27 Mayıs 1960’ın 66. yıldönümü
Alev Coşkun
Son Köşe Yazıları

27 Mayıs 1960’ın 66. yıldönümü

27.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

27 Mayıs 1960 askeri bir harekettir. TSK’nin normal komuta hiyerarşisi dışında 38 subay tarafından yapılan bu hareketin üzerinden 66 yıl geçti.

27 Mayıs hareketini demokrasi karşıtı bir askeri darbe olarak niteleyenler olduğu gibi, DP’nin otoriter rejimine karşı o günün koşullarında zorunlu bir hareket olduğunu kabul edenler de vardır.

Bu konuda yüzlerce makale, onlarca kitap, lisansüstü araştırmalar ve doktora tezleri yayımlanmıştır.

CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün özellikle 1957 seçimlerinden sonra DP’yi uyaran pek çok konuşma yaptığı da bilinmektedir.

Nitekim İnönü, Tahkikat Komisyonu’nun kuruluşunda, Meclis konuşmaları sırasında şöyle demişti: “Bu öneri kabul edildiği andan itibaren siyasi hayatımız tamir ve deva (çare) kabul etmez bir uçuruma atılacaktır” demişti. Ayrıca şunları söyledi:

ŞARTLAR VE İHTİLAL

“Eğer bir idare insan haklarını tanımaz, baskı rejimi kurarsa o memlekette ayaklanma olur. Buna mahal (olanak) vermemek için idarelerin demokratik yolda olması, insan haklarının yürürlükte olması şarttır.”

“Eğer insan hakları yürütülmez, vatandaş hakları zorlanırsa, baskı rejimi kurulursa ihtilal behemehal (mutlak) olur. Biz öyle bir ihtilal içinde bulunmayız, bulunamayız. Böyle bir ihtilal bizimle münasebeti olmayanlar tarafından yapılacaktır.”

“Şimdi arkadaşlar, şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır. Fakat ihtilal aslında bir milletin asla arzu etmeyeceği, çetin ve tehlikeli bir ameliyattır.” (1) TBMM Tutanağı, 18 Nisan 1960, M.I.I. C.3 s.82.

27 Mayıs askeri hareketini siyasi olaylar açısından değerlendirdiğimizde bu askeri hareketin gerçekleşemeyeceği durumlar ortaya çıkmıştır. Aslında, bu olanak ilk kez 1957 seçim sonuçlarında ortaya çıktı. Türk siyasal hayatı bu olanağı kullanamadı. Diğer iki olanak ise Başbakan Menderes tarafından kullanılamamıştır.

1957 SEÇİM SONUÇLARI 

1957 seçim sonuçları incelendiğinde DP’nin azınlığa düştüğü görülür. Ancak seçimlerde uygulanan çoğunluk sistemi nedeniyle DP aldığı oydan daha fazla temsil olanağını elde ederek haksız yere iktidarını sürdürmüş ve sonunda askeri hareketle devrilmiştir.

Bu sert cümlenin belgelere dayalı siyasal durumu ve yorumu aşağıda verilmiştir.

1957 genel seçimleri 27 Ekim 1957 Pazar günü yapıldı.

Seçim sonuçlarının açıklanmaya başladığı ilk saatlerde radyo, yayında DP’nin kazandığı haberini veriyordu. Tartışma ve itirazlardan sonra aşağıdaki sonuçlar ortaya çıktı:

Image

Bu seçim sonuçlarına göre DP oyların yüzde 47.9’unu almıştı. Diğer üç muhalefet partisinin toplam oyları yüzde 52.3’ü bulmuştu. Uygulanan çoğunluk sistemi nedeniyle DP Meclis’te 424 sandalyeye sahip olmuş ve yüzde 69.6 oranında fazla temsil hakkını elde etmişti. Kuşkusuz adaletsiz bir durum ortaya çıkmıştı.

