Arif Kızılyalın

Vakıf görünümlü tekke ve zaviyeler!

17 Ocak 2022 Pazartesi

Gencecik bir insan.

Üstelik başarılı. Tıp fakültesi öğrencisi.

Yarın, bilemediniz öbür gün hekim diploması alacak, belki uzmanlaşacağı alanda geleceğin Özlem Türeci’si, Uğur Şahin’i olacak...

Bütün bu umutlar, beklentiler bitiverdi.

Bunalımdaydı, direnemedi, “Elveda” dedi daha 20’sinde yaşama.

Tokat gibi çarptı Türkiye’deki tarikat gerçeğini suratımıza. Ailesi, iktidar, hatta devletin birçok kurumu kabul etmese de...

İyi de niye intihar etti Enes Kara?

Ekonomik kriz? İşsizlik korkusu?

Hayır! Bir tıp fakültesi öğrencisi, mezun olduğu an, Türkiye’de ya da gideceği bir başka coğrafyada rahatlıkla iş bulur, para da kazanır...

Gelecek kaygısı değildi onunkisi!

Enes’i umutsuzluğa sürükleyen gerekçe tarikat gerçeğinin ta kendisi!

Bıraktığı son video kaydından bu anlaşılıyor.

Kaldığı evden bozma cemaat yurdundaki zorlamalar belli ki bezdirmiş genç insanı!

“Hiç kalmak istemememe ve bunu aileme defalarca söylemiş olmama rağmen bu yurtta kalmaya devam ediyorum. Defalarca söyledim ama beni burada kalmaya zorladılar” sözleri aslında o kadar açık ki!

Biz biraz daha derine inelim: Nefes alamamış bu evlat, o ortamda!

Örneğin siz bir tıp öğrencisini sabah namazına, yatsı namazına zorlarsanız, ranzasına götürdüğü sıradan bir müzik dergisine hayır derseniz film kopar.

Ya da “İsrailli tıp adamları, artık anne karnındaki embriyonun cinsiyetini belirleyebiliyor” dediğinde ensesine de şaplağı indirirseniz o genci kaybedersiniz. Hele hele, haftada birkaç kez  “hadis” ve “fıkıh” dinlemeye mecbur tutuyorsanız bunalır o çocuk!

Katı kurallara karşı gelenlerin de yurttan yaka paça atıldığı konuşulurken üstelik. 

O yüzden uymak zorundalar tarikat evlerinin çağdışı kurallarına binlerce genç!

Enes’in dediği gibi “..Üç saat gibi bir şey kalıyor, belki o da kalmıyor, özgürlüğünüz elinizden gitmiş gibi hissediyorsunuz...”

İşte bu baskı sürükledi Enes’i intihara.

Atatürk’ün 30 Kasım 1925’te kapattığı tekke ve zaviyelerin günümüze erişen taklitlerinin kurbanı oldu Enes, “Benim gibi binlerce genç bu kıskaçta” çığlığıyla...

Evet, kâğıt üzerinde tekke, zaviye yasak ama vakıf adı altında yurt, kurs, cemaat, dernek serbest!

Paralel, bir başka deyişle koşut bir yapı var; kimse inkâr etmesin!

Üstelik bu yapı öyle güçlü ki devlet kademesinin her yerindeler!

Ve asıl tehlike de bu!

Peki, evlatlarımızı bizden koparıp karanlığa çeken bu yapıyı dikkate alan var mı diyecek olursanız; var!

Bundan tam 29 yıl önce haince katledilen Uğur Mumcu, hem Cumhuriyet’te hem katıldığı TV programlarında “yaklaşmakta olan” tehlikeyi çok iyi görüp başta FETÖ yapılanması olmak üzere devlet-tarikat koalisyonunu sermiş gözler önüne; üstelik isim isim Süleymancıların, Menzilcilerin, Nakşıbendilerin yurt ve burs yolu ile nasıl teşkilatlandığını dile getirmiş. Gençlerin nasıl baskı altına alındığını cesurca söylemiş! Tıpkı muhafazakâr yapı tarafından adı sokaklardan silinmek istenen Prof. Dr. Türkan Saylan gibi dik durmuş Atatürk’ün ortadan kaldırmak istediği zihniyete karşı!

Evet, Enes Kara bize “tarikat yurdu” görünümlü tekke ve zaviyeleri işaret etti yaşama veda ederken! Biz anlayacak mıyız? Açıkçası birşey söylemek zor! Ama gelin bu delikanlıya kulak verelim!


CUMHURİYET’TEN

2022 yılının ilk 17 günü geride kalırken Cumhuriyet önemli isimleri yazı ailesine kattı. Bu hafta da Ukrayna ve Rusya uzmanı Deniz Berktay, başlıyor düzenli yazılarına.

Şubat ayı içinde ise siz değerli okurlarımıza yine büyük sürprizlerimiz var. 98 yıllık arşivimizden derlediğimiz seçkilerden oluşacak “Cumhuriyet Tarihi’nde Bu hafta” köşemiz ilgi çekecek. Emekli, memur, emekçinin, sosyal haklar başta olmak üzere tüm sorunlarının gündeme getirileceği “Emekli-Çalışan” köşesi de 2022 Türkiyesi’nde milyonlara ışık tutacak.

İyi haftalar.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

‘Saray sansürü’ 2 Mayıs 2022
Cumhuriyet’in gündemi 25 Nisan 2022