Değersiz yalnızlık
Aslı Aydıntaşbaş
Son Köşe Yazıları

Değersiz yalnızlık

19.03.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Gelin bugün biraz sesli düşünelim...
Maalesef Türkiye’nin Avrupa yolu, bir daha açılmamak üzere kapandı.
Kendim için değil; bizden sonraki kuşaklar için üzülüyorum. Bizler, sadece şu anda karşımızdaki karanlık Türkiye’yi değil, 2000’li yıllarda ışıltısıyla göz kamaştıran o eski Türkiye’yi de tattık. Dünyada yükselen, herkesin imrenerek baktığı, ekonomi ve özgürlüklerin kol kola geliştiği o Türkiye, hepimizin hafızasında taze...
Ancak 2010’dan itibaren Avrupa sürecinin duraksaması ve 2013’ten itibaren iktidarın kendini tahkim etmeyi öncelik haline getirmesiyle, demokratik kazanımların gerisin geriye çevrildiği bugünkü o ağır tablo çıktı.
Bazen gazeteci arkadaşlarla oturduğumuzda, “Nasıl oldu bu iş bu kadar hızlı? Nasıl kaşla göz arasında böyle otoriter bir Ortadoğu rejimine dönüverdik” diye sorup duruyoruz. Verilebilecek onlarca cevap var; ama hiçbiri Türkiye’nin içe kapanma hızını açıklayamıyor.
İnsanın Türk filmlerindeki repliklerle “Her şey yalan mıydı?” diyesi geliyor. Sahi, Türkiye’deki o açılımlar, o demokratikleşme paketleri, aslında hep Batı dünyası bizi itekledi diye mi oluyordu? Avrupa, Amerika elini çektiği noktada uçurumun ucuna geleceğimizi tahmin eder miydiniz? Bizi yöneten insanların, liderin, toplumun hiç mi demokratikleşme özlemi yoktu?
Bu soruların cevabını bilmiyorum. İçimden “Hayır hayır, tabii ki Türkiye’deki değişim, demokrasi talebi, toplumun kendi dinamiklerinden geldi” demek geliyor.
Ama o zaman da ‘toplum’ diye adlandırdığımız o ‘büyük çoğunluk’ şu an olan bitene nasıl rıza gösteriyor, bunu açıklamakta zorlanıyorum. Nasıl oluyor da üniversitelerin fakirleşmesine, kurumların çöküşüne, Kürt meselesinin 90’lı yıllara dönmesine, insan haklarının ayıplı hale gelmesine, medyanın karikatürize bir duruma düşmesine, siyasette tek iradenin hâkim olmasına rıza gösteriyor?
Alternatifi olmadığı için mi ya da korku iklimi Anadolu’nun her köşesine buram buram sindiği için sesini çıkarmıyor? Yoksa aslında yukarıdaki saydığım meseleleri dert edinmediği için mi gıkı çıkmıyor.
Bu sorunun da cevabını bilmiyoruz.
Tek bildiğim şu: Bizi daha da zor günler bekliyor. Türkiye’de özgürlüklerin daralmasıyla ekonomik daralma el ele gidiyor ve gitmeye devam edecek. Bizim için ‘Çin modeli’ (yani otoriter kapitalizm) mümkün değil. İnsan haklarında 90’lara giden bir Türkiye, kişi başına gelirde de aynı kümeye düşecek gibi gözüküyor.
İkinci bildiğim, Avrupa’yla yaşadığımız gerilimin daha başında olduğumuz... Önümüzdeki birkaç yıl içinde eninde sonunda AB üyelik müzakere sürecimizin resmi olarak askıya alınacağını düşünüyorum. Diyeceksiniz ki, zaten bu süreç işlemiyor ki. Evet ama Türkiye her şeye rağmen kurumsal olarak Avrupa’ya bağlı, kâğıt üzerinde ‘aday’ ülke. Fakat önümüzdeki dönemde Avrupa’daki popülist rüzgârların güç kazanmasıyla bu uzun nişanlılığın resmi olarak da bitmesi kaçınılmaz görünüyor...
Üçüncü bildiğim, halihazırda iktidar çevrelerinde esen Avrupa karşıtı rüzgârlar, “NATO’dan çıkalım” gibi ‘parlak’ fikirlere rağmen, aslında Türkiye’nin stratejik olarak son 70 yılın en yalnız, en kırılgan döneminden geçtiği. Rusya ile kurulan ilişki, özünde asimetrik bir güç dengesi içeriyor. Çin, çok uzak. İran, hasmane. Körfez ülkeleri, bizden katbekat daha ‘Batıcı’...
Diyeceğim, Türkiye içeride ve dışarıda kötü bir dönem yaşıyor ve bu büyük ölçüde kendi tercihlerinin belirlediği, bana göre hiç de değerli sayılmayacak bir yalnızlık...  

