Katliam yılı

2019 yılında DOĞAYA geri dönülemez darbeler vuruldu.

29 Aralık 2019 Pazar, 02:00
Katliam yılı
Abone Ol google-news

Türkiye 2019 yılında da doğasını tahribata uğrattı. Geri dönüşü olmayan izler bıraktı. Doğa ve yaşam savunucuları, 2019’da da tüm Türkiye’de, çevre yıkımına karşı ayaktaydı. Gümüşhane’de Taşköprü Yaylası’nda yasal izinle yapılan define kazısı sonucu yok olan, 12 bin yıllık Dipsiz Göl eski halini ararken Kaz Dağları’nda da doğa için mücadele sürüyor. 2019’da akıllara kazınan bazı çevre katliamları özetle şöyle:

DİPSİZ GÖL KURUDU

Gümüşhane kent merkezine 50 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2 bin 140 metre yükseklikteki temiz havası, bitki örtüsü, dağ çayırlarıyla kaplı manzarasıyla büyüleyen  Taşköprü Yaylası’nda yer alan kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl “define” söylentisiyle kurutuldu. Gümüşhane Valiliği ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü kazı için izin verdi. Gümüşhane Müze Müdürü ile jandarma yetkililerinin de eşlik ettiği kazıda suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. 12 bin yıllık gölde altın arandı. Son buzul döneminde oluşan göl yok edildi. Dipsiz Göl’ün eski haline dönüştürülmesi için çalışma başlatıldı. Gümüşhane Valiliği İl Özel İdaresi ekipleri, göl alanına doldurulan dayanıksız toprağı çıkarıp yerine suya dayanıklı kireçli ve killi toprak döktü. Herhangi bir su takviyesi yapılmadan, bölgede beklenen yağışların ardından eriyecek karla birlikte doğal haline dönmesi beklenecek.

ON BİNLERCE AĞAÇ YOK OLDU

Çanakkale’nin tek içme ve kullanım suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın su toplama havzasına yapılması planlanan altın madeninin proje sahibi Kanadalı şirket Alamos Gold bölgede on binlerce ağacın katledilmesine yol açtı. Şirket daha sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan son izni de alarak “işletme izni” sahibi olmuştu. Proje kapsamında bölgede ciddi tahribat oluştu. Hukuki mücadelesini sürdüren bölge sakinleri 26 Temmuz’da da Kaz Dağları için nöbete başladı. Tepkiler üzerine şirketin 13 Ekim 2019 tarihinde dolan ruhsatı yenilenmedi. Şirket Kaz Dağları’ndaki faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu. 

ERGENE’NİN BİTMEYEN ÇİLESİ

Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne sınırları içerisinde bulunan ve Istranca Dağları’ndan çıkıp Ege Denizi’ne dökülen 280 kilometrelik Ergene Nehri’nde sanayi tesislerinin atıklarından ötürü zehir akıyor.  Çorlu - Çerkezköy - Lüleburgaz civarındaki sanayi tesisleri Ergene Nehri’ne yıllardır atıklarını deşarj ediyor. Yılan hikâyesine dönen nehrin kirliliği sürüyor. Nehirdeki canlılar yok oluyor. Simsiyah akan nehrin etrafında tarım yapılıyor. Çevre sakinleri bölgede çevre mücadelesini sürdürüyor. Ergene Nehri’ne karışan fabrika atıklarının yaydığı kötü kokular ve oluşan kirli havadan şikâyetçi olan yurttaşlar bundan kaynaklı birçok insanın hastalandığını söylüyor. 

TERMİKLER HIZ KESMİYOR

Türkiye’de onlarca kömürlü termik santral tesisi faaliyette. Daha onlarcası da projelendirilmiş ya da duyurusu yapılmış durumda. Projeler Adana, İskenderun Körfezi çevresi, Çanakkale, İzmir, Zonguldak-Bartın, Konya kapalı havzası, Kütahya-Seyitömer ve Trakya’da yoğunlaşıyor. Türkiye’nin dört bir yanında termik santrallarla iç içe yaşamak zorunda kalan bölge sakinleri doğası ve yaşamları için direniyor.