleyerek öğrenin: Bir üniter devlette onun dilinden başka bir dil öğretim dili olamaz ama devlet ulusunun içinde yer alan unsurların dilini öğretmekle de yükümlüdür. Daha açık yazayım: AKP hükümeti, istenmesi durumunda, okullarda ya da kurslarda Kürtçenin öğretilmesini ve öğrenilmesini sağlamak zorundadır. Amma ve lakin Türkiye okullarında Kürtçe, Lazca, Boşnakça, Pomakça ve başka bir yerel dille öğretim yapılamaz. Hemen “Ya Almanca, Fransızca, İtalyanca, falanca ne olacak?” diye sormayın, onlar Türkiye’de yerel dil değil.

Kimileri barış yapmak (!) ya da barışmak (!) için mevcut anayasanın 42. (...Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre devletin gözetim ve denetimi altında yapılır) ve 66. (Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür) maddelerinin anayasadan çıkartılmasını istemekteymiş.

Bre idraksiz adam, Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitim ve öğretim Atatürk ilke ve devrimlerine göre değil de zırtullahu kirmani adlı muhayyel zatın ilkelerine göre mi yapılacaktı? Yeğenim, adını beğendiğin bir “kendi” devletin olmadıkça başka ulusların kimlik ve pasaportunu taşımak zorundasın! Türklüğü beğenmiyor olabilirsin keyif senin ama ne olursan ol, ister Fransa, ister Patagonya vatandaşı ol, vatandaş olduğun an Fransız ya da Patagon olursun.

Özdemir emmine gelince Mallarmé Akademisi üyesi (1983) olduğu Fransız devletinin Officier de l’Ordre des Arts et des Lettres nişanına (1990) sahip olduğu ve bu memlekette yayımlanmış epeyce kitabı olduğu için kolayca vatandaş olabilir. Evvel zaman içinde Charles de Gaulle Havaalanı polisinde, “vatandaş olmadığı” için teessüf edildiği halde. Beni karıştırmayın bu işe!

Gardaş, kim olursan ol, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. ve 66. maddelerini beğenmiyorsun diye, senler, sizler ve onlar beğenmiyor diye değişmez. Vatandaş olduğun sürece bu iki maddeye ve varsa ötekilere katlanmak zorundasın! Yazıyı bitirmeden iki sözcüğün büyüleyici güzelliğini düşünmeni rica edeceğim: “Vatan ve vatandaş! Yurt ve yurttaş!” Köken, soy ve ırk denen şeylerin canı cehenneme, küllisini eşek tepsin!

1- Özdemir İnce, Türkiye’nin Sırat Köprüsü Açılım Masalı, Tekin Yayınları, 2015.

Yazarın Son Yazıları

Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025
‘Entel-dantel Özdemir Bey’in itirazı

“Eşit anayasal vatandaşlık...

Devamını Oku
16.11.2025
Bir veda için adagio*

Değerli okurlar, bir terslik yüzünden 28 Mart 2025 günü yayımlanan bu yazıyı bir kez daha okumak zorunda bıraktığım için lütfen bağışlayın beni.

Devamını Oku
14.11.2025
Karakuşi siyaset

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ın kazanmasının ardından, genel kanıya göre, MHP lideri Devlet Bahçeli önemli bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
11.11.2025
İşin aslı

Kürtçülerin, Türkiye’nin demokrasi bağlamında atacağı ilk adımın “ilkokuldan üniversiteye Kürtçe anadilde öğrenim hakkının anayasada yer alması talebinin yerine getirilmesi” olduğunu biliyoruz.

Devamını Oku
09.11.2025
Bir kez daha emriniz olur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili olarak düşüncelerini eleştiriyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (3)

CERN’in (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkesi) evrenin oluşumuyla ilgili olarak yapmaya başladığı deney Türkiye’yi birden bilim dünyasının göbeğine getirdi.

Devamını Oku
02.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (2)

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Dreyfus A la Turca

Hüseyin Gün 4 Temmuz 2025 günü tutuklandığına göre işlem çok daha önce başlamış olmalı. Demek ki Merdan Yanardağ’ın casusluğu (!) o günden çok daha önce belli olmuş olmalı. Öyle değil mi? Gecikme operasyon icabı mı aceba? Yoksa kerrat cetvelini (çarpım tablosunu) bilmeyen kasap hali mi?

Devamını Oku
28.10.2025
Kurtarıcının adı toryum (1)

21 Ekim 2025 Salı günü yayımlanan “Toryum dedikleri şey” başlıklı yazımla “toryum” adlı ender elementle tanıştınız.

Devamını Oku
26.10.2025
Bir kez daha toryum denen mucize

Gazetelerde, kitaplarımda yayımlanmamış yazı(lar) da var zulada.

Devamını Oku
24.10.2025
Toryum dedikleri şey

Ülkemizde edebiyattan en ince bilimlere kadar tuhaf bir alışkanlık vardır.

Devamını Oku
21.10.2025
Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025
Comandante Che Guevara

Deniz kıyısına oturup da denize girmediğim, içki içtiğim günler.

Devamını Oku
10.10.2025