Cumhuriyet
Gündem Yazarlar Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet TV Reklamsız Cumhuriyet Cumhuriyete Özel
Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Gurme Yerel Gündem Eğitim Bilim ve Teknoloji Sürdürülebilirlik eGazete Resmi İlanlar
Gündem Yazarlar Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet TV Reklamsız Cumhuriyet Cumhuriyete Özel
Cumhuriyet Daily
Cumhuriyet TV
Cumhuriyet'in' Egesi
Cumhuriyet Kitap
Cumhuriyet Pazar
Pazar Yazıları
Gurme
Keşfet
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan.
  • Cumhuriyet Arşiv
  • 1930 Yılından Bugüne
  • 5.485.115+ Haber Kupürü
App Store Google Play
50 BİN +
İndirme
Size En
Uygun Paketi
Seçin
4.5
değerlendirme
Abonelik
Seçeneklerini
İnceleyin
Edebiyatın ve Kültürün Nabzı

Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

İncele

Menü

Giriş Yap Kayıt Ol
eGazete Giriş
Okuma Listem
Gündem
Yazarlar
Çizerler
Resmi İlanlar
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Cumhuriyet'in Egesi
Kültür Sanat
Cumhuriyet Pazar
Sürdürülebilirlik
Cumhuriyet Kitap
Gurme
Sağlık
Bilim ve Teknoloji
Moda
Eğitim
Gezi
Çevre
Otomotiv
İş Dünyası
Astroloji
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
Cumhuriyet
Cumhuriyete Özel Giriş Yap
Cumhuriyet Daily Cumhuriyet TV Cumhuriyet'in Egesi Cumhuriyet Kitap Cumhuriyet Pazar Pazar Yazıları Gurme Keşfet
eGazete Giriş
Okuma Listem
Gündem
Yazarlar
Çizerler
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Cumhuriyet'in Egesi
Kültür Sanat
Cumhuriyet Kitap
Moda
Cumhuriyet Pazar
Gurme
Bilim ve Teknoloji
İş Dünyası
Haberler Nurbanu Kablan
‘Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar’ ‘Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar’ Edebiyat dünyasında az rastlanır iki kadın yazarın birbirlerine mektup yazmaları. Mektuplar, insanın iç dünyasının aynasıdır, o aynadan yazanın birçok özelliğini hatta karakterini çözümlemek olanaklıdır. Tıpkı usta edebiyatçı Leylâ Erbil’in (12 Ocak 1931 - 19 Temmuz 2013) dostu, usta edebiyatçı Tezer Özlü’nün (10 Eylül 1943 - 18 Şubat 1986) ölümünden sekiz yıl sonra okuyucularla buluşturduğu Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar’da (Yapı Kredi Yayınları) olduğu gibi.
Latife Tekin’den ‘Zamansız’ Latife Tekin’den ‘Zamansız’ Latife Tekin salgın günlerinde kaleme aldığı romanı Zamansız’da (Can Yayınları), zamansız, zeminsiz, tanımsız ve insan varoluşunun ötesinde her türden dönüşüme, başkalaşıma açık kadim bir aşk duygusunun izinden gidiyor.
Latife Tekin’den ‘Zamansız’ (03 Ekim 2022) Latife Tekin’den ‘Zamansız’ (03 Ekim 2022) Latife Tekin salgın günlerinde kaleme aldığı romanı Zamansız’da (Can Yayınları), zamansız, zeminsiz, tanımsız ve insan varoluşunun ötesinde her türden dönüşüme, başkalaşıma açık kadim bir aşk duygusunun izinden gidiyor.
Latife Tekin’den ‘Zamansız’ (30 Eylül 2022) Latife Tekin’den ‘Zamansız’ (30 Eylül 2022) Latife Tekin salgın günlerinde kaleme aldığı romanı Zamansız’da (Can Yayınları), zamansız, zeminsiz, tanımsız ve insan varoluşunun ötesinde her türden dönüşüme, başkalaşıma açık kadim bir aşk duygusunun izinden gidiyor.
Camus: ‘Hayat yine de yaşamaya değer!’ Camus: ‘Hayat yine de yaşamaya değer!’ Çağından tiksindiğini ifade etmiş, çağının yankılarına ve yangınlarına yapıtlarında olanca yer vermiş, “Bir kenti tanımanın en bilindik yollarından biri de insanların orada nasıl çalıştığına, orada birbirlerini sevdiğine ve nasıl öldüğüne bakmaktır” demiş Nobel Edebiyat Ödüllü usta yazar Albert Camus, insanlığa eşsiz yapıtlar bırakmaya devam edecekken en verimli çağında, 4 Ocak 1960’da, 47 yaşında bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Kaybın büyüklüğü her çağda tarifsiz! Ne mutlu ki küllerinden doğuyor hâlâ. Anısına saygıyla…
Ahmed Arif’ten Leylasına… Ahmed Arif’ten Leylasına… “Dünya dünya olalı kimselerin benim gibi sevdiğini ve sevebileceğini sanmıyorum. İnandığım en kesin gerçek bu canım.” Biliriz ki şairlerin yazarların aşkı büyük olur. Nazım’ın Piraye’sinden Kafka’nın Milenası’na kadar okuduğumuz mektuplardan duygularının ne kadar derin olduğunu anlarız. Fakat Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e duyduğu aşk bir başka; çok daha derin!
