Nezihe’nin kadife bayramlığı
Tolga Aydoğan
Son Köşe Yazıları

Nezihe’nin kadife bayramlığı

27.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ülke gündemi karışık. Bu şartlarda giriyoruz bayrama. Geçen bayram Aziz Nesin ile Neyzen Tevfik’in bir bayram hatırasını kaleme almıştım. “Nerede O Eski Bayramlar” başlıklı yazı. Üşenmezseniz bir okuyunuz derim. Orada Aziz Nesin’in bayramlığını anlatmıştık bugün de başka bir çocuğun; Nezihe’nin…

Öncesinde Osmanlı dönemi Ankara’sına bir bakmak isterim. 

Birçok kentte olduğu gibi eskiden Ankara’da da “Bayram Yerleri” kurulurdu. Biri Hamamönü’de “Hamit’in Tarlası” denilen yerde, diğeri ise “Tahtakale” dediğimiz eski Ulus Hali’nin bulunduğu yerde… Tabii bayram yerleri bugün unutulmuştur. Hatırlatmak gerekirse, boş arazilere dönme dolaplarının, salıncakların, tahterevallilerin kurulduğu, çocukların da bayramlarda gönüllerince eğlendiği yerlerdi buralar. Cumhuriyetin ilk yıllarında da bu gelenek devam etti, sonra da unutulup gitti. 

Image

*Ankara’da Tahtakale’de kurulan bir bayram yeri 1910’lar. 

Image

*Hamit’in Tarlasında kurulan salıncaklar, 1920’ler.

Millî Mücadele döneminde Ankara’da bulunan ünlü tarihçimiz Enver Behnan Şapolyo da bu bayramlar yerlerini görmüş ve yazmış kişilerdendir. Bir kitabında da Mustafa Kemal Paşa’nın Hacı Bayram Camii’nde bayram namazı kıldığını, akabinde Zincirli Camii’nin karşısında bulunan sıralı akasya ağaçlarının bulunduğu yerde Ankaralılarla bayramlaştığını kaleme almıştır. Bu akasyaları da Ankara’ya Muhittin adında bir ziraatçı dikmiştir ki yazar Mehmed Kemal 1930-1940’lar Ankara’sında bu akasyaların kentin adeta simgesi olduğunu anlatmıştır. Şimdi ne akasyalar kaldı ne de bayram yerleri… 

NEZİHE’NİN BAYRAMLIĞI

Çocukların sabırsızlıkla gitmeyi beklediği yerlerdir bu bayram yerleri. 1926’ya yani tam 100 yıl öncenin Ankara’sına gitseniz o bayram günü Nezihe’nin heyecanına da tanıklık ederdiniz. Nezihe! Yani hepimizin bildiği üzere Ankara ve Atatürk üzerine kitaplar yazar Nezihe Araz… “Mustafa Kemal’in Ankara’sı” adlı kitabında çocukluğunun geçtiği bayramları da kaleme almıştır. Altı yaşında dikilen ilk bayramlığını da… Açık lacivert kadifeden, yakasında ve kol ağızlarında ince plili pembe şifondan süsleri olan bayramlığını ablası Samiye dikmiştir. Bir de siyah rugan ayakkabı alınmıştır Nezihe’ye ve şöyle anlatmıştır heyecanını: “Yeni pabuçlarım üç gün baş ucumda nöbet tuttu. Onları okşamadan üç gün yatağa girmedim. Bayramı beklerken uykum kaçıyordu adeta”. 

Çocuk “Aziz Nesin” de aynı şeyi anlatmıştı geçen bayram ki yazımızda; pabuçlarını, kıyafetlerini giymeye kıyamadığını… Peki ya şimdi? Günümüz çocukları Aziz Nesin ve Nezihe Araz gibi bayramlıklarını giymeyi heyecanla bekler mi? 