ÇOĞUNLUK SİSTEMİ YERİNE MİLLİ BAKİYE SİSTEMİ 

1957 seçimlerinde çoğunluk sistemi yerine “milli bakiye sistemi” uygulanabilseydi Meclis’teki temsil durumu aşağıdaki gibi olacaktı:

Image

Bu tablonun gösterdiği durum çok önemlidir. Yineleyelim, 1957 seçimlerinde DP toplamda yüzde 47.9 oy alırken üç muhalefet partisinin toplam oyu yüzde 52.3’e yükselmiştir. Milli bakiye sistemi uygulanmış olsaydı muhalefet partileri Meclis’te çoğunluğu elde edecekti. Sonuçta siyasal iktidar, üç muhalefet partisinin eline geçmiş olacaktı.

Bu sonuçlar gerçek bir adaletsizliği ortaya koymaktadır. Tek başına 253 sandalye kazanan CHP, Meclis’te güçlü bir denge unsuru haline gelecekti. Üç muhalefet partisinin toplam sandalye sayısı 321’e ulaşacak, böylece tek bir partinin otoriter bir siyasal iktidar kurma olanağı elinden alınmış olacaktı.

Böylesi makamsal durumda askeri bir hareket olanağının ortadan kalkmasıdır. Bir başka karar Tahkikat Komisyonu sonrası durumdur.

TAHKİKAT KOMİSYONU VE TARTIŞMALAR 

1959 yılında partisinin kongresine giden İnönü’ye Uşak’ta taş atılması, ardından 4 Mayıs 1959’da Topkapı’da arabasına taşlı sopalı saldırılar yapılması siyasi yaşamı sertleştirmiştir.

1960 Nisan ayında CHP lideri İnönü, partisinin Kayseri il kongresine giderken engellendi, Kayseri’ye sokulmak istenmedi. Siyasal yaşam yine çok sertleşmişti

18 Nisan 1960’ta DP milletvekillerinin oylarıyla “CHP’nin ve bir kısım basının faaliyetlerinin incelenmesi” için tamamı 15 DP milletvekilinden oluşan bir Tahkikat Komisyonu kuruldu. Yazarımız Prof. Dr. Emre Kongar yazılarında Tahkikat Komisyonu’nun kuruluşunu “sivil darbe” olarak nitelemektedir. Bu yargı demokratik hukuk devleti açısından doğrudur.

BASKI REJİMİ 

İnönü, Meclis’teki konuşmasında, “Biz demokratik rejimi kurduk. Bu demokratik rejimi istikametinden ayırıp baskı rejimi haline getirmek çok tehlikelidir. Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam” dedi.

Anayasa hukuku hocaları, özellikle Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı ve Prof. Tarık Z. Tunaya bu komisyonun kuruluşunun ve verilen yetkilerin anayasaya aykırı olduğunu belirttiler.

DP milletvekillerinden oluşan Tahkikat Komisyonu, Türk siyasal yaşamında sert tartışmalara neden oldu. Özellikle komisyona verilen yetkiler anayasaya aykırı olarak kabul ediliyordu.

On gün içinde, 27 Nisan 1960’ta, Meclis’e “Tahkikat Komisyonu için Salahiyet Kanunu” adını taşıyan yeni bir kanun sunuldu. Meclis’te kabul edilen bu kanunla kurulan komisyona:

a) Her türlü yayınları ve gazeteleri yasaklamaya,

b) Yayın yasağına uyulmaması durumunda süreli ya da süresiz yayının basımını ve dağıtımını durdurmaya,

c) Söz konusu yayınların toplatılmasına, sürekli yayının basımının durdurulmasına veya basımevinin kapatılmasına,

ç) Soruşturma için gerekli görülen ya da suçu kanıtlayıcı nitelikte olan her türlü evrak, belge ve eşyaya el konulmasına,

d) Siyasal içerikli toplantı, hareket, gösteri vb. faaliyetler hakkında karar almaya,

e) Hükümetin bütün araçlarından yararlanmaya yetkili sayılmışlardı. Bu denli kapsamlı yetkilerle donatılan komisyonun çalışmaları ve alınan kararlar kesin olup bunlara itiraz da edilemeyecekti. İtiraz edenlere üç yıla kadar ağır hapis cezası verilecekti.

