Mustafa Balbay yazdı: Ankara'da kapalı kapılar ardında tartışılan 4 seçenek

Eski Eş Genel Başkan Sezai Temelli’nin 'İmralı' çıkışı iktidarın ve muhalefetin gündeminde. Kürt sorununun çözümü için muhatap olarak HDP’yi gösteren CHP lideri Kılıçdaroğlu'na "Çözümün adresi ve asıl muhatabı İmralı'dır" diyen Temelli, son olarak görüşlerinin kişisel olduğunu aktardı. Gazetemiz yazarı Mustafa Balbay, gündemdeki 'İmralı' tartışmasına ve Ankara kulislerinde kapalı kapılar ardında konuşulanlara değindi.

22 Eylül 2021 Çarşamba, 13:12
Mustafa Balbay yazdı: Ankara'da kapalı kapılar ardında tartışılan 4 seçenek
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kürt sorununun çözümü için muhatap olarak HDP’yi göstermesinin ardından eski Eş Genel Başkan Sezai Temelli’den gelen “İmralı” çıkışı gündemdeki yerini koruyor.

Kılıçdaroğlu, 'Bay Kemal ve İttifakları' belgeselinde "Kürt sorunu çözmek için meşru bir organa ihtiyacımız var. HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz" ifadesini kullanmış, Temelli ise cevaben "Çözümün adresi ve asıl muhatabı İmralı'dır" yanıtını vermişti.

Temelli, daha sonra, görüşlerinin kişisel olduğunu ve HDP'yi bağlamadığını ifade ederek şu açıklamayı yapmıştı:

"Tweetim üzerine haklı-haksız eleştiriler oldu. Hepsi kabulümdür" diyen Temelli, "O tweet'teki görüşler elbette kişisel görüşümdür. Partiyi elbette bağlamaz. HDP adına bağlayıcı açıklamayı tabii ki yetkili organlarımız yapar."

'TEMEL ZEMİN TBMM OLMALI'

CHP 24-25-26.Dönem İzmir Milletvekili ve gazetemiz yazarı Mustafa Balbay, 22 Eylül tarihli 'İkti-dardakilerin pazarlıkları!' başlıklı yazısında Kürt sorununun çözümüne ve Ankara kulislerinde konuşulanlara değindi.

"HDP hakkında kapatma davası açılmasının başlıca nedeni bu partiye giden oyları Cumhur İttifakı’na kanalize etmekti" diyen Balbay, Ankara’da aylardır kapalı kapılar ardında konuşulan 'yöntemleri' açıkladı.

Balbay'ın yazısından ilgili bölüm şu şekilde: 

Türkiye’nin yaşamakta olduğu üst üste dizili sorunlar düğümünün en üstünde insan haklarına dayalı demokratik bir hukuk devleti olamamak var. Bu en üst düğümü çözmeden öteki düğümleri çözemezsiniz. Cümleyi tersinden kurmak da mümkün; bu düğümü çözdüğünüzde öteki sorunların da büyük bölümünü çözmüş olursunuz.

“Önce Kürt sorununu çözelim, sonra ötekilere bakarız” derseniz, hiçbir şeyi çözmüş olmazsınız. Tam tersi beraberinde yeni sorunlar yaratırsınız. 

Gelelim iktidarın işbaşında kalmak için her yöntemi mubah görme anlayışı içinde bu konuda yaptıklarına...

HDP hakkında kapatma davası açılmasının başlıca nedeni bu partiye giden oyları Cumhur İttifakı’na kanalize etmekti. 

Bu nasıl olacaktı?

Dört seçenek vardı:

1 - HDP’yi kapatmak. Böylece oyların en azından bir bölümünü çekmek. 

2 - HDP’yi Cumhur İttifakı’nı desteklemeye ikna etmek. 

3 - HDP’nin dışında bu tabana hitap eden Cumhurcu başka bir parti kurulmasını sağlamak. 

4 - HDP’yi kapamadan çok, yıpratmak, önde gelenlerini siyaset dışı bırakmak, güçsüzleştirmek. Buna paralel açılım yapıp oy akışı sağlamak.

Bu yöntemlerin tümü Ankara’da aylardır kapalı kapılar ardında tartılıyor. Hiçbir yöntem istenen ağırlığı vermiyor! 

HDP’yi kapatmanın daha büyük oy kaybı getireceğini görüyorlar. Paralel partinin istenen samimiyeti vermeyeceğini hissediyorlar. 

İktidarın planları elbet sadece HDP ile sınırlı değil. Başkentte bu konunun nabzını tutan herkes şu öngörüleri duyuyor:

- İmralı ile yerel seçim sürecinde su yüzüne çıkan diyalog devam ediyor. Oradan kamuoyuna anlatılabilir bir çıkış var mı, sorusu birkaç seçenekli yanıt buluyor.

- Kandil’de yaş ortalaması 70’e gelen yönetici ekibin neler isteyebileceği daha seçenekli şekilde masada. 

- Suriye politikasından nasıl oy çıkar sorusuna yanıt olabilecek taslaklardan biri şu: “Biz orada otonom devlete göz yumalım, siz burada iktidarı destekleyin!”

Yukarıda sıraladıklarımız AKP’nin 2009-2015 arasındaki gizli-açık siyaseti, Oslo’dan Dolmabahçe’ye uzanan diyalogları ile birleştirilerek okunduğunda daha anlamlı olacaktır.

Mustafa Balbay'ın yazısının tamamını okumak için: 

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mustafa-balbay/ikti-dardakilerin-pazarliklari-1870826