Barış Doster

Kıbrıs Türkleri kime, hangi mesajı verdi?

14 Ekim 2020 Çarşamba

KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu yapıldı. Sandıktan beklenen sonuç çıktı. Hiçbir aday, ilk turda gerekli oyu alamadı. 1974’ten bu yana cumhurbaşkanını seçmek için 10. kez sandığa giden ve ilk defa bu kadar çok adayın yarıştığı (11 aday) bir seçim yaşayan Kıbrıs Türklerinin cumhurbaşkanı, pazar günü yapılacak ikinci turda belli olacak. İlk turun sonuçları, herkes için derslerle dolu. Tartışalım...  

Birincisi, seçime katılım oranı çok düşük. 199 bin kayıtlı seçmenin yüzde 58’i sandığa gitti. Bu durum, halkın siyasetçilere olan güvensizliğini, adada kalıcı, adil, hakça bir çözüm konusundaki umutsuzluğunu gösteriyor.  

İkincisi, seçimde ilk iki sırayı Başbakan Ersin Tatar (yüzde 33 oy) ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı (yüzde 30 oy) aldılar. Üçüncü Tufan Erhürman yüzde 22 oy aldı. Akıncı ve Erhürman’ın oyları toplamda yüzde 52. İkisi de federasyon yanlısı. Bu tablo, KKTC’nin geleceği, Türkiye - KKTC ilişkileri, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan politikaları açısından olumsuz.   

Üçüncüsü, ideolojik berraklık konusundaki kafa karışıklığı ve kavram kargaşasının KKTC’de de yaygın olduğu görülüyor. Avrupa’dan, Yunanistan’dan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden aferin alan; sadece federasyonların değil ulus devletlerin bile emperyalizm tarafından parçalandığı bir dünyada, Batı emperyalizminin de desteğiyle federasyonu savunan; bunu da solculuk sanan liberallerin, bazı kesimler tarafından solda görüldüğü anlaşılıyor. Emekten, eşitlikten, bağımsızlıktan, aydınlanmadan yana ve emperyalizme karşı olması gereken solculuk; belli ki Avrupa hayranlığıyla, sivil toplumculukla, kimlik siyasetiyle, emperyalizm destekçiliğiyle karıştırılıyor.  

Dördüncüsü, seçimden birkaç gün önce yapılan Maraş hamlesi, Ersin Tatar’a beklediği desteği getirmedi. Tatar’ın muhalifleri, adadaki Türklerin iradesinin hiçe sayıldığını, koalisyonun bu nedenle dağıldığını, KKTC hükümetinin Ankara’dan gelen talimatlarla yönetildiğini belirterek seslerini yükselttiler.  

Tatar’ın başarısı, katılımın artmasına bağlı 

Beşincisi, seçimde yüksek oy alması beklenen, son dönem KKTC siyasetinin yükselen yıldızı olarak gösterilen, hafta içinde yaşanan Maraş krizi nedeniyle istifa eden Dışişleri Bakanı Kudret Özersay başarısız oldu. Bu sonuçta, KKTC siyasetindeki kutuplaşmanın, seçimin ikinci tura kalacağına yönelik beklentinin, normal şartlarda Özersay’a oy verebilecek seçmenlerin bir bölümünün de Akıncı karşısındaki en güçlü aday olarak öne çıkan Ersin Tatar’a oy vermesinin etkisi var. Nitekim Özersay, sonuçlar açıklandıktan sonra, siyasi geleceğini gözden geçireceğini açıkladı. Seçimler, Serdar Denktaş’ın siyasi iddiasının kalmadığını da gösterdi.  

Altıncısı, adada iki farklı, iki ayrı, iki egemen, iki bağımsız devlet olduğunu savunanlarla federasyon tezini savunanlar; Türkiye ile KKTC’nin yakın, güçlü bağlarını savunanlarla Türkiye’den ziyade güneydeki Rumlar ve Avrupa’yla daha yakın olmak isteyenler, ikiye bölünmüş durumdalar. Tatar Ankara’yla yakın, Akıncı Ankara’yla gerilimi göze alan siyasetçiler. Tatar’ın, Türkiye’deki iktidardan aldığı açık destek, normalde kendisine oy verebilecek olan laik, cumhuriyetçi hassasiyeti yüksek seçmen nezdinde şüpheyle karşılanıyor. Çünkü Türkiye’deki aynı iktidar, birkaç yıl önce, Rauf Denktaş’a karşı Mehmet Ali Talat’ı ve Annan Planı’nı desteklemişti. Yani, Tatar’a verdiği desteğin, ilkesel ve tutarlı bir yönü yok.   

Yedincisi, seçimlerle birlikte yapılan ve yüksek mahkeme yargıçlarının sayısının artırılmasını öngören anayasa değişikliğine ilişkin oylamada hayır çıktı, hem de kıl payı, yüzde 50.13 ile. Bu tablo da seçmenlerin nasıl ortadan ikiye bölündüğünü gösteriyor. Bu yönüyle de Türkiye’deki seçim ve referandum sonuçlarını anımsatıyor.  

Sözün özü, KKTC’de seçimin ilk turunun sonuçları, hem adaylara ve Kıbrıs Türklerine hem de Türkiye’ye önemli mesajlar verdi. Pazar günü yapılacak ikinci turda sandıktan kim çıkarsa çıksın, mevcut siyasal kutuplaşma ve gerilim sürdükçe, KKTC cumhurbaşkanının işi zor. Bu da kaçınılmaz olarak Türkiye’yle ilişkilere yansıyacak, Türkiye’yi etkileyecek.   


Yazarın Son Yazıları