Tahkikat Komisyonu’na mahkeme, savcı ve askeri mahkemelerin yetkilerini veren bu kanunun DP’nin çoğunluğu tarafından kabul edilmesi, tüm Türkiye’de tartışma ve olumsuz etki yarattı.

28 NİSAN 1960

28 Nisan günü İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciler protesto gösterisi yaptılar, İstanbul Hukuk Fakültesi’nde “Hukukun yok edildiği bir yerde hukuk okunmaz” diyerek öğrenciler üniversite bahçesine çıktılar. Polis aşırı müdahalede bulundu. Orman fakültesi öğrencisi Malatyalı Turan Emeksiz polis kurşunuyla şehit edildi, yüzlerce öğrenci yaralandı.

Ertesi gün 29 Nisan’da Ankara SBF ve hukuk öğrencileri de aynı eyleme katıldılar. İstanbul Üniversitesi Anayasa Hukuku Prof. Ali Fuat Başgil Ankara’ya çağrıldı. 29 Nisan günü akşam Çankaya Köşkü’nde tarihi bir toplantı yapıldı. Başgil, “Meclis Tahkikat Komisyonu” kurabilir ancak bu konuda verilen yetkilerin anayasaya aykırı olduğunu Cumhurbaşkanı Bayar ve Başbakan Menderes’e açıkça belirtti.

Hükümetin istifa etmesini, yeni bir hükümet kurulmasını ve seçim tarihinin ilan edilmesini önerdi.. Başbakan Menderes Prof. Başgil’in bu iki aşamalı önerisini kabul etti. Ancak Celal Bayar bu öneriye “Dereden geçilirken at değiştirilmez” ve “Tenkit zamanı değil tenkil (cezalandırma) zamanıdır” diyerek karşı çıktı.

Eğer Başbakan Menderes, özgür hareket edip yeni bir hükümet kurabilse ve seçim tarihi açıklanabilseydi 27 Mayıs askeri hareketinin gerçekleşmeyeceği o günün politikacıları ve ihtilali yapan askerler tarafından açıklanmıştır.

Çünkü 27 Mayıs askeri hareketi gerekçesini kaybedecek ve askeri ihtilal de gerçekleşmeyecektir.

DP siyasal iktidarı ve Menderes bu olanağı ne yazık ki kullanamadı.

24 MAYIS 1960 DP GENEL İDARE KURULU 

28-29 Nisan üniversite gençlik hareketleri, Tahkikat Komisyonu’nun gazeteleri kapatması, kimi basın mensuplarının tutuklanması, siyasi tansiyonun artmasına neden olmuştu.

O tarihten 27 Mayıs’a kadar geçen zaman içinde gerçekleşen toplumsal hareketler özetle şöyledir:

5 Mayıs’ta “Kızılay halk gösterisi” 555K gerçekleşti. “Beşinci ayın beşinde saat beşte Kızılay’da” parolası ile tarihe geçen bu halk hareketinde Başbakan Menderes protestolarla karşılandı. 19 Mayıs gösterileri yasaklandı, gazeteler kapatıldı.

21 Mayıs 1960’ta Harp Okulu öğrencileri resmi üniformalarıyla Ankara’da sessiz bir yürüyüş yaptılar. Bu çok anlamlı ve önemli bir gösteriydi. Bu yürüyüşten sonra Balıkesir milletvekili eski bakan Sıtkı Yırcalı; Erzurum milletvekili, eski bakan Rıfkı Salim Burçak, DP Genel İdare Kurulu üyesi Kamil Gündeş ve Mustafa Zeren’in başını çektiği ve 98 DP milletvekilinin imzaladığı bir muhtıra o günün koşullarında önemliydi ve konunun Meclis grubunda görüşülmesi isteniyordu.

