Bir annenin 9 yıldır süren adalet arayışı!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Bir annenin 9 yıldır süren adalet arayışı!

19.03.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Birkaç ay önce gündeme bomba gibi düşen yenidoğan çetesi haberleriyle tüm toplum sarsılmıştı. Bugünlerde Türkiye’de bambaşka bir gündem var ama bebeğini kaybeden ailelerin adalet arayışı sürüyor. Onlardan biri de 27 yıllık hemşire Arzu Başaran Başkıran. Kendisine dokuz yıldır yaşatılan kâbus, daha önce medyada yer aldı. Fakat olayla ilgili olarak bu yazıda dikkatinizi çekeceğim konuları ilk kez okuyacaksınız.


Başkıran, 2016’da İstanbul Esenler’deki Özel Esencan Hastanesi’nde 33 haftalık prematüre bir bebek dünyaya getirdi. Yenidoğan çetesi iddianamesinde, adı çete yöneticileri arasında geçen Fehmi Alperen’in idare amiri olduğu hastaneydi bu. Doğumundan birkaç saat sonra mosmor olan bebek, 21 gün sonra hayatını kaybetti. Solunum sorunu olan bebeğine geç müdahale edildiği, eksik ilaç verildiği, aç bırakıldığı gerekçesiyle şikâyetçi olan anne, tüm hukuki yollara başvurdu.

Başkıran’ın soruşturma sırasında İstanbul Tabip Odası’nca (İTO) yazılan raporlara dair bazı önemli iddiaları var. 2017’de hekimlere kusur atfedilemeyeceğini belirten adli tıp otopsi raporu çıktıktan sonra, “aslına uygun otopsi yapılmadığı iddiasıyla” suç duyurusunda bulundu. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından iddiaların incelenmesi için görevlendirilen bazı doktorların, 2016’da Sağlık Bakanlığı’na yenidoğan çetesi hakkında suç duyurusunda bulunan sağlık baş denetçisinin raporunda adları geçiyordu.

RDS BULGUSU VARKEN NEDEN YOK YAZILDI?

İTO’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında bağımsız bir bilirkişi, 18.1.2018 tarihli raporunda, Özel Esencan Hastanesi ile Başkıran’ın doktorlarının ağır suçlu olduğuna dair görüş belirtti. O raporu yazan neonatoloji uzmanı ile konuştuğumda, olayı net hatırladığını, bebeğin doğumundan itibaren çok kötü izlendiğini ve ciddi hatalar yapıldığını, “bebeğin doğduğu andan itibaren solunum sıkıntısı bulguları göstermesine rağmen yeterli solunum ve oksijen desteği almadığını” bilimsel bilgiler eşliğinde yazdığını söyledi.

Bu rapordan sonra 10 Nisan 2018’de ilgili doktorlardan biri para cezası ile diğeri meslekten men cezası istemi ile İTO Onur Kurulu’na sevk edildi. Kurul bu dosyayı iki sene yedi ay beklettikten sonra, 4 Kasım 2020’de Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda “RDS (yenidoğanlarda solunum sıkıntısı sendromu) bulgularına rastlanmadığı için” ilgili doktorları suçsuz bularak cezasız bıraktı.


Ancak Başkıran’ın itirazı üzerine alınan 25.7.2019 tarihli Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu kararında, bebeğin ölümünün prematüre doğum sonrası gelişen komplikasyonlar (Tip 1 RDS, Pnömoni, SAK-beyin kanaması) sonucu olduğu açıkça yazıyordu.


SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLMELİ 

Başkıran, bu defa Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu’na itiraz edince, kimliği açıklanmayan bir doktordan alınan 7 Ocak 2022 tarihli bilirkişi raporu ile onur kurulunun suçsuzluk kararı onandı.

Bu durumu sormak için dönemin İTO Onur Kurulu raporunda imzası olan Prof. Dr. Nergis Erdoğan ile konuştuğumda bana bu konuda İTO Hekimlik Uygulamaları Bürosu Sorumlu Hekimi Dr. Celalettin Cengiz’in bilgi verebileceğini söyledi. Kendisini aradım. Dr. Cengiz, bu tür olaylarda hukuki bir süreç içinde birçok bilirkişiden rapor alındığını, bir sonuca ulaşmak için tüm dosyayı birlikte değerlendirerek derinlikli bakmak gerektiğini anlattı ve her zaman her kararın tartışılabilir olduğunu da ekledi.

Bu olayda önemli ayrıntılardan biri de Başkıran’ın açtığı hukuk davasında, bebeğinin doktorunun tanık olarak gösterdiği kişinin özel hastane çetesi lideri Fırat Sarı olması!

Bir annenin bebeğinin ardından dokuz yıldır süren adalet mücadelesinde yaşadıkları insanı kahrediyor! Olay hakkında Büyükçekmece Savcılığı’nda açılan bir dosya bulunuyor. Umarım ilgililer konuyu daha ayrıntılı araştırır ve gerçekler ortaya çıkar.