‘Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar’ ‘Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar’ Edebiyat dünyasında az rastlanır iki kadın yazarın birbirlerine mektup yazmaları. Mektuplar, insanın iç dünyasının aynasıdır, o aynadan yazanın birçok özelliğini hatta karakterini çözümlemek olanaklıdır. Tıpkı usta edebiyatçı Leylâ Erbil’in (12 Ocak 1931 - 19 Temmuz 2013) dostu, usta edebiyatçı Tezer Özlü’nün (10 Eylül 1943 - 18 Şubat 1986) ölümünden sekiz yıl sonra okuyucularla buluşturduğu Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar’da (Yapı Kredi Yayınları) olduğu gibi.
Camus... Küllerinden doğuyor hâlâ! Camus... Küllerinden doğuyor hâlâ! Çağından tiksindiğini ifade etmiş, çağının yankılarına ve yangınlarına yapıtlarında olanca yer vermiş, “Bir kenti tanımanın en bilindik yollarından biri de insanların orada nasıl çalıştığına, orada birbirlerini sevdiğine ve nasıl öldüğüne bakmaktır” demiş Nobel Edebiyat Ödüllü usta yazar Albert Camus, insanlığa eşsiz yapıtlar bırakmaya devam edecekken en verimli çağında, 4 Ocak 1960’da, 47 yaşında bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Kaybın büyüklüğü her çağda tarifsiz! Ne mutlu ki küllerinden doğuyor hâlâ. Anısına saygıyla…
Woolf’tan bir şah yapıt; Deniz Feneri! (25.08.2021) Woolf’tan bir şah yapıt; Deniz Feneri! (25.08.2021) 1915’de yayımlanan ilk romanı “Dışa Yolculuk” ile büyük yankı uyandıran İngiliz yazar Virginia Woolf’un arka arkaya yazdığı romanları birbirinin devamı niteliğindedir. 1927’de yayınlanan, sekiz çocuklu Ramsay ailesinin etrafında şekillenen romanı Deniz Feneri’yle doruğa çıkan feminist yazar; Kendine Ait Bir Oda ve Dalgalar gibi sonraki yapıtlarıyla doruktan inmeyecek, yazmayı bıraktığı anda ise ceplerine taş doldurup kendini evinin yakınındaki nehre bırakacaktı. Günlüğünde yazılan son cümle ise şöyledir: “İnsan artık yazamıyorsa canına kıyması daha doğrudur”.
Woolf’tan bir şah yapıt; Deniz Feneri! (14.07.2021) Woolf’tan bir şah yapıt; Deniz Feneri! (14.07.2021) 1915’de yayımlanan ilk romanı “Dışa Yolculuk” ile büyük yankı uyandıran İngiliz yazar Virginia Woolf’un arka arkaya yazdığı romanları birbirinin devamı niteliğindedir. 1927’de yayınlanan, sekiz çocuklu Ramsay ailesinin etrafında şekillenen romanı Deniz Feneri’yle doruğa çıkan feminist yazar; Kendine Ait Bir Oda ve Dalgalar gibi sonraki yapıtlarıyla doruktan inmeyecek, yazmayı bıraktığı anda ise ceplerine taş doldurup kendini evinin yakınındaki nehre bırakacaktı. Günlüğünde yazılan son cümle ise şöyledir: “İnsan artık yazamıyorsa canına kıyması daha doğrudur”.
Virgina Woolf’tan bir şah yapıt; Deniz Feneri! Virgina Woolf’tan bir şah yapıt; Deniz Feneri! 1915’de yayımlanan ilk romanı “Dışa Yolculuk” ile büyük yankı uyandıran İngiliz yazar Virginia Woolf’un arka arkaya yazdığı romanları birbirinin devamı niteliğindedir. 1927’de yayınlanan, sekiz çocuklu Ramsay ailesinin etrafında şekillenen romanı Deniz Feneri’yle doruğa çıkan feminist yazar; Kendine Ait Bir Oda ve Dalgalar gibi sonraki yapıtlarıyla doruktan inmeyecek, yazmayı bıraktığı anda ise ceplerine taş doldurup kendini evinin yakınındaki nehre bırakacaktı. Günlüğünde yazılan son cümle ise şöyledir: “İnsan artık yazamıyorsa canına kıyması daha doğrudur”.