Kendisini çirkin bulan ve aynalarla arası iyi olmayan Nezihe o bayram kadife elbisesini giydiğinde bir mucizenin gerçekliğine tanık olmuştur; yanaklarının daha renkli, gözlerinin daha parlak ve çok güzel bir kız olduğunu söylemiştir. Bunu da “kadife bayramlığın mucizesi”ne bağlamıştır. 

Eller öpülmüş, süslü bayram mendilleri ile harçlıklar alınmış, dargın olan amcasıyla halası barıştırılmış. Nezihe’yi bir ara arkadaşları bahçede oynamaya çağırmış fakat o kadife bayramlığı kirlenmesin diye çıkmamıştır dışarı. Aklında ise o soru: “Şimdi bizi bayram yerine götürecekler mi?” Sonra da tedirginlik: “Bu kadife elbisemle dönme dolaba nasıl bineceğim?”

Bu sırada komşuları bayramlaşmaya gelmiştir. Annesinin elini tutan Nigâr ile Yadigâr… Sohbet sırasında Nezihe’nin akranı olan Nigâr birden ağlayıvermiştir. Gerisini şöyle anlatmıştır Nezihe: 

“(…) İçimde tuhaf bir hüzünle onlara bakarken annemi gördüm. Ardında ablam. Annem tatlı zarif bir sesle beni çağırıyordu. Ablam usulca ‘anne lütfen yapma’ dedi ama bunu duydum ben. Annemin odasına geçtik. Beni kucağına almış benden bir şey istiyordu. Belli ki zorluyordu. Uzun uzun anlattı. Saçlarımı okşuyordu. ‘Anne! Bayramlığımı Nigar’a mı vereceksin?’ dedim sonunda. ‘Ama neden?’ (…) Çünkü Nigar’ın babası ölmüş. Bu, onların babasız ilk bayramıymış. Yazıkmış kıza. Annem Nigar’a yapacağım bu iyilik için bana neler alacakmış neler… Ablam da kadife bayramlığın aynısını hemen dikecekmiş.” 

Belli ki Nigar’a bayramlık alınamamış. Babası da yeni vefat etmiş. Bu nedenle de Nezihe o gün bayramlığını Nigar’a vermek zorunda kalmış. Yıllar sonra annesi bir gece yanına gelmiş ve “O bayramdan beri hep senden özür dilemek istedim. Beni anlayacak yaşa gelmeni bekliyordum” demiştir. Sonra ağlayan birini mutlu etmenin erdemi üzerine konuşmuşlar… Gerisi ise yine Nezihe’de: 

“O gece yatmak için yerimizden kalktığımızda annem elini omzuna koydu ve ‘verecek hiçbir şeyin yoksa insanlara tatlı bir tebessüm ver. Bu da çok değerli bir armağandır’ dedi.”

Nezihe bayramlığını verince elbette üzülmüştür ama yıllar içinde onun erdemini anlayabilmiştir. 

İşte 1926’ın Ankara’sında küçük Nezihe’nin bize emanet ettiği bir hatıra…

Nezihe, annesinin o cümlesini hiçbir zaman unutmadığını söylemiştir. Vefat eden annesini ne kadar çok özlediğini, hele ki bayramlarda bunun ne kadar acı verdiğini….  

Bakınca geriye ne akasyalar kaldı geriye ne bayram yerleri ne de bu hatıranın sahipleri…

Siz de bu bayram hayatta olan sevdiklerinize en azından tatlı bir tebessüm verin. Nezihe’nin annesinin dediği gibi… “Bu da çok değerli bir armağandır” 

Sevdiklerinizle birlikte mutlu bayramlar. 

Yazarın Son Yazıları

Figaro'nun Düğümü

Geçen akşam Büyük Tiyatro Opera Sahnesinde “Figaro’nun Düğünü” operasının prömiyerindeydik.

Devamını Oku
09.10.2026
Köşebaşı ve Ahmet Kutsi Tecer

1937 senesinde Ahmet Kutsi Tecer ve eşi Meliha Hanım’ın yolu Ankara ile kesişir.

