O söyleşideki sır

18 Mayıs 2021 Salı

Düşüne düşüne dolandım evin ortasında: 

Ben bu ismi nereden hatırlıyorum? 

Tabii ya, Cumhuriyet tarihinde tek operasyonda ele geçirilen en büyük miktardaki eroin dosyasından... 

Efendim, hafızamı zorlayan geçen hafta yayımlanan bir söyleşi oldu. AKP MKYK üyesi ve milletvekili Emine Zeybek ile 8 aylık eşi evliliklerini Hürriyet’e anlattı. Zeybek’in eşi avukat Faruk Sarıoğlu, “Çok özel şeyler anlattık, Emine” diyordu. 

Doğru muydu bu? Asıl anlatmaları gereken farklı şeyler yok muydu? 

Vardı da önce sormak gerekirdi. 

Eş Faruk Sarıoğlu yakın zamana kadar bir savcıydı. Hürriyet’e “Emine için emekli olmuşum avukatlığa başlamışım ben. Hâkim ve savcılığın siyasetten uzak olması gerektiğini düşünenlerdendim” diyordu. 

Ne güzel sözler ama işte arşiv farklı düşünmeme yol açıyordu. 

RÜŞVET SORUŞTURMASINA NE OLDU?

24 Ocak 2019’da Erzurum Emniyet Müdürlüğü bir TIR’ı durdurdu. Operasyonda toplam 1 ton 535 kilogram eroin ele geçirildi. Rakam bir rekordu. İşte o günlerde, bu kritik soruşturmayı yürüten savcı Melih Yıldırım’ın telefonu çaldı. Arayan aynı adliyedeki bir başka savcıydı. Telefondaki ses, tutuklanan uyuşturucu baronu Mehmet Zeki Fidan’ın aslında suçsuz olduğunu savunuyordu. Fidan’ın avukatlarının daha önce baron Zindaşti’yi para karşılığı hapisten çıkardıklarını hatırlatıyordu. Dosyada yardımcı olursa, kendisine de istediği kadar para verileceğini belirtiyordu. Evet, bunları bir cumhuriyet savcısı söylüyordu. 

Savcı Yıldırım, kendisine yapılan bu ahlaksız teklifi hemen tutanak haline getirdi ve o savcıdan şikâyetçi oldu. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) da müfettiş görevlendirdi ve soruşturma başlattı. 

İşte büyük eroin soruşturmasında rüşvet görüşmesi yapmakla suçlanan o savcı kimdi biliyor musunuz? 

Doğru tahmin ettiniz, bugün AKP yöneticisiyle evlilik söyleşisi veren Faruk Sarıoğlu. 

Uyuşturucu baronu Mehmet Zeki Fidan, rüşvet teklifini reddeden savcı Yıldırım’ın da sayesinde cezalandırıldı. Faruk Sarıoğlu ise hakkındaki soruşturma sonrası önce AKP yöneticisi Emine Zeybek ile evlendi, sonra savcılığı bırakıp avukat oldu. 

Ah işte, insan düşünmeden edemiyor. Uyuşturucu meselesi Türkiye’nin gündemindeyken bu söyleşi ne de garip geldi. 

Neyse, Hürriyet sormadı bari ben sorayım: 

Sahi, Faruk Sarıoğlu hakkındaki HSK’deki rüşvet soruşturmasının akıbeti ne oldu? 

Yoksa, aşk her şeyi affeder mi? 


ERDOĞAN BİLİYOR MUYDU?

Sedat Peker’in açıklamalarına dair en kritik yorumlardan biri de Cemil Çiçek’ten geldi. DW Türkçe’ye konuşan Çiçek, “Binde biri bile doğru ise felaket ve sıkıntıdır” dedi ve ekledi: “Videoları seyreden, gazetede okuyan ilgili savcı ya da savcıların harekete geçip gereğini yapmaları lazım. Devlete güveni sağlamak açısından bu gereklidir.” 

Cemil Çiçek kimdi? 

AKP kurucularındandı. TBMM Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yaptı. Dahası, şu an Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesiydi. Bu unvanlarından dolayı günlerdir soruluyor: Çiçek, bu açıklamaları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisi ve onayı dahilinde mi yaptı? Sordum, soruşturdum ve şunları öğrendim: 

Hayır. Çiçek, bu açıklama öncesinde ve sonrasında Erdoğan ile görüşmemiş. Hatta açıklamasının Cumhurbaşkanlığı’ndaki görevi vurgulanarak yansıtılmasından da rahatsızmış. Benzer görüşlerini daha önce de dile getirdiğini düşünüyormuş. 

Konuştuğum kaynaklar, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’nun sözcüsünün Fahrettin Altun olduğunu da anımsatıyor.

Öyleyse, İletişim Başkanı Altun ne demişti, Peker videolarına dair? 

Hatırlayalım: “Birileri ülkemizi 1990’ların kaotik ortamına geri döndürmek istiyor olabilir. Boşuna uğraşmasınlar, o günler geride kaldı. Bugün esas olan, demokrasi ve kamu düzenidir. İçişleri Bakanımız, demokratik Türkiye’de kamu düzenin ihyası için yılmadan çalışan bir devlet adamıdır.” 

Yani Altun, Bakan Soylu’ya sahip çıkmıştı. 

Ben yine de Cemil Çiçek gibi yakın tarihte kritik roller üstlenen bir siyasetçinin çıkışını salt “kişisel görüş” diye kodlamanın yanlış olduğunu düşünüyorum. 

Zira, Soylu’nun “susan ödlekler” diye AKP içine sitem ettiğini ve partinin grup başkanvekillerinin onu sahipsiz bıraktığını da unutmamak gerek.


DANIŞMANIN MARİFETLERİ

Sadece Süleyman Soylu değil, danışmanı Ali Faik Hacıoğlu da videolardan nasibini aldı. Sedat Peker, bakan danışmanının 1 milyon 600 bin liralık arabaya bindiğini öne sürdü. Hacıoğlu ise aracını geçen sene 877 bin liraya satın aldığını açıkladı. 

Neyse... 

Benim merak ettiğim başka konular var, Hacıoğlu ile ilgili. 

Mesela, kendisinin sporla ilgili uzmanlığı nedir acaba? 

Öyle ya... 

Hacıoğlu’na bakan danışmanlığı yetmez diye düşünmüş olacaklar ki... 

Hem Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Türkiye Okul Sporları Federasyonu’nun hem de İçişleri Bakanlığı’na bağlı Spor Derneği’nin Yönetim Kurulu’nda görev verilmiş. 

Ama hakkını yemeyeyim. Ali Faik Hacıoğlu tam bir sporcu hızında. Şimdi “müptezel” dediği Sedat Peker hakkındaki övgü dolu paylaşımlarını silmeyi unutmamış. 

Neyse ki arşiv de unutmuyor. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Cinayetin Kör Tanıkları 10 Haziran 2021