Yazarın Son Yazıları

Yaklaşan facia

Yaklaşan facia

Devamını Oku
06.09.2018
Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?

Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?

Devamını Oku
30.08.2018
Bu mu devlet aklı?

Bu mu devlet aklı?

Devamını Oku
26.08.2018
Lale Devri bitti!

Lale Devri bitti!

Devamını Oku
23.08.2018
Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter

Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter

Devamını Oku
19.08.2018
Avrupa ile yakınlaşmak için

Avrupa ile yakınlaşmak için

Devamını Oku
17.08.2018
Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?

Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?

Devamını Oku
12.08.2018
Alis harikalar diyarında

Alis harikalar diyarında

Devamını Oku
09.08.2018
Takas formülü: Önce Rahip Brunson sonra Hakan Atilla

Türkiye ile ABD arasında tarihin en büyük krizinde gerilim düşüyor. Henüz bir “el sıkışma” olmasa da, Brunson krizinin nasıl aşılacağı konusunda bir formül yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Formül, iki ülkenin de aylardır konuştuğu “Andrew Brunson-Hakan Atilla” takası. Brunson’ın ABD’ye gönderilmesi karşılığında Atilla bir süre sonra Türkiye’ye gelecek.

Devamını Oku
05.08.2018
Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar

Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar

Devamını Oku
02.08.2018
Brunson’la takas fikri kimden çıktı

Brunson’la takas fikri kimden çıktı

Devamını Oku
29.07.2018
Al Papaz’ı ver Halkbank’ı

Al Papaz’ı ver Halkbank’ı

Devamını Oku
26.07.2018
Sessizlik

Sessizlik

Devamını Oku
22.07.2018
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?

Bir demokrasi kendini nasıl savunur?

Devamını Oku
19.07.2018
Batı’yla pazarlık

Batı’yla pazarlık

Devamını Oku
15.07.2018
Osmanlı bu değildi

Osmanlı bu değildi

Devamını Oku
12.07.2018
Yeni dönem ne olur?

Yeni dönem ne olur?

Devamını Oku
08.07.2018
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz

Dünya karıştıkça biz geriliyoruz

Devamını Oku
05.07.2018
Hüzün

Hüzün

Devamını Oku
01.07.2018
Sonuçlara bir de böyle bakın

Sonuçlara bir de böyle bakın

Devamını Oku
28.06.2018
Kazanacağız

Kazanacağız

Devamını Oku
24.06.2018
25 Haziran Türkiye’si

25 Haziran Türkiye’si

Devamını Oku
21.06.2018
Emanetim sende saklı

Emanetim sende saklı

Devamını Oku
17.06.2018
İki seçim arası

İki seçim arası

Devamını Oku
14.06.2018
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim

MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim

Devamını Oku
11.06.2018
"Akşener'in İnce'yi desteklemesinin önünü kesmeye çalışacaklar"

Oyun büyük

Devamını Oku
10.06.2018
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i

Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i

Devamını Oku
07.06.2018
Ben sana iktidar olamazsın demedim...

Ben sana iktidar olamazsın demedim...

Devamını Oku
03.06.2018
Sessiz çoğunluk

Sessiz çoğunluk

Devamını Oku
31.05.2018
Burası Rusya değil kardeşim

Burası Rusya değil kardeşim

Devamını Oku
27.05.2018
Ne yapmalı? (24.05.2018)

Ne yapmalı?

Devamını Oku
24.05.2018
Dip dalga ne gösteriyor?

Dip dalga ne gösteriyor?

Devamını Oku
20.05.2018
Baskıda kaosa geçiş süreci

Baskıda kaosa geçiş süreci

Devamını Oku
17.05.2018
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?

Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?

Devamını Oku
13.05.2018
Attım bunu cebe

Attım bunu cebe

Devamını Oku
11.05.2018
Bilinenler, bilinmeyenler

Bilinenler, bilinmeyenler

Devamını Oku
06.05.2018
Piyesin son sahnesi

Piyesin son sahnesi

Devamını Oku
03.05.2018
Diktatörlüğün sıradanlaşması

Diktatörlüğün sıradanlaşması

Devamını Oku
29.04.2018
CHP’nin zor kararı

CHP’nin zor kararı

Devamını Oku
26.04.2018
İki çift lafım var...

İki çift lafım var...

Devamını Oku
22.04.2018