Atay'ın oyunları! Atay'ın oyunları! Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’dan sonra ikinci eseri olarak kaleme aldığı Tehlikeli Oyunlar, bireyin toplum ve kendisi ile olan sorunlarını ele alıyor. Tehlikeli Oyunlar, Hikmet Benol adlı “tutunamayan” bir adamın yaşamını konu alıyor. Okurun karşısına yeni boşanmış ve mutsuz bir adam olarak çıkan Hikmet Benol, yaşamına düşünceleri ve yalnızlığı ile devam ediyor. Dostlarıyla geçirdiği zamanlar da onu düşüncelerinden sıyırmak için yeterli olmuyor. Başkahramanın kişiliği bakımından Tutunamayanlar ile aynı düzlemde ilerleyen roman, bu yönüyle Atay’ın “anlaşılamama” kaygısını yeniden ve güçlü bir şekilde vurguluyor.
Şiirin iyi niyet elçisi; Hasan Uğur Taşçı Şiirin iyi niyet elçisi; Hasan Uğur Taşçı Sözcükleri kanata kanata iyileştiren şair Hasan Uğur Taşçı; Ay’ın doruklarına kadar çıkmış, Ay Doruklarda Üşüyorum şiir kitabıyla başlayan gök yolculuğunda en çok gecelerin saçını taramış, onu güzelleştirmiş ama biraz da sitem ederek Saçları Islak Gecenin kitabıyla iz sürmeye devam etmiş, yetinmemiş bir de Bir Yıldız Kanatırsa Geceyi yazarak şafağı beklemeye başlamış…
Oğuz Atay'dan 'Tehlikeli Oyunlar' Oğuz Atay'dan 'Tehlikeli Oyunlar' Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’dan sonra ikinci eseri olarak kaleme aldığı Tehlikeli Oyunlar, bireyin toplum ve kendisi ile olan sorunlarını ele alıyor. Tehlikeli Oyunlar, Hikmet Benol adlı “tutunamayan” bir adamın yaşamını konu alıyor. Okurun karşısına yeni boşanmış ve mutsuz bir adam olarak çıkan Hikmet Benol, yaşamına düşünceleri ve yalnızlığı ile devam ediyor. Dostlarıyla geçirdiği zamanlar da onu düşüncelerinden sıyırmak için yeterli olmuyor. Başkahramanın kişiliği bakımından Tutunamayanlar ile aynı düzlemde ilerleyen roman, bu yönüyle Atay’ın “anlaşılamama” kaygısını yeniden ve güçlü bir şekilde vurguluyor.
Oğuz Atay'dan 'Tehlikeli Oyunlar' (14.12.2020) Oğuz Atay'dan 'Tehlikeli Oyunlar' (14.12.2020) Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’dan sonra ikinci eseri olarak kaleme aldığı Tehlikeli Oyunlar, bireyin toplum ve kendisi ile olan sorunlarını ele alıyor. Tehlikeli Oyunlar, Hikmet Benol adlı “tutunamayan” bir adamın yaşamını konu alıyor. Okurun karşısına yeni boşanmış ve mutsuz bir adam olarak çıkan Hikmet Benol, yaşamına düşünceleri ve yalnızlığı ile devam ediyor. Dostlarıyla geçirdiği zamanlar da onu düşüncelerinden sıyırmak için yeterli olmuyor. Başkahramanın kişiliği bakımından Tutunamayanlar ile aynı düzlemde ilerleyen roman, bu yönüyle Atay’ın “anlaşılamama” kaygısını yeniden ve güçlü bir şekilde vurguluyor.
Oğuz Atay'dan 'Tehlikeli Oyunlar' (23.10.2020) Oğuz Atay'dan 'Tehlikeli Oyunlar' (23.10.2020) Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’dan sonra ikinci eseri olarak kaleme aldığı Tehlikeli Oyunlar, bireyin toplum ve kendisi ile olan sorunlarını ele alıyor. Tehlikeli Oyunlar, Hikmet Benol adlı “tutunamayan” bir adamın yaşamını konu alıyor. Okurun karşısına yeni boşanmış ve mutsuz bir adam olarak çıkan Hikmet Benol, yaşamına düşünceleri ve yalnızlığı ile devam ediyor. Dostlarıyla geçirdiği zamanlar da onu düşüncelerinden sıyırmak için yeterli olmuyor. Başkahramanın kişiliği bakımından Tutunamayanlar ile aynı düzlemde ilerleyen roman, bu yönüyle Atay’ın “anlaşılamama” kaygısını yeniden ve güçlü bir şekilde vurguluyor,

En Çok Okunanlar

Ayaş Kaymakamlığı'nın paylaşımına inceleme başlatıldı
Ayaş Kaymakamlığı'nın paylaşımına inceleme başlatıldı Son dakika haberi... Ayaş Kaymakamlığı'nın tepkilere neden olan basın açıklaması hakkında inceleme başlatıldı. Ankara Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Ayaş ilçemizde 23 Nisan kutlama programları kapsamında yaşanan bir konuya dair Kaymakamlığın sosyal medya aracılığıyla yapmış olduğu açıklama ile ilgili olarak Valiliğimizce gerekli inceleme başlatılmıştır" denildi.
