Atı alan Üsküdar’dan öteye geçebilecek mi?
Ahmet İnsel
Son Köşe Yazıları

Atı alan Üsküdar’dan öteye geçebilecek mi?

18.04.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Referandum sonucunu bir cümlede şöyle özetleyebiliriz: Tayyip Erdoğan resmi sonuçlara göre bu oylamayı kazanmış, istediğini elde etmiş ama siyasal olarak kaybetmiştir. Bu değerlendirmeyi Reisperestler züğürt tesellisi olarak küçümseyecekler, şaibeli bir seçim zaferinin kazanımlarını hızla hayata geçirmeye öncelik vereceklerdir. Reislerinin seçim sonuçları daha resmileşmeden yaptığı sönük zafer konuşmasında kullandığı bir cümle, fiili durumla ülke yönetmeye alışmış zihniyet dünyasının meşruiyet anlayışını mükemmel biçimde yansıtıyor: “Atı alan Üsküdar’ı geçti!
Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin başında el çabukluğu marifetiyle elinde topladığı gücü sınırsız biçimde ve yasaları açıkça çiğneyerek kullanmayı siyaset olarak gören bir Reis oturuyor. Taraflı olduğunu anayasaya da kaydettiren ve bundan sonra 16 Nisan referandumu öncesi ve sırasında oynadığı gibi, güç oyununu sonuna kadar oynayacağını ilan eden bir Cumhurbaşkanı ve partileşmiş devlet organları olacak karşımızda.
Ne var ki Tayyip Erdoğan bu güç oyunundan elindeki son demokratik dayanak kırıntısını da yitirerek çıktı. 2015 genel seçimlerinde seçim kampanyaları çok büyük bir eşitsizlik içinde yapılmış ama seçim gününe, oy verme ve sayım işlemlerine anlamlı bir gölge düşmemişti. Bugün ise referandum kampanyasının askeri darbe sonrası anayasa referandumlarının baskı, zor, yasak ortamıyla aynı olmasının yanında, sayımın da YSK kararıyla şaibeli olduğu ve şaibeli kalacağı bir seçim yaşadık. Türkiye’de demokrasinin on yıllardır elde edilmiş önemli ender kazanımlarından biri olan, güvenilir seçim sayımı da tarihe karıştı. Seçim Yasası’nın öngördüğü geçerli oy pusulası tanımı, sayım başlarken YSK tarafından değişirildi. Bu yapılan sayımın bütünüyle geçersiz sayılması için yeterli bir yasadışı müdahaledir. Bu anlamda 16 Nisan referandumunun sonuçları, yasadışı bir müdahale ile çarpıtılmış, resmi olarak kabul edilse de gayri meşru seçim sonucu olarak ilelebet anılmaya mahkûmdur artık. Aynı 1946’da tek parti yönetiminin son çırpınışı olan açık oy, kapalı sayım yöntemiyle gayri meşruluğu tarihe geçmiş seçimlerde olduğu gibi. O seçimler, tek parti CHP’sinin gelecek hezimetinin habercisi olmuştu.
Zor, baskı, yasak ve en sonunda sayım hilesiyle elde edilen bir %51’lik “zafer”, Reis’in, atı herkesten önce ve diğerlerinin önünü kestirerek alıp istediği yere varmasına şimdilik yeterli olabilir. Ama ülkenin en büyük kentlerinde çoğunluğu yitirmiş, esas desteğini İç Anadolu, Karadeniz ve kısmen Doğu’da bulan bir şaibeli meşruiyet bu.Ülkeyi sayı olarak tam ortasından, bir yanda fanatik Reisperverler milleti, diğer yanda reisliğini ilan eden şahsa karşı bir o kadar tepkili ve öfkeli halk olarak ikiye bölen bir sözde zafer bu. Yönetilmesi giderek zor olmaktan öteye, geleceği daha da belirsiz kılan bir siyasal, toplumsal ve kültürel yarılma 16 Nisan’da çıplaklığı ve ürkütücülüğü içinde iyice belirdi.
Seçim yasasını resmen ihlal ederek, zor bela ve ucu ucuna kazanılan resmi sonuçlar, Türkiye’de parlamenter rejimi, çoğulcu demokrasiyi, laikliği farklı gerekçelerle de olsa savunan ve en önemlisi tek adamın hükümranlığına kararlılıkla, her türlü tehdidi göğüsleyerek karşı çıkan bir yüzde elli olduğunu gösterdi. Bu yüzde elli, bu referandumun meşruiyetini hiçbir zaman kabul etmeyecektir. Bu yüzde elliye karşı Cumhurbaşkanı’nın 16 Nisan akşamı yegâne somut vaadinin, en kısa zamanda ölüm cezasını uygulamaya sokmak olması, yakın geleceğimizin daha da büyük bir yarılmaya ve çatışmalara gebe olacağını gösteriyor. Seçim sonuçlarına olan genel güvenin yitirildiği, seçim meşruiyetinin kalmadığı bir ortamda bu işin sonunun nereye varacağını kestirmek artık mümkün değildir. Unutmayalım, atı alana Üsküdar’ın ötesine gitmesine izin vermemeye kararlı bir yüzde elli de bu ülkede artık mevcuttur.