Devamını Oku
02.10.2026
Şevket Rado ve Doğan Kardeş

Şimdi 1930-1940’lar Ankara’sına gitme imkânı olsaydı Karaoğlan Meydanı’nda sıralanmış dükkanların en başında bulunan İstanbul Pastanesi’nde edebiyatçıları görürdünüz.

Devamını Oku
25.09.2026
Ankara’nın kuruluşunu anlatan sergi

Osmanlı dönemi Ankara’sı bir ticaret kentidir ve bu ticaretin ana kaynağı da Ankara keçisinden elde sof kumaşıdır.

Devamını Oku
18.09.2026
9 Eylül ve İzmir’e giren komutanlar

3 Kasım 1948 günü Cumhuriyet Gazetesi’nin ikinci sayfasında emekli süvari subayı Behçet Bağatır’ın bir mektubu yayınlanır ve şöyle bir çağrıda bulunur...

Devamını Oku
09.09.2026
Bozcaada’nın sesleri

Geçtiğimiz ay vizyona giren Odyssey filminde Bozcaada yani Tenedos’tan da bahsedildiğini filmi izleyenler anımsayabilir.

Devamını Oku
04.09.2026
Hatıralar ışığında 30 Ağustos

Türk ordusunun 9 Eylül günü İzmir’e girişinden önce “Armutlu” köyünde yaşananlar, Türk milletinin bu zafere ve Mustafa Kemal Paşa’ya olan inancını ve minnettarlığını gözler önüne serer.

Devamını Oku
30.08.2026
Burhaniye Cahit Sıtkı Müzesi

Geçtiğimiz aylarda bir müzayedede önemli bir Türk yazarının fotoğrafını fark ettim.

Devamını Oku
21.08.2026
Rumeli Türküleri ve Atatürk

Atatürk’ün içinde Rumeli’ye karşı hep bir özlem vardır.

Devamını Oku
15.08.2026
Gaip romancı

6 Haziran 1936 günü Ağaç Dergisinde bir ilan çıkar “Gaip Aranıyor” başlığı ile… Denir ki:

Devamını Oku
07.08.2026
Cumhuriyetin kızları

Türk kadınının hak arayışı II. Meşrutiyet ile hız kazanır.

Devamını Oku
31.07.2026
Varlık 93 yaşında

Yaşar Nabi Nayır’ın kültür hayatımıza en büyük katkısı elbette Varlık’tır.

Devamını Oku
22.07.2026
Zihni Göktay’a veda

Zihni Göktay’ı uzun yıllar tiyatro sahnesinde, sinema perdesinde ve televizyon ekranlarında seyrettik.

Devamını Oku
09.07.2026
Edebiyatın Başkenti Ankara

1915 senesinde Çanakkale Savaşları sırasında İstanbul’dan cepheye bir heyet gider.

Devamını Oku
03.07.2026
Müzik sadece müzik değildir

Azerbaycan’dan Haydar, Moskova’dan Lena, Ukrayna’dan Maria, Tahran’dan Mehran, Gebze’den İnci, Kayseri’den Kübra, Başakşehir’den Tuğba, Ankara'dan Gülsemin ve adını bilmediğimiz binlerce kişi.

Devamını Oku
28.06.2026
Orhan Veli'nin yarım milyonluk kitabı

Son günlerde bir tartışma aldı gidiyor

Devamını Oku
25.06.2026
Bilime Adanmış Bir Ömür: Erdal İnönü

6 Haziran günü Erdal İnönü’nün 100. doğum günüydü.

Devamını Oku
09.06.2026
“Yoooh Canım”

Geçen akşam sözleştik arkadaşla, oturduk, sohbet muhabbet...

Devamını Oku
05.06.2026
Nezihe’nin kadife bayramlığı

Ülke gündemi karışık.

Devamını Oku
27.05.2026
Bandırma Vapuru’nun fotoğrafı

1 Temmuz 1927…

Devamını Oku
19.05.2026
“Bir şey mi yapacaksın Kemal?”