Sonunda 23 Mayıs 1960’ta DP Genel İdare Kurulu, Çankaya’da Celal Bayar’ın başkanlığında toplandı.

Bu toplantıyı Samet Ağaoğlu şöyle anlatıyor: “... Genel idare kurulu; Yırcalı, Mustafa Zeren, Kamil Gündeş ve Rıfkı Salim Burçak’ın önergesi üzerine toplandı. Menderes hırçındı. Başbakanın iç politika hakkında kurula bilgi vermesini istiyorlardı. Menderes uzun konuştu; olayları ve Halk Partisi’nin hedeflerini anlattı.”

Yırcalı, Adnan Menderes’in istifa ederek yepyeni kimselerden bir hükümet kurmasının çok yerinde olacağını anlattı.

“Çarşamba sabahı bir toplantı daha yapıldı. Prof. Rıfkı Salim Burçak izlenen politikanın tamamen bırakılmasından başka çare kalmadığını, bir çıkrığın içinde boğulmak üzere olunduğunu söyledi. Bu çıkmazdan nasıl çıkacağız diye sordu.

Adnan Bey, cevap verdi ve ‘Ben sizi çıkaracağım’ dedi. ‘Buradan çıkaramayacaksınız, çok zor’ deyince toplantıyı bırakıp gitti.”

Ağaoğlu şöyle devam ediyor: “Öğleden sonra Meclis’te parti grup toplantısı... Menderes yine hırçın, yine sinirli. Eskişehir’e gidiyorum dönüşte görüşürüz, dedi. Grup dağılmak istemedi.”1

OYSA DİNLESEYDİ

Oysa Menderes 23-24 Mayıs günleri kendisine Sıtkı Yırcalı ve Prof. Dr. Rıfkı Salim Burçak tarafından önerilen istifayı kabul edip yeni bir hükümet kursaydı, seçimlerin yapılacağını açıklasaydı, bu olanağı kullansaydı 27 Mayıs askeri hareketi olmayacak, demokratik yaşam kendi kuralları içinde yürüyecekti.

Demokrasi çok hassas bir rejimdir.

---

1- Samet Ağaoğlu, Arkadaşım Menderes, 2. Baskı, YKY, 2016, s.126-127. 

Yazarın Son Yazıları

Milli irade ve siyasal iktidar

2024 yerel seçimlerinde ana muhalefet CHP başarılı sonuçlar aldı.

Devamını Oku
14.09.2026
Türkün yeniden doğuşu

Milli Mücadele 19 Mayıs 1919’da başladı, üç buçuk yıla yakın bir süre içinde 9 Eylül 1922’de zaferle sonuçlandı.

Devamını Oku
09.09.2026
Cumhuriyetçi ve Atatürkçü Ahmet Güryüz Ketenci'yi kaybettik

Ahmet Güryüz Ketenci, devrimci kimliğiyle, özellikle 1960 sonrası gençlik hareketi içinde etkin rol oynamış önemli isimlerden biriydi.

Devamını Oku
07.09.2026
Kesintisiz 60 yılını Cumhuriyet'e adadı

Şükran Soner gazetecilik yaşamının tüm aşamalarını Cumhuriyet gazetesinde geçirdi.

Devamını Oku
02.09.2026
30 Ağustos Büyük Taarruz’un stratejik noktaları

30 Ağustos Türklerin ölüm kalım savaşıdır.

Devamını Oku
30.08.2026
CHP’nin ruhu ne demektir?

Ortanın solu hareketi başladı. Ecevit’in yanında yer aldım. Ecevit’in genel başkan sıfatıyla katıldığı ilk genel seçimi olan 1973 seçimlerini CHP İzmir il başkanı olarak yönettim.

Devamını Oku
31.07.2026
İstifa zor bir karardı

Değişik dönemlerde parlamentoda CHP milletvekili olarak görev yapmış, 300’e yakın eski milletvekili CHP’den istifa etti.

