Aklımı tutamadım kafatasımda
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Aklımı tutamadım kafatasımda

19.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kurda “Kuzuyu neden yiyorsun” diye sormuşlar. Sebep aramaya zaman kalmıyor, demiş.

Burak Saldıroğlu, 30 yaşında bir genç. Denizli’de doğdu. 4 çocuklu bir ailenin en küçüğüydü. 5 yaşında babasını kaybetti. Baba evin direği, derler ya... O günden sonra maddi zorluklarla boğuştu.

Başarılı bir eğitim hayatı oldu. Üniversite sınavında, Türk Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandı, bitirdi. 5 yıl önce avukat oldu. Aynı üniversitede, özel hukuk alanında yüksek lisans yaptı. Üniversitenin mezunlar derneğinin halihazırda başkanı.

Sadece avukatlık değil...

Çok okuyor, çalışıyor, üretiyordu. Hukuka eser vererek de katkı sağladı. “Anonim ve Limited Şirketlerde Pay Sahipliğinin İspatı” ve “Almanya’da Şirket Türleri ve Girişimci Şirket” isimli iki ticari hukuk kitabı yayımlandı.

Kimse kızmasın ama kendisini tutuklayanlardan daha iyi bir hukuk eğitimi var!


Tiyatroya hep ilgiliydi. Eğitimini aldı. Ardından arkadaşlarıyla kendi tiyatrosunu kurdu. Eğitmenlik, oyunculuk ve yönetmenlik yaptı.

Siyasete hep ilgiliydi. Erken yaşta CHP’ye üye olmuştu. Partinin Beykoz ilçe teşkilatında gençlik kolları başkanlığı yaptı.

Taze bir avukat olarak Çağlayan Adliyesi’ne yüz metre uzakta bir ofis tuttu. Hemen her gün ya duruşmaya ya dava takibi yapmaya adliyeye gidiyordu.

İMAMOĞLU İLE HAYATI DEĞİŞTİ

Derken...

CHP’li bir avukat olarak İmamoğlu’nun tutuklanması onun da hayatını değiştirdi. Hayır, savunmalar nedeniyle değil. Sebebi başka.

İmamoğlu tutuklandı. Sonra avukatı gözaltına alındı. Ardından avukatının avukatı. Onun için eylem yapanlar, tweet atanlar derken sosyal medya hesabı da kapatıldı.


İşte bu olayı sindiremedi. İmamoğlu’nun sosyal medya hesabının yasaklanmasına neden olan mesajın çok sayıda çıktısını aldı. 8 Mayıs günü eliyle sokaklarda dağıtmaya başladı. Adliyeye kadar yürüdü. En kritik yerde, İmamoğlu’nun tutuklandığı, yasağın getirildiği, kendisinin de her gün gittiği adliyede dağıttı. Bunu yaparken sosyal medyadan paylaştı. İmamoğlu’nu tutuklayan ve yasaklayan savcı ve hâkime mesaj verdi: “Adliyede kullandığı asansörde Ekrem İmamoğlu’nu görecek. Başı eğik yürümek zorunda olduğu için baktığı kaldırımlarda Ekrem İmamoğlu’nu görecek. Baktığı her duvarda, her sokakta, her insanda Ekrem İmamoğlu’nu görecek.”

“İmamoğlu tweetinin çıktısını dağıtmak” diye bir suç kanun kitaplarında yoktu. Bu yüzden tutuklanamazdı. Başka bir sebep gerekiyordu.

Ertesi gün bulundu!

Sosyal medya hesabında sert mesajları vardı. Geriye doğru tarandı. Ertesi gün, 9 Mayıs’ta, cumhurbaşkanına hakaret suçundan gözaltına alındı.

Evi Beykoz’daydı. Eğer konu cumhurbaşkanına hakaret ise Anadolu Adliyesi’nin soruşturma açması beklenirdi. Öyle olmamıştı. Çağlayan’daki İstanbul Savcılığı, üstelik terör suçları bürosu, soruşturma başlatmıştı.


'AKLI YERİNDE BİR İNSAN OLSA'

Savcının önüne iki tweeti ile çıktı...

İlkinde, CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın 13 Mart tarihli paylaşımını yorumlamıştı. Başarır’ın paylaşımında 92 yaşında bir depremzedenin cumhurbaşkanının elini öpmesi eleştiriliyordu. Savcılığın, Saldıroğlu’nun paylaşımında neyi suç olarak gördüğünü, sevk yazısından aktarayım:

“‘Erdoğan aklı yerinde bir insan olsa utana sıkıla iki büklüm olurdu burada, insani duygularını kaybetmiş bir kişidir’ şeklindeki paylaşımda yer alan ‘aklı yerinde bir insan olsa’ şeklindeki cümlenin akli dengesinin yerinde olmadığını vurgulamak için kullanıldığı, dolayısıyla cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu...”

Saldıroğlu kendisini şöyle savundu: “Aklı başka yerdeydi, dalgınlığına geldi manasında paylaştım, niyetim cumhurbaşkanına hakaret etmek değildi.”

İkinci paylaşım, 24 Mart’ta, Saraçhane’de polisin sert müdahalesini gösteren videoya yaptığı yorumdu. Yine savcılığın sevk yazısından aktarayım: “‘Siz Türk polisi değil Tayyibin kulusunuz’ şeklindeki cümlenin cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğu...”

Saldıroğlu bu paylaşımın suç olmadığını söyledi:‘Tayyibin kulusunuz’ şeklindeki paylaşımın maksadı, idarede bulunan polislerin cumhurbaşkanının emrinde olduğunu ifade etmektir, içeriğinde bir hakaret yoktur.”


TEK MESAJA TUTUKLAMA

10 Mayıs’ta hâkim önüne tutuklama istemiyle çıkarıldı. Hâkim iki tweete baktı. “Tayyibin kulu” ifadesinin cumhurbaşkanına hakaret olmadığını düşündü ki sadece bir tweet gerekçesiyle tutuklama kararı verdi:

“‘Aklı yerinde bir insan olsa’ ifadesinin kişileri tahkire, şeref ve saygınlığına yönelik olması nedeniyle cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğuna (...) şüphelinin tutuklanmasına...”

Tuhaf ama mahkeme, her gün avukat olarak adliyeye gelen Saldıroğlu’nun, başka bir tedbirle kontrol edilemeyeceğini kararına yazdı. Tutuklandıktan sonraki bir ay içinde 20 farklı mahkemede müvekkillerini savunacak avukat, tek bir tweet nedeniyle, avukatlığını yapamaz hale geldi.

Hikâye bu kadar...

“Geri zekâlı, haysiyet fukarası, sefil, zavallı, gafil, eşkıya, çürük, sürtük, siyasi eşkıya, haysiyetsiz, onursuz, sanatçı müsveddesi, edep fukarası, ahlaksız, haysiyet celladı, kan emici...”

Cumhurbaşkanının AKP genel başkanı olarak muhalefete bu ifadeleri kullanabildiği ülkede, CHP’li gencecik bir avukat, yaşlı bir depremzedenin cumhurbaşkanının elini öpmesine, “aklı yerinde bir insan olsa” dediği için hakaret suçlamasıyla tutuklandı. Gençlik Bayramı’nda hapiste.

Ben buna adalet demiyorum. Ama adaletine güvenemeyenler buna diyecek bir şey buluyordur elbet...

Kuzuların adaletini kurtların dağıtmadığı gün, aklımız hep yerinde olacak.

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025