Yazarın Son Yazıları

Hınç politikaları ve nihilizm

Hınç politikaları ve nihilizm

Devamını Oku
04.09.2018
Bir otokrat prototipi

Bir otokrat prototipi

Devamını Oku
01.09.2018
Kayırma ekonomisinin bedeli

Kayırma ekonomisinin bedeli

Devamını Oku
28.08.2018
Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Devamını Oku
25.08.2018
Trump ve yeni otoriterizm

Trump ve yeni otoriterizm

Devamını Oku
21.08.2018
Büyük kriz gözüktü

Büyük kriz gözüktü

Devamını Oku
14.08.2018
İş Allah’a kalınca....

İş Allah’a kalınca....

Devamını Oku
11.08.2018
Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Devamını Oku
07.08.2018
Yeni-patrimonyalizm üzerine

Yeni-patrimonyalizm üzerine

Devamını Oku
04.08.2018
Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Devamını Oku
14.07.2018
Erdoğanizm Türkiyesi

Erdoğanizm Türkiyesi

Devamını Oku
10.07.2018
Post-komünist otoriter kapitalizm

Post-komünist otoriter kapitalizm

Devamını Oku
07.07.2018
Otoriter kapitalizmin geleceği

Otoriter kapitalizmin geleceği

Devamını Oku
03.07.2018
Kindar nesil böyle yetiştirilir

Kindar nesil böyle yetiştirilir

Devamını Oku
30.06.2018
Durum budur…

Durum budur…

Devamını Oku
26.06.2018
Yarın ve ötesi

Yarın ve ötesi

Devamını Oku
23.06.2018
Paçalardan akan ne?

Paçalardan akan ne?

Devamını Oku
19.06.2018
Kibrin otokrat hali

Kibrin otokrat hali

Devamını Oku
16.06.2018
Siyasette yalan ve yanlış

Siyasette yalan ve yanlış

Devamını Oku
12.06.2018
Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Devamını Oku
05.06.2018
Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Devamını Oku
02.06.2018
Dindaş/ırktaş demokrasisi

Dindaş/ırktaş demokrasisi

Devamını Oku
29.05.2018
Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Devamını Oku
26.05.2018
Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Devamını Oku
22.05.2018
HDP’nin alacağı oyun önemi

HDP’nin alacağı oyun önemi

Devamını Oku
19.05.2018
AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

Devamını Oku
15.05.2018
Enkaza işaret etmek yeterli değil

Enkaza işaret etmek yeterli değil

Devamını Oku
12.05.2018
Diktatörler seçimle gider mi?

Diktatörler seçimle gider mi?

Devamını Oku
08.05.2018
HDP kilit parti olabilir

HDP kilit parti olabilir

Devamını Oku
05.05.2018
Seçim öncesi 1 Mayıs

Seçim öncesi 1 Mayıs

Devamını Oku
01.05.2018
Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Devamını Oku
24.04.2018
Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Devamını Oku
21.04.2018
Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Devamını Oku
17.04.2018
Trump’ın kuyruğundaki Macron

Trump’ın kuyruğundaki Macron

Devamını Oku
15.04.2018
Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Devamını Oku
14.04.2018
Satranççıya karşı tavlacı

Satranççıya karşı tavlacı

Devamını Oku
10.04.2018
Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Devamını Oku
07.04.2018
Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Devamını Oku
03.04.2018
Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Devamını Oku
31.03.2018
Irkçılığı besleyen yalan haberler

Irkçılığı besleyen yalan haberler

Devamını Oku
27.03.2018