Bile bile lades darbesi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Bile bile lades darbesi

13.07.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Zaman yalnız hafızayı eksiltir. Yaşanan, yaşanmıştır bir kere...

Her şeyi biliyoruz” demeliydik. Öyle ya 251 yurttaşımız şehit edilmişti. Ama belli başlı ayrıntılar hariç esasına hiç girmiyoruz. Evet, FETÖ’nün darbe girişimiydi. Evet, tasfiye edilecekler erken davrandı. Ancak hâlâ gri bölgelere ışık tutulmadı.

Üstelik...

Darbeden sonra da tuhaf şeyler yaşandı. Örnek olsun, “15 Temmuz’un kahramanı” denilen, “Darbenin seyrini değiştirdi” diye anlatılan Korgeneral Zekai Aksakallı, Hulusi Akar ile ters düştü. Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan alındı. Önce Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığı’na, kızak göreve atandı. Sonra da emekli edildi.

Hep sessiz kaldı. Derken... 15 Temmuz’un yıldönümünde, suskunluğunu bozdu. M5 Savunma-Strateji Dergisi’nin Yayın Yönetmeni Ardan Zentürk’e konuştu. Dergi, yarın piyasada olacak.

Genelkurmay biliyordu

Merakla erkenden bulup okudum...

Aksakallı, 11 sayfalık söyleşide çok mesaj vermiş. Darbe öncesine dair kritik bir detay dikkat çekiyor. Aksakallı, karargâhı açık bir dille eleştiriyor: “2014’te maiyetimdeki üç tugay komutanının FETÖ mensubu olduğu kanaatine vardık. Bunlardan biri Semih Terzi’ydi. Dönemin Genelkurmay başkanına durumu arz ettik. 2015 Ağustos şûrası sonucunda üç FETÖ mensubu tugay komutanından ikisi değişti. Terzi değiştