Orhan Kemal ve Sinema

Bu yıl hem Orhan Kemal hem de Türk Sineması 100 yaşında. Türk roman ve öykücülüğünde toplumcu gerçekçi akımın en değerli adı Orhan Kemal’in (1914–1970) çok sayıda yapıtı sinemaya uyarlandı.

22 Ağustos 2014 Cuma, 21:10
Abone Ol google-news

Konu ve karakter bulmakta hiç zorlanmayan yazar çevresindeki insanların direnişlerini, yazgılarını başarıyla kaleme aldı. Olaylara önem verdiğinden artistik süslemeyi umursamadı. Gözlem gücündeki yetkinlik, gerçekçi tutum, anlatımındaki akıcılık ve çarpıcı diyaloglarıyla tanındı. Bu sürükleyicilik yaşanmışlığın gücünden, diyalogların doğallığından kaynaklanır. Türk yazınının diyalog ustası olarak
tanınan Kemal’in kişileri idealize etmeden aktarması karakterlerindeki sahicilik duygusunu pekiştirir.

Yaşar Kemal( Alageyik, Karacaoğlan’ın Kara Sevdası) uyarlamalarından sonra Atıf Yılmaz, Suçlu’ya (1957) yönelir. Bu çalışma sansüre takılır, makaslanır, kuşa çevrilir. Yılmaz, büyük kentin varoşlarında yaşayan alkol tutkunu tahsildarın, genç karısının, küçük oğlunun öyküsünü sokak çocuklarının üzerinden betimler (1960). Senaryoyu Yılmaz’la Halit Refiğ birlikte yazarlar. Devlet Kuşu (1958) romanını Lütfi Akad, Refiğ, Memduh Ün, Avare Mustafa adıyla senaryolaştırırlar. Ün’in çektiği Avare Mustafa (1961) dramı parayla insan satın alınmaz, mutluluk parayla olmaz, sınıf atlamak güçtür iletilerini verir. İnançlarına, özgürlüğüne düşkün Mustafa kentsoylulara dürüstlük, mertlik dersi verdikten sonra yeniden avareliğe döner. Ün, Zilli Nazife’de (1967) Avare Mustafa’yı yineler, altın kalpli yoksul balıkçı kızla bir bahriyelinin aşk öyküsünü anlatır. 1980’de Devlet Kuşu’nu yeniden çeker. Kaçak (1970) Ün’e Üç Tekerlekli Bisiklet (1962) için kaynak olur. Cinayetle aranan kaçak genç, çamaşırcı Hacer ve küçük oğlunun ilişkilerini
anlatır. Yönetmen, Kaçak’ı 1982’de yeniden çeker.

Ünlü karakteri Murtaza (1952) ise Tunç Başaran’ın (1965) en iddialı çalışmasıdır.  Müşfik Kenter çok eksiksiz bir yorum sunar. Murtaza’yı Ali Özgentürk, Bekçi (1984) adıyla ikinci kez sinemaya uyarlar. Bu kez Murtaza rolünde yine değerli bir tiyatrocu Müjdat Gezen vardır. Bir fabrikada bekçilik yaparak yaşamını kazanan Murtaza, üstlerinin söylediklerinin dışına asla çıkmaz, görev tutkusu çevresinden koparır, kendine ve yaşananlara giderek yabancılaşır.

El Kızı (1960) dar gelirli bir yaşam sürerek kendi toplumsal konumundan geriye itilmiş bir kadının mutsuz evliliğini anlatır. Nejat Saydam, El Kızı’ında (1966)  boşandıktan sonra kötü yola düşen bir kadınla yıllardır ayrı kaldığı oğlunun öykülerini işler. Vukuat Var, Hanımın Çiftliği, Kaçak, Adana ve Çukurova yöresini, toprak sahipleri, tarım işçileri, sömürü, baskı, tarımda makineleşme temalarını işler. Saydam, El Kızı’ndan sonra Vukuat Var/Hanımın Çiftliği’ni (1972) yapar. Yine Saydam’ın çektiği Sokaklardan Bir Kız’da (1974) kötü yola düşmemek için direnen,  namusu için cinayet işleyen bir kadını görürüz.

Türk edebiyatında o güne dek karşılaşılmayan tutukevi gerçeğini Kemal, 72. Koğuş’ta (1954) yetkin bir dille vurgular. Erdoğan Tokatlı’nın Sultanahmet Cezaevi’nde doğal mekanlarda çektiği dram (1987) hümanist bir bakış taşır. Orhan Kemal, pamuk tarlaları, ırgatlar, çırçır fabrikaları, patronlar, işçiler, saz, bar ve genelevleriyle Adana ve Çukurova gerçeğini Bereketli Topraklar Üzerinde’de (1954) çarpıcı bir anlatımla yansıtır.

Erden Kıral filminde (1979) yazarın gerçeklik, içtenlik duygusunu izleyiciye birebir  geçirir. Eskici ve Oğulları’nı(1962) Şahin Gök(1990), Tersine Dünya’yı (1986 ö.s)  Ersin Pertan (1994), 72.Koğuş’u Murat Saraçoğlu (2011) yönetir. 21.Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali (15–21 Eylül) Orhan Kemal uyarlamalarından bir film seçkisi düzenliyor, Çukurova Belediyesi’de bir Orhan Kemal Kültür Merkezi açma hazırlığında.