İlgili Konular: #anne #Adalet

Yazarın Son Yazıları

Taktikler, yalanlar ve gerçekler!

Başından beri uyardığımız oldu.

Devamını Oku
11.01.2026
Kaygan zeminde kaypaklar

CHP listelerinden milletvekili seçilen üç milletvekilinin AKP’ye geçmesi, artık bir seriye dönüşen İLKESİZ SİYASET yazılarımın dördüncüsünü yazmamı gerektirdi.

Devamını Oku
09.01.2026
‘Demokrasi’ yalanıyla bir darbe daha!

Dünya siyasi tarihi “demokrasi” yalanıyla yapılan darbelerle dolu.

Devamını Oku
07.01.2026
Esir kampları kapatılsın!

Tahmin ederim; başlığı görünce çoğu kişinin aklına insanların tutsak edilmesi gelmiştir.

Devamını Oku
04.01.2026
Gazetecilikte 30. yılımda bir değerlendirme

Okurlarım bilir, köşe yazılarımda özel yaşantımdan söz etmem.

Devamını Oku
02.01.2026
TBMM’de yaptırılamayan, halk kışkırtılarak mı yapılacak?

2025’in son yazısı daha farklı olsun isterdim ama bir gazetecinin halka sorumlu olduğu gerçeğini hiç unutmadığım için, ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda yine endişe duyduğum bir konuda yazıyorum.

Devamını Oku
31.12.2025
‘Demokratik’ bir cihat!

1970’lerin sonunda “Marksist-Leninist” bir örgüt iddiasıyla PKK terör örgütünü kuran terörist başı Öcalan, son dönemde tam bir açılım içinde!

Devamını Oku
28.12.2025
İşçi sınıfı için idam fermanı çıkardılar!

Asgari ücret tespit komisyonundan işçi sınıfı için İDAM FERMANI çıktı!

Devamını Oku
26.12.2025
Uyuşturucu operasyonları ve çürümüşlük!

Günlerdir sosyal medyada ve geleneksel medyada birtakım tanınmış kişilerin yazışmaları ve görüntüleri paylaşılıyor, hatta “gazeteci” denen bazı kişiler, bunları köşelerine taşıyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Halktan gizlenen açılım gerçekleri!

“Açılım süreci” adı altında kapalı kapılar ardında dönen pazarlıkları yaklaşık bir buçuk yıldır bu köşede yazıyorum.

Devamını Oku
21.12.2025
Kararsızları kim kazanacak?

Çarşamba günü medyaya yansıyan bir haber vardı.

Devamını Oku
19.12.2025
Özgür Özel’in yanıtlaması gereken sorular

Özgür Özel, 12 Aralık’ta İlke TV’de bazı sorular sorulmasını gerektiren değerlendirmelerde bulundu.

Devamını Oku
17.12.2025
Kadınların önüne duvar örenler!

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, gerici açıklamalarına bir yenisini daha ekledi.

Devamını Oku
14.12.2025
Açık ve gizli süren ilişkiler!

Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani’nin 29 Kasım’da bir sempozyuma katılma bahanesiyle uzun namlulu silahlı korumalarıyla Cizre’ye gelmesi, aklıma Uğur Mumcu’nun 7 Ocak 1993 tarihli gazetemizdeki yazısını getirdi.

Devamını Oku
12.12.2025
‘Yerel demokrasi’ diyorlar, siz özerklik anlayın!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Cumhuriyet ilan edilmiş ama eksik bırakılmıştır” diyerek yine Cumhuriyeti hedefe koydu, anayasa değişikliği isteyerek yine 1921 Anayasası’nı övdü ve Bahçeli tarafından alkışlandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Gizliyorsunuz çünkü hedef çok büyük!

Öcalan açılımı için kurulan TBMM komisyonunda basına kapalı oturumlar yapılmasından sonra, AKP milletvekili Hüseyin Yayman Öcalan’ın ayağına İmralı’ya giden heyette yer aldığını halktan gizlemeye çalıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
5 Aralık 1934’ten bugüne kadın hakları!

Yıl 1934...

Devamını Oku
05.12.2025
AYM, bilimsel gerçekleri reddetti!

Hani bazen hayatınızı adadığınız bir mücadelede öyle bir an gelir ve yıllarca yalnızca duvarlara bağırdığınızı düşünürsünüz..

Devamını Oku
03.12.2025
Türkiye üzerine karanlık planlar!

Yaklaşık bir yıldır birçok yazımda uyardığım bir tehlike, DEM Partisi çevresinden ilk kez açık açık dile getirildi.

Devamını Oku
30.11.2025
Hapishane ‘doğal yaşam alanı’ değildir!

İçinde yaşadığımız dönemin en berbat özelliklerinden birisi, kavramlara farklı anlamlar yükleyerek insanları kolayca kandırmanın çok yaygınlaşmış olması.