Eski AKP'li belediye başkanı dahil 49 gözaltı!
Eski AKP'li belediye başkanı dahil 49 gözaltı! Şanlıurfa'nın Halfeti ilçe belediyesine yönelik düzenlenen şafak operasyonunda aralarında eski AKP'li belediye başkanı Şeref Albayrak'ın da olduğu 49 kişi gözaltına alındı.
Soylu'nun 'Gülistan Doku' sözleri Meclis tutanaklarında
Soylu'nun 'Gülistan Doku' sözleri Meclis tutanaklarında Türkiye'nin gündemindeki Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin TBMM tutanakları yıllar sonra ortaya çıktı. Tutanaklarda özellikle dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Bu konuyu PKK, HDP siyasallaştırmaya çalıştı" ve "Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının beraber takip edildiği ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır” ifadeleri dikkat çekti.
Türk sermayesi çantayı doldurdu yurtdışına çıkıyor
Türk sermayesi çantayı doldurdu yurtdışına çıkıyor Türkiye’de 2018 yılında döviz kurlarındaki sert dalgalanmalar ve ekonomik krizlerle başlayan süreç, büyük sermaye gruplarında dönüşümü hızlandırdı. Borç yapılandırmaları ve varlık satışları artarken, yerli sermayenin yönünün yurtdışına kaydığı değerlendiriliyor. Ekonomi çevreleri süreci “sürdürülemez” olarak yorumladı.
Önce paylaştı sonra sildi: Dini siyasete alet etmesi tepki çekti
Önce paylaştı sonra sildi: Dini siyasete alet etmesi tepki çekti Ankara'nın Ayaş ilçesi Kaymakamı Muharrem Eligül, hakkında çıkan haberlere ilişkin yaptığı basın açıklamasında konuyla bağlantısı olmayan ilginç ifadeler kullandı. Açıklamasında ayrıca sık sık dini ifadelere başvuran Eligül, paylaşımını bir süre sonra kaldırdı. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, açıklamayı paylaşarak, "Ya haddini aşmayacaksın ya da söylediğinin arkasında duracaksın" tepkisini gösterdi.
Gizli tanığın tarif ettiği yerde mezar yeri tespit edildi
Gizli tanığın tarif ettiği yerde mezar yeri tespit edildi Tunceli'de Gülistan Doku soruşturmasında geçen yıl ocak ayında gizli tanık ifadesinin ardından yapılan çalışmada; bulunan mezar yeri ile şüphe duyulan 17 noktada, yaklaşık 40 kilometrelik alanda yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama yapıldı.
Bir derdim var
Bir derdim var 23 Nisan’dı ya, iktidar siyasetçilerinin dilinde benzer cümleler vardı.
Müdürler hakkında işlem yapılmıyor
Müdürler hakkında işlem yapılmıyor Tunceli’de öğrenciyken 2020’de kaybolan Gülistan Doku hakkında süren cinayet soruşturması siyasetin gündeminde. Konu hakkında CHP’nin araştırma komisyonu kurulması yönündeki önerge hakkında konuşan CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca; dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen ve firari faile Antalya’da otel ayarlayan dönemin Antalya İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan hakkında halihazırda herhangi bir soruşturma yapılmadığını belirtti. Karaca; “Tunceli’de kurulan ve üniversiteli genç kızları ağına düşen bir şebekenin işidir bunlar. Şebeke Vali Sonel’in aracılığıyla kamusal gücü kullanarak, intihar dedirtip olayın üstünü örtmeye çalıştı.
Hemen Reklam Ver
Reklamsız Cumhuriyet
eGazete Giriş
Mesafeli Satış Sözleşmesi Teslimat ve İade Şartları
Gizlilik Politikası Yayın İlkeler İletişim Künye
© Tüm Hakları Saklıdır · 2010
Hemen Reklam Ver
  • Reklamsız Cumhuriyet
  • eGazete Giriş
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Teslimat ve İade Şartları
App Store Google Play
© Tüm Hakları Saklıdır · 2026
Gizlilik Politikası Yayın İlkeler İletişim Künye