"Diğer ortağın açıklamalarını bekliyoruz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, BDP Milletvekillerinin Abdullah Öcalan'la görüşmesinin tutanaklarıyla ilgili açıklama yaptı.

28 Şubat 2013 Perşembe, 13:14
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetede yer alan ''İmralı tutanakları'' başlıklı haberle ilgili, ''Görüşmenin bir ucunda Recep Tayyip Erdoğan var. Masanın öbür ucunda da diğer ortağı Abdullah Öcalan var. Bir tarafta olan görüşünü beyan etti. Bizim muhatabımız olacak kişi diğer ortak. Yani Recep Tayyip Erdoğan, ne düşünüyor acaba. Bunu bekliyoruz, meşru bir düzende, hukukun egemen olduğu bir düzende, bizim muhatap olarak alacağımız kişi, bu ülkenin Başbakanıdır, yani Recep Tayyip Erdoğan'dır'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Genel Başkanı Sigmar Gabriel ve beraberindeki heyetle bir restoranda, çalışma yemeğinde bir araya geldi. Yemek sonrasında Kılıçdaroğlu ve Gabriel ortak basın toplantısı düzenledi.
Gabriel'i Türkiye'de görmekten ve öğle yemeğinde bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Kılıçdaroğlu, SPD ile ilişkilerinin yeni olmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi, dünyayı ve sosyal demokrasiyi konuştuklarını, Gabriel'in Türkiye'deki gelişmeler, Kürt sorunu ve yeni anayasa konusundaki sorularını yanıtlamaya çalıştıklarını aktardı.

Gabriel de Türkiye ziyareti hakkında bilgi vererek Kılıçdaroğlu'na konukseverliği için teşekkür etti. Gabriel, her vesileyle CHP'yi ve çalışmalarını izlediklerini, CHP içinde Kılıçdaroğlu'nun gerçekleştirdiği reform sürecini desteklediklerini kaydetti.
Açıklamaların ardından iki genel başkan gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Bir gazetede yayımlanan ''İmralı tutanakları'' başlıklı haberin hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu, ''Daha öncede söylemiştim, masanın bir ucunda Recep Tayyip Erdoğan, diğer ucunda da Abdullah Öcalan oturuyor. Ortaklardan birisinin yaptığı açıklamaları, bugün gazetelerde okuduk. Diğer ortağın yapacağı açıklamaları da bekliyoruz'' ifadelerini kullandı.

Gabriel de aynı soruya, Türkiye'de yaşanan iç sürece bir yorum yapmasının doğru olmadığını belirterek, görüşmelere ilişkin bilgisinin olmadığını söyledi.
Gabriel, Kürt sorunlarının barışçıl bir çözüme ulaşması için atılan adımların Avrupa'da ve tüm dünyada dikkatle izlendiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, aynı haberde CHP'yle ilgili değerlendirmelerin de yer aldığının ifade edilmesi üzerine ''Az önce ifade ettim, masanın diğer tarafında oturan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri bizim için önemli, açıklamalarını bekliyoruz'' dedi.
Gabriel, bir başka gazetecinin ''Türkiye'deki demokratikleşme sürecine CHP'nin yaklaşımını nasıl değerlendirdiği'' sorusuna ise şu yanıtı verdi:
''Elbette ki Türkiye'de nasıl bir anayasa olacağı Türk insanının ve siyasetçilerinin kararıdır. Bu konuda benim bir yorum yapmam mümkün değil. Fakat, demokratikleşme konusu kapsamında şunu söylemek istiyorum; şu anda üyelik müzakerelerine sanki bir hareketlenme gelmiş gibi görünüyor. Çünkü, yerel politikalar başlıklı müzakere faslının açılması söz konusu. Fakat ben bir hususu anlamakta güçlük çekiyorum, AB kanaatimce, aslında daha önemli olan yargı veya insan hakları gibi fasılların açılmasına daha fazla önem atfetmeli. Zira bu şekilde Türkiye'nin demokratikleşme sürecini destekleyebilir ve hızlandırabilir. Çünkü, bu fasılların müzakere edilmesi sırasında basın özgürlüğü gibi konular, açık bir şekilde ele alınabilir, konuşulabilir. Çünkü, Avrupa'da kamuoyunda, medyada, sürekli okuyoruz, Türkiye'de gazetecilerin, avukatların, milletvekillerinin çalışma koşullarının, çalışmalarının kısıtlandığı yönünde endişe verici, endişelendirici haberler duyuyoruz. Terör suçlaması ile örneğin tutuklanmaların olduğunu duyuyoruz. AB bence, bu konuları müzakere ederek, fasılları açarak, Türkiye'de örneğin, hukuk devleti koşullarının bulunup, bulunmadığını, ne şekilde gerçekleştiğini, yargının bağımsızlığını ve tabii ki din özgürlüğünün de nasıl teminat altına alındığını, bu fasılları açarak çok daha iyi görebilir ve demokratikleşme sürecinin, Türkiye'nin hızlandırabilir ve destekleyebilir. Böylece, hem adil bir müzakere süreci başlamış olur ama aynı zamanda hem Almanya hem AB'nin de yararına olur, böyle bir adım. Bence, şu anki politikalar Almanya'nın da AB'nin de takip edilen politikalar, pek akıllıca değil. Çünkü, hem Türkiye için hem AB vatandaşları için de Türkiye'deki bu sürecin gerçekleştirilebilmesi, desteklenmesi çok büyük önem taşıyor bence. AB aslında kendi kendine zarar veriyor, süreci desteklemeyerek.''
Kılıçdaroğlu da söz konusu haberdeki başkanlık sistemiyle ilgili ifadeleri nasıl değerlendirdiği yönündeki soruya şu yanıtı verdi:
''Bir görüşme var. Görüşmenin bir ucunda Recep Tayyip Erdoğan var. Masanın öbür ucunda da diğer ortağı Abdullah Öcalan var. Bir tarafta olan görüşünü beyan etti, bugün bir gazetemizde yer alıyor, bütün ayrıntıları ile yer alıyor. Bizim muhatabımız olacak kişi, diğer ortak. Yani Recep Tayyip Erdoğan, ne düşünüyor acaba. Bunu bekliyoruz, meşru bir düzende, hukukun egemen olduğu bir düzende bizim muhatap olarak alacağımız kişi, bu ülkenin Başbakanıdır, yani Recep Tayyip Erdoğan'dır. Beraber görüşüyorlar, mektuplar gidip geliyor. Karşılıklı görüşmeler devam ediyor. Bunlardan sadece bir bölümü medyaya yansıdı, bizim bilgimiz de o medyayla sınırlı.''

Cumhurbaşkanı Gül ile görüşme

SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel, önemsediği bir konuyu aktarmak istediğini belirterek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmesinden söz etti.
Gül'ün kendisine Almanya'da Türk kökenli kişiler için çifte vatandaşlığın neden mümkün olmadığını sorduğunu ifade eden Gabriel, sosyal demokratlar olarak iktidara geldikleri zaman ilk yapacakları şeyin çifte vatandaşlık uygulamasını yürürlüğe koymak olduğunu dile getirdi.

Almanya'da yaşayan Türk kökenli kişilerin kültürel köklerinden kopmalarını, buna zorlanmalarını istemediklerini vurgulayan Gabriel, sosyal demokratlar olarak bu konuyu çok önemsediklerinin altını çizdi. Gabriel, Almanya'daki muhafazakar partilerin de şu anki tutumlarının yanlış olduğunu anlayacaklarına inandığını söyledi.