Bundan 107 sene önce bugün…

Devamını Oku
14.05.2026
Kayıp Edebiyat

3 Kasım 1951 günü Nurullah Ataç Ankara’dan İstanbul’daki Yaşar Nabi’ye bir mektup gönderir ve bir defterden bahseder.

Devamını Oku
08.05.2026
“ELÇİ”

22 Nisan Çarşamba günü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda ATAM Başkanı Sayın Ahmet Kılınç'ın davetiyle “Millî Mücadele’den Günümüze Ankara’daki Diplomatik Misyonlar ve Elçilik Binaları” başlıklı konferansta elçilikleri anlattık.

Devamını Oku
25.04.2026
Sorun nerede?

Geçen hafta Ankara Kitap Fuarı’ndaydık.

Devamını Oku
17.04.2026
Ay'a seyahat

“Biz Heybeli’de her gece mehtaba çıkardık”

Devamını Oku
10.04.2026
İlk kütüphanemiz nasıl doğdu?

İlk kütüphanemiz nasıl doğdu?

Devamını Oku
02.04.2026
Dinolar ve Kemaller

Adana’daydık iki gün önce.

Devamını Oku
27.03.2026
“Nerede o eski bayramlar”

“Nerede o eski bayramlar?” diyen çok tabii günümüzde. Bayram denince ilk akla gelen de bayramlık, bayram harçlığı ve çocuklar… Devir değişti, zamane çocukları da kapıya gelip şeker istemiyor artık.

Devamını Oku
19.03.2026
Sosyal medya ve Atatürk

Melih Cevdet’in anılarını kaleme aldığı kitabında bazı dostlarının vefatından duyduğu üzüntüden bahsetmiştir.

Devamını Oku
13.03.2026
Celal Hoca

Mayıs 1934, Çankaya Köşkü.

Devamını Oku
05.03.2026
“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında

“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında

Devamını Oku
27.02.2026
Müze olmasını istemişti: Orhan Veli’nin doğduğu ev satışta

Orhan Veli Kanık, Türk şiirine yeni bir soluk getirmiş, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte başlattığı “Garip” akımı ile sadeleşmeyi savunmuş; vezin, aruz, kafiyeyi atarak yepyeni bir anlayışı Türk şiirine sokmuştur.

Devamını Oku
20.02.2026
Keçiören ve Atatürk

Mustafa Kemal Paşa 27 Aralık 1919 günü Ankara’ya geldiğinde coşkuyla karşılanır ve Hükümet Konağı’nda soluklandıktan sonra Keçiören’deki Ziraat Mektebi’ne yerleşir.

Devamını Oku
13.02.2026
Amanullah Han'ın gözyaşları

Taliban yönetiminin Afganistan genelinde uygulanacak olan yeni kararları gündemi meşgul etmekte.

Devamını Oku
30.01.2026
Lucia Di Lammermoor ve Gencer

1929 Ekonomik Buhranı’nın ardından yerli mallar önem kazanmış, bu nedenle Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulmuş, 1930-1932 yılları arasında Ankara’da Türk Ocağı ve Evkaf Apartmanı’nda yerli ürünlerden oluşan sergiler açılmıştır.

Devamını Oku
18.01.2026
Mesut İktu’ya veda

Mesut İktu 3 Ocak 2026 günü aramızdan ayrıldı.

Devamını Oku
08.01.2026
“20 Yumurta, 10 Ekmek, 1 Okka Peynir”

“20 Yumurta, 10 Ekmek, 1 Okka Peynir”

Devamını Oku
30.12.2025
Nazım, Kuvayi Milliye Destanı ve Melih Bey

Nazım, Kuvayi Milliye Destanı ve Melih Bey

Devamını Oku
12.12.2025
“Atatürk ve Çallı’nın Tehlikeli Bir Tablosu”

“Atatürk ve Çallı’nın Tehlikeli Bir Tablosu”

Devamını Oku
05.12.2025
Karanlığı aydınlatanlar

Karanlığı aydınlatanlar

Devamını Oku
24.11.2025