Vitrindeki albümler

Vitrindeki albümler

06 Haziran 2020 Cumartesi, 06:00
Abone Ol google-news

Sinafi Trio ‘İho – Ekho’ (Kalan)

“İho – Ekho” ilk albüm ama topluluk yeni değil. Sinafi Trio 2014 yılından bu yana Anadolu ve çevresindeki coğrafyanın yerel ve şehirli müziklerini icra ediyor. Muhtelif ülkelerde sahneye çıkmışlar, şarkıları yoğura yoğura kendi öz malları gibi içtenlikle söylemişler. Repertuvarlarında kendilerine ait beste olmamasına rağmen, yaptıkları nefis düzenlemeler ve mükemmel uyumları sayesinde, üç Yunan kadın müzisyenden (vokalde Elena Mudiri Hasiotou, kanunda Asineth-Fotini Kokkala ve utta Marina Liontou-Mochament) oluşan Sinafi Trio’nun kendine has bir karakteri var. Türkçe, Yunanca, Azerice, Ermenice, Kürtçe ve Süryanice dillerinde söyledikleri şarkıların odağında üç kadının çalgı ve sesi bulunsa da, usta Türk ve Yunan müzisyen dostlarının eşlikleri de azımsanacak gibi değil. İlginç tesadüf; topluluğu kuran üç kadının yolu İstanbul’da kesişmiş. Tutkuları hepsinin âşık olduğu bu şehirde ortaklaşa celallenmiş. Repertuvar keşiflerine, şarkılara kattıkları lezzete bu şehrin manzarası eşlik etmiş; onlar da kentsel mekânı musikiyle birleştirmiş. Albüm adını şarkı söyleyen bir su perisinden alıyor. Sinafi Trio sadece müzik yapmıyor, bir yandan da çilingir masasında demlenircesine ilerleyen ağır bir sohbetin ateşini harlıyor.

Orhan Osman ‘Buzuki Harmanı’ (On Müzik Yapım)

Salgın günleri müzisyenin dünyasında da taşları yerinden oynattı. Kimi evinden canlı yayın yaptı, kimi de kapandı, kayıtlar aldı, albüm çıkardı. Buzuki Orhan Osman çalışkanlar sınıfından; enseyi karartmadan müziğiyle bizi iyileştirmeye çalışanlardan. Yeni albüm “Buzuki Harmanı”, Buzuki’nin karantina şartlarında hazırlanmış sıra dışı çalışması. Bu albümü yapabilmek için kayıtta ihtiyacı olan tüm enstrümanları öğrenmek zorunda kalmış. Ana çalgısı dışında basları, gitarları ve vurmalı çalgıları çalmış. Bununla da yetinmemiş, teknik açıdan da kayıt operatörlüğünü geliştirmiş. Tek kişilik orkestrasıyla elinden gelenin en iyisini yapmış. İşin tüm zorluğunu bir keyfe çevirmiş; bütün albümü destek almadan bir oyun oynar gibi organik bir şekilde kurgulamış. Bu ev yapımı ürünün en güzel tarafı içtenliği ve duygusal yoğunluğu. O yüzden onun sahnedeki enerjisini burada da duymak kabil. Albümdeki 18 özgün bestenin motifleri İspanya’dan Balkanlar’a, Anadolu’da Romanlara kadar uzanıyor. Müzisyen dünyasının sadece niyet ve samimiyet açısından değil, her yönden örnek portrelerinden biri Buzuki Orhan. Başa dönecek olursak: ne demişler kötü komşu ev aldırır, salgın günleri de insana yeni çalgılar öğretiyor.