"Türkiye cezaevine dönüştü"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, gözaltı ve tutuklamaların AKP hükümetinin idari pratiği haline dönüştüğünü belirterek "Yargının tarafsız ve bağımsız olduğu iddiası bugünkü ortamda gülünç bir iddiadan başka bir şey değildir" dedi.

12 Ekim 2011 Çarşamba, 14:44
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, AKP iktidarı döneminde Türkiye'nin bir cezaevine dönüştüğünü söyleyerek, "Gece yatağa giren bir yurttaşın sabah hangi örgütün üyesi olarak uyanacağının bilinmediği bir ortamı yaşıyoruz. Yargının tarafsız ve bağımsız olduğu iddiası bugünkü ortamda gülünç bir iddiadan başka bir şey değildir" dedi.

Tanrıkulu, Meclis Genel Kurulu'nda Doğu ve güneydoğudaki gelişmelerle ilgili söz aldı, CHP'nin önerdiği Ortak Akıl Komisyonu çağrısını yineledi. Tanrıkulu şunları söyledi:

"Bu iktidar döneminde bütün Türkiye bir cezaevine dönüşmüş durumda. Gözaltılar ve tutuklamalar bu hükümetin idari pratiği haline dönüştü. Gece yatağa giren bir yurttaşın sabah hangi örgütün üyesi olarak uyanacağının bilinmediği bir ortamı yaşıyoruz. Bu nedenle Adalet Bakanı, Başbakan Yardımcısı, İçişleri Bakanı bize 'Yargı bağımsız ve tarafsız' demesin. Yargının tarafsız ve bağımsız olduğu iddiası bugünkü ortamda gülünç bir iddiadan başka bir şey değildir. Hakim ve savcıların önüne bu dosyaları hakim ve savcıların eşleri çocukları değil İçişleri Bakanlığı emrindeki güvenlik güçleri getiriyor. Dosya içeriğinde de kimlerin tutuklanacağı kimlerin serbest bırakılacağı da liste halinde verilmekte. Böyle güvensiz bir adalet ortamında, Türkiye'de yurttaşların Cumhuriyete aidiyet bağı ile bağlanmasını bekleyemeyiz."

Hükümeti bu uygulamalara ve kutuplaşmaya son vermeye çağıran Tanrıkulu, sorunun güvnelik politikaları ile çözülemeyeceğini belirterek, "Başbakan, Başbakan Yardımcısı, Adalet Bakanı temenni makamı değildir. 27 yıldır bu ülkede çatışma var, insanlar ölmekte. Bu 27 yılın 9 yılında bu hükümet iktidarda. Bu süreçte 8 Başbakan, 5 Cumhurbaşkanı, 9 Genelkurmay Başkanı, 16 hükümet değişmiştir ama bu sorun bitmemiştir. Güvenlik eksenli politikalarla Kürt sorunu çözülememiştir" dedi.

CHP'nin seçim sürecindeki çıkardığı bildirgede çözüm önerilerinde bulunduğunu, ancak hükümet programında sorunun çözümüne ilişkin cesaretli tek bir öneri olmadığını söyleyen Tanrıkulu Ortak Akıl Komisyonu önerisini yineleyerek şöyle devam etti:

"Bu sorunu günlük siyasi tartışmaların dışına çıkartalım. Ortak bir dil yaratıp komisyon kuralım. Bu Meclis çatısı altında kutuplaşmaya son verelim. Bu sorun konusunda cesaretli adımlar atalım. Toplumun beklentisi budur. Daha fazla cesaret ve sağduyudur. Bunu birlikte becerebiliriz. Doğu ve Güneydoğu kan ağlıyor, bunun bilinmesini istiyorum. Hükümete düşen birinci görev bu kutuplaşmaya son verecek adımı atmasıdır. Biz CHP olarak buna hazırız. Çözüm önerilerimizi ortak akıl heyeti diye açıkladık. 6 başlıkta da bu Meclis çatısı altında ne yapılacağını ifade ettik. Bu nedenle hükümete sesleniyorum. Bu konuyu siyasi yarış dışında, öfke, şiddet dili ile konuşmayalım. Demokrasi barış ve özgürlükleri içeren yeni bir program hazırlayalım."