Devamını Oku
30.07.2026
Rahat uyu İlhan abi

İlhan Selçuk Kuvayı Milliyeci, antiemperyalist, bağımsız Türkiye idealine inanmış, bükülmez ve düşüncelerinden ödün vermez bir gazeteci olarak tarihe geçti

Devamını Oku
21.06.2026
CHP’nin zorlu tarihinden bir yaprak

Mutlak butlan davası kararının açıklanmasının üzerinden tam bir hafta geçti.

Devamını Oku
28.05.2026
27 Mayıs 1960’ın 66. yıldönümü

27 Mayıs 1960 askeri bir harekettir.

Devamını Oku
27.05.2026
19 Mayıs 1919 Umuda Yolculuk

Nutuk, “1919 yılı mayısının 19. günü Samsun’a çıktım” cümlesiyle başlar.

Devamını Oku
19.05.2026
Asırlık TBMM ve çağdaş demokrasi

Asırlık bir Meclis olan TBMM, 23 Nisan 1920’de merasimle açıldı.

Devamını Oku
23.04.2026
Hukuk Devleti ve Cindoruk

Yakın tarihimizi bizzat yaşamış, çok önemli siyasal olaylara tanıklık etmiş, çok değerli bir devlet adamını yitirdik.

Devamını Oku
12.04.2026
Yanlış anlaşılan milli irade

Günümüz evrensel ve çağdaş demokrasisinde önemli olan sayısal demokrasi değil, çoğulcu ve katılımcı demokrasidir.

Devamını Oku
26.03.2026
Halifeliğin kaldırılışı - Teokratik devletin yıkılışı

Binlerce yıllık halifelik makamı, devrimci Meclis tarafından 3 Mart 1924’te kaldırıldı.

Devamını Oku
03.03.2026
Kuvayı Milliyeci ve Atatürkçü Hıfzı Veldet Velidedeoğlu

Büyük hukukçu Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nu aramızdan ayrılışının 34. yılında saygıyla anıyoruz.

Devamını Oku
25.02.2026
Medeni Kanun’un 100. yılı

Türk Medeni Kanunu (MK) 17 Şubat 1926’da kabul edildi ve bugün bu çok önemli yasanın 100. yılını kutluyoruz.

Devamını Oku
17.02.2026
Kalpaksız Kuvayı Milliyeci Mumcu

Uğur Mumcu, gazetecilik kariyerinin en üst düzeyindeyken 24 Ocak 1993 tarihinde, kahpece hazırlanmış bir düzenekle arabası havaya uçurularak öldürüldü.

Devamını Oku
24.01.2026
Birinci İnönü Zaferi ve Atatürk’ün değerlendirmesi

Kuvayı Milliye’nin ilk zaferi Birinci İnönü Savaşı’nın 105. yıldönümünü kutluyoruz.

Devamını Oku
11.01.2026
2025’ten 2026’ya iç ve dış politikada gelişmeler

Bu topraklarda Cumhuriyet ilkelerini yüz yıldır yaşatan Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti ilkelerini titizlikle uygulamalıdır. Siyasal iktidar dinsel ve mezhepsel tercihlere dayalı dış politikasını terk etmelidir. Türkiye çağdaşlaşma yolundan vazgeçmemelidir.

Devamını Oku
07.01.2026
2025’ten 2026’ya iç ve dış politikada gelişmeler

Türkiye’de özellikle “hukuk devleti” ciddi sarsıntı geçiriyor. Hukuk devleti nasıl sağlanır? Bu “anayasanın üstünlüğü”nü ve “hukukun normlar hiyerarşisi”ni kabul eden sistemin ödün vermeden yürütülmesi ve tereddütsüz uygulanması ile mümkün olur.

