Bavulunu topla ve dön...

05 Nisan 2024 Cuma

Cumhuriyetin 100. yılı için bestelenen onlarca marş arasından Parla kendiliğinden, son derece doğal şekilde öne çıkmıştı. Adı sanı fazla bilinmeyen genç rapçi Norm Ender’in gerçek adıyla Ender Eroğlu’nun yazdığı “Yürüyoruz arkadaşlar...” diye başlayan Parla ben de dahil bir anda herkesin gönlünü fethetmişti. Bir şey eksik diyordum kendi kendime o zaman... O kadar umutsuz, geleceği göremediğimiz, öfke ile yönetilen, insanın hiçe sayıldığı bir Türkiye tablosu vardı ki önümüzde... 31 Mart seçimleri işte bu güzel marşın eksiğini tamamladı. Ruh kazandırdı. Parla’yı söylerken başımız daha dik, sesimiz daha gür. Çünkü beklenen değişim vücut bulmaya başladı. Umutlar yeniden yeşerdi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi terk eden, başka yerlerde kendilerine gelecek arayan gençlere, o hepimizi kahreden büyük beyin göçüne, “İsteyen gider, isteyen kalır” diye verdiği kovmaktan beter edercesine karşılık CHP lideri Özgür Özel’in “Ülkeyi terk etmek için bavulunu hazırlayan gençler, bir seçime kadar daha ülkede kalacaktır” sözleri işte bu umudun adı...

Üç lider, CHP Genel Başkanı Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu... Üçü de halka son derece güçlü, birleştirici mesajlar veriyorlar. Ders niteliğinde. Yoksa tamirat mı desem? İşte bu umudun adı.

22 yıl boyunca tüm değerlerimiz önce yavaş yavaş sonraları büyük hızla değişti, bozuldu, yozlaştı. AKP iktidarı bitse de bu ülkenin eski ayarlarına gelmesi nesiller sürecek derdik. Şimdi tamirat zamanı. İşte bu da umudun bir adı…

Dünyanın Türkiye algısı değişiyor mu? “tek adam” icraatlarına, yükselen otokrasiye sandıktan “dur” uyarısı çıktı. Bu da içte olduğu kadar dışta da yankı buldu. Özellikle dünyada da ciddi tıkanmışlık yaşayan “sosyal demokrasi” cephesinde. Öyle ya otokrat rejimlerin sırtlarını dayadığı “sandık demokrasisi” yön değiştirebiliyor muydu, üstelik Türkiye gibi bir ülkede? İşte bu da umudun bir adı...

Ama durun. İş yeni başlıyor. Hem siyaset hem de sivil toplum cephesinde. Rehavete asla kapılmadan, iç çekişmelere, siyasi kavgalara yönelmeden. Sözler güzel ama asıl olan icraat. Yerel yönetimler daha yaşanabilir kentler, ilçeler, sokaklar açısından önemli. Ama toplumsal dönüşümün ana arteri aynı zamanda. Liyakatli atamalarla, açılacak kreşler, bilgi evleriyle eşitsizliği azaltacak uygulamalarla, bilimin yol göstericiliğinden ayrılmadan, hukuksuzluğa karşı gelmekle, hiç ayırım yapmadan mağdurun yanında olmakla...

CHP’nin birinci parti konumuna yükselmesi ona çok fazla sorumluluk da yüklüyor. Türkiye olarak aydınlık yarınlara kapıyı araladı seçmen. Bu önümüzdeki tek önemli fırsat...

Bunu başardığımızda, işte o zaman gençlere “Bavulunu topla ve dön” demek asıl anlamını kazanacak...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Pusulanın ibresi... 17 Mayıs 2024
Benim Cumhuriyet’im... 10 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları