Barış Doster

ABD Suriye’de çaldığı petrolü kime verecek?

05 Ağustos 2020 Çarşamba

ABD, birkaç gün önce, PKK - PYD - YPG terör örgütünün Suriye’deki siyasi uzantısı SDG ile Fırat Nehri’nin doğusundaki petrol sahalarının modernizasyonu konusunda anlaştı. Böylece, bir kez daha, terör örgütünü koruduğunu ve kullandığını gösterdi. Bir kez daha, PKK terör örgütünün ABD emperyalizminin aracı, aparatı olduğu görüldü. Konu çok boyutlu. Tartışalım...

Birincisi, PKK terör örgütü ve uzantıları, bu gelişmeden memnunlar. ABD ile anlaşmayı, ABD’nin “kara gücü” olmayı, ABD adına Suriye’nin bölünmesinde rol almayı benimsiyorlar. ABD ile birlikte, Suriye halkının petrolünü çalıp satmayı, ABD desteğiyle Suriye’de kurulan Kürt özerk yönetiminin siyasi muhatap alınması, tanınması yönünde kazanç olarak görüyor, ABD’den aldıkları desteğin kalıcılığının göstergesi sayıyorlar.

İkincisi, ABD’li diplomatlar, kongre üyeleri, askeri yetkililer PKK - PYD - YPG terör örgütü yöneticileriyle çok sık buluşuyorlar. ABD bu ilişkiyi gizlemiyor. Dünyaya ilan ediyor. Terör örgütü, ABD’ye sadık. Solculuğun, devrimciliğin, yurtseverliğin temel koşulunun emperyalizme karşı olmak olduğunu bilmeyenler, etnikçiliği devrimcilik, mezhepçiliği sosyalizm; hemşeri dayanışmasını komünizm sananlar ise ABD ve Avrupa emperyalizmi hakkında tek söz etmiyorlar. Siyaseti kirletiyor, toplumu zehirliyorlar. Sınıf bilincini ve sınıfsal mücadeleyi köreltiyorlar.

Üçüncüsü, Suriye’de PKK - PYD - YPG terör örgütü eliyle “kara gücüm” dediği bir yapılanmaya giden, petrol bölgelerinde denetim kuran ABD, petrol anlaşmasıyla, terör örgütünü ekonomik açıdan daha da rahatlatacak bir adım atıyor. Kurmak istediği Kürt özerk bölgesinin ekonomik ayağını inşa ediyor.

Barzani’nin kritik görevi ne?

Dördüncüsü, ABD’nin Suriye’de denetimini terör örgütüne verdiği bölgede, petrol üretecek ABD şirketinin adı Delta Crescent Energy. 2019’da kurulan şirket, Suriye’nin enerji kaynakları, Irak, İran, Suudi Arabistan, Katar gibi çok zengin olmasa da bu işten hem para kazanmayı hem de terör örgütüne pay vermeyi hesaplıyor.

Beşincisi, ABD, birkaç hafta önce Irak’ın kuzeyindeki Bölgesel Kürt Yönetimi ile PKK - PYD - YPG terör örgütü arasındaki sorunları çözdü. İkisi de kendi güdümünde olan bu yapıları barıştırdı. Bu hamle elbette, dört bölge ülkesini (Irak, Suriye, İran, Türkiye) bölerek kurmak istediği Kürt devleti projesiyle ilgili. Fakat aynı zamanda, Suriye’de Delta Crescent Energy şirketinin çıkaracağı petrolün işlenmesiyle, hangi güzergâhtan, hangi devletlere satılmasıyla da ilgili. Zira Barzani, petrol ticareti konusunda deneyimli.

Altıncısı, PKK ve uzantısı olan terör örgütlerinin, kaçak petrol ticaretinden gelir elde ettiği biliniyor. Fakat ABD’nin bu son adımı önemli. Çünkü bir şirket, bir terör örgütüyle anlaşma imzalıyor. Hem de başka bir devletin toprağındaki petrol için. Şu sorular yanıt bekliyor: Hırsızlık yapılarak çıkarılan petrol, hangi boru hatlarıyla, hangi güzergâh üzerinden satılacak? Hangi devletler bu petrolü alacak? Hangi devletler, terör örgütüyle açıktan ticari ilişkiye girecekler? Hangi bankalar, bu yasadışı ticaretin para trafiğine aracılık edecekler?

Kısacası, ABD Suriye’yi bölmek istiyor. PKK terör örgütü de ABD’ye hizmet ediyor.


Yazarın Son Yazıları