Devamını Oku
06.01.2026
Kürt sorunu ve Atatürk’ün görüşü

“Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem Kürtlerin ve hem de Türklerin yetki sahibi vekillerinden meydana gelmiştir ve bu iki unsur bütün çıkarlarını ve geleceklerini birleştirmiştir. Yani onlar bilirler ki bu, ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz.” Atatürk, Kürt sorununu, çok açık olarak bu sözlerle yanıtlamış oluyordu.

Devamını Oku
25.12.2025
Hukukun üstünlüğü ve hukukta karmaşa...

Hukuk devleti öncelikle yargı organlarının hukuk kurallarına uymasıyla gerçekleşir.

Devamını Oku
04.12.2025
Atatürk ve Vahdettin üzerine

Osmanlıcı, halifeci, ikinci cumhuriyetçi yazarlar zaman zaman “Atatürk’ü Anadolu’ya Padişah Vahdettin”in gönderdiğini ileriye sürerler.

Devamını Oku
14.11.2025
Cumhuriyet ve karşıdevrim

Milli Mücadele’de Kuvayı Milliyeciler Mustafa Kemal liderliğinde üç cephede birden savaştılar.

Devamını Oku
29.10.2025
CHP Meclis’e girmiyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni dönem toplantısı bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması ile açılacak.

Devamını Oku
01.10.2025
CHP’ye karşı savaş ve son durum

19 Mart 2025 bir dönüm noktasıdır.

Devamını Oku
20.09.2025
30 Ağustos Zaferi'ni kutluyoruz

30 Ağustos 1922’de kazanılan zafer, tarih sahnesinden silindiği düşünülen bir ulusun şahlanması ve modern bir devletin kuruluşunun müjdesidir.

Devamını Oku
30.08.2025
Yeni bir devlet kurma projesi mi?

ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack yaptığı konuşmalarla gündemi belirlemeye çalışıyor.

Devamını Oku
17.07.2025
Cetvelle çizilen sınırlar... Vatandaş kanıyla çizilen sınırlar...

ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack aynı zamanda ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve ABD Başkanı Trump’ın yakın arkadaşıdır.

Devamını Oku
11.07.2025
Tarihten bir yaprak: Kumpaslar halk gücü ile yenilir

Genel başkan İnönü, genel başkanlıktan, ardından CHP’den istifa ediyor. CHP’nin içinde yıllarca siyaset yapmış önemli siyasi liderler CHP’den ayrılmışlar ve yeni bir siyasi parti kurmuşlar... Askeri vesayet CHP’nin karşısında, muhafazakâr iktidar ve yandaş basın her gün CHP aleyhine propaganda yapıyor ama CHP’yi sıfırlayamıyorlar. İşte CHP böyle köklü bir siyasal partidir.

Devamını Oku
01.07.2025
İsmet İnönü’nün cevapları

Geçen günlerde CHP’nin ikinci genel başkanı İsmet İnönü’yü hedef alan konuşmalar yapıldı.

Devamını Oku
29.05.2025
27 Mayıs ve 1961 Anayasası

1960-1980 tarihleri arasında ülkemizde üç askeri darbe oldu.

Devamını Oku
27.05.2025
19 Mayıs ve Atatürk

19 Mayıs 1919 Türk İstiklal Savaşı’nın başlangıcı ve dönüm günüdür.

Devamını Oku
19.05.2025
Cumhuriyet gazetesi 101 yaşında: Mücadeleye devam

Cumhuriyet gazetesi 101 yaşında: Mücadeleye devam

Devamını Oku
07.05.2025
23 Nisan 1920’nin önemi

23 Nisan 1920’nin önemi

Devamını Oku
23.04.2025
CHP ve Cuntacılık

CHP ve Cuntacılık

Devamını Oku
10.04.2025
Alev Coşkun yazdı

3 Mart Devrim Yasaları Din Devletinin Yıkılışı

Devamını Oku
03.03.2025
Alev Coşkun yazdı...

Yakın tarihten bir yaprak...

Devamını Oku
21.02.2025
'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve siyasal tarih

'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve siyasal tarih

Devamını Oku
20.01.2025