Devamını Oku
28.11.2025
Teröristler ana muhalefeti tehdit ediyor!

Sonunda bu da oldu.

Devamını Oku
26.11.2025
Tarih bu yıkım ittifakını yazacak!

Cuma günü TBMM’de yapılan İmralı oylamasından sonra bir TV kanalında bir siyasal iletişimcinin konuşmasına rastladım.

Devamını Oku
23.11.2025
Bahçeli’nin daha çok işi var!

Dün gazetemizde Aytunç Ürkmez imzasıyla yayımlanan bir haber...

Devamını Oku
21.11.2025
'Açın Bahçeli'nin yolunu, İmralı'ya gitsin!'

Tarih 31 Temmuz 2025.

Devamını Oku
19.11.2025
Şiddete tanıklık etmek

Geçen hafta Uluslararası Hayvan Politikaları Konferansı’na katılmak için ilk kez Marakeş’e gittim.

Devamını Oku
16.11.2025
Mesele 1923 Cumhuriyeti’nin tasfiyesi!

AKP-MHP koalisyonunun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na karşı yürüttüğü operasyon...

Devamını Oku
14.11.2025
Hadi oradan!

Yazımın başlığına güzel Türkçemizde birçok düşünce ve duyguyu aynı anda iki sözcükle anlatabilen işlevsel bir deyimi koydum.

Devamını Oku
09.11.2025
Sosyalizm en kapitalist ikinci partiyle gelmez!

Kendisini “demokratik sosyalist ve Müslüman” olarak niteleyen Uganda asıllı 34 yaşındaki Zohran Mamdani’nin New York Belediye başkanlığına seçilmesi hakkındaki bazı yorumlar, birkaç yılda bir yinelemem gereken gerçekleri hatırlattı.

Devamını Oku
07.11.2025
Ümmetçi çakma ‘sosyalistler’!

1923 Cumhuriyet Devrimi’ni hedefe koyanlar, 102. yıldönümünde de boş durmadı.

Devamını Oku
05.11.2025
Türkiye, goril Zeytin’i de esir etti!

22 Aralık 2024’te Nijerya’dan Tayland’a kaçak olarak götürülmek istenirken İstanbul Havalimanı’nın kargo biriminde travma halinde yavru bir goril bulundu.

Devamını Oku
02.11.2025
Casusluk davası ve déjà vu!

Geçen hafta hayatımıza bir casusluk davası girdi ve beş gün önce de Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan ile Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında tutuklama kararı verildi.

Devamını Oku
31.10.2025
Cumhuriyetçi geçinenler ve gerçekler!

“En hafif rüzgârdan bile korunması lazım gelen yeni doğmuş yavrunun, onu beslediğini söyleyenler tarafından böyle hırpalanması caiz miydi?”

Devamını Oku
29.10.2025
Diziden al haberi!

İsrail’in büyük dostu ABD Başkanı Trump, bir süredir kameralar önünde Erdoğan’a övgüler yağdırıyor, buluşurken Beyaz Saray’ın kapısında ayakta bekliyor, “iyi dostuz” diyor, rahat otursun diye sandalyesini tutuyor ve ayrılırken kapıya kadar uğurluyor.

Devamını Oku
26.10.2025
Cumhuriyet Yürüyüşü!

2025 yılında, Cumhuriyet Devrimi’nin 102. yıldönümünde Türkiye’de cumhuriyetçilere düşen önemli görevler var.

Devamını Oku
24.10.2025
Cumhuriyeti kuranlar!

Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan rezalet, ülkenin içine sokulduğu durumun vahametini tam olarak gözler önüne serdi.

Devamını Oku
22.10.2025
Siyasetçilerin anayasayı çiğneme özgürlüğü mü var?

Başlıktaki soruyu sormak zorunda kalmamın sayısız nedeni var.

Devamını Oku
19.10.2025
Alçak düzenin resmi!

ABD Başkanı Trump, 13 Ekim’de İsrail Parlamentosu’unda ayakta alkışlandığı bir konuşma yaptı.

Devamını Oku
17.10.2025
Paçalardan akan ‘demokrasi’ yalanı!

“Sayın Öcalan, bu son görüşmede çok rahatsız olduğu bir mesele üzerinde durdu.

Devamını Oku
15.10.2025
Selam olsun Kubilay’lara!

Cuma günü yazımı şu satırlarla bitirmiştim: 7 Ekim’de TBMM’de yaşanan rezalete seyirci kalan siyasi partiler ve siyasetçiler meşruiyetini kaybetmiştir.

Devamını Oku
12.10.2025
Habur’dan beter bir rezalet!

7 Ekim 2025, Türkiye’nin tarihine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde terörist başı Abdullah Öcalan için “Biji serok Apo” yani Türkçesi ile “Önder Apo çok yaşa” anlamına gelen sloganların atıldığı gün olarak geçti.

Devamını Oku
10.10.2025