Zafer yolunda adım adım-6
Başkomutan, Fevzi ve İsmet Paşalarla toplantı istedi. Sonuç alınmak üzereydi. Taarruza şiddetle devam etmeye ve durmadan takibe karar verdiler. Başkomutan, daha sonra bu anı anlatırken “Üçümüz vaziyeti bir defa daha gözden geçirdik ve kesinlikle anladık ki Türkün hakiki kurtuluş güneşi, 30 Ağustos sabahı bütün parlaklığıyla doğacaktır” diyecek ve Lozan’la kazanılan bağımsızlığın fitili ateşlenmiş olacaktı....
Zafer yolunda adım adım-5
14. Süvari Tümeni’nin harekâtı esnasında düşmanın 1000 kişilik bir kolu teslim işareti verdi, ama onları teslim alacak olan Yüzbaşı Şekip Bey şehit olunca durum değişti. Bugün ilk kez Trikupis’e astları teslim olmayı önerdi, ancak o kabul etmedi.
Zafer yolunda adım adım-4
Gazeteci, Hacıanestis’e “Cepheyi gezdiniz, Mustafa Kemal’i gördünüz mü” diye sormuştu. O da şımarık bir şekilde, bir soruyla karşılık vermişti: “Ne? Mustafa Kemal mi? Ben öyle bir komutan tanımıyorum.” Bu cevap bir yere kaydedilmişti. Tümen subay ve erleri kahramanlık abidesi gibiydi. Yaralı asker ancak arkadaşından ayrı kalınca üzülüyordu. Mehmetçiğin sıkıntısı, kaçan Yunan askerlerini kovalamaktan çok, çarıksız kalmaktı. O asil askerlerle övünmeliyiz. İnanılmaz bir ruh hali egemendi. Komutanlar hep ön saflardaydı. Ayrıca Yunan askerlerinin köyleri yakıp yıkması, köylülere eziyet etmesi, kadınların ırzına geçmesi askeri inanılmaz ölçüde vazifesine yöneltiyordu.
Zafer yolunda adım adım-3
Üsteğmen Agâh, ilk hücum esnasında ağır yaralanmıştı, ancak yılmadı. O haliyle elinde bombayla Yunan mevzilerine saldırdı. Kurtkaya’nın zirvesine ulaştığında alnından vurularak şehit oldu. Dünden beri kurtarılması için kan dökülen bu Kurtkaya, Agâh ve silah arkadaşlarını bağrında barındıracak, taşıyla toprağıyla ağlasa da rüzgârıyla nice Agâhlar’ı bizlere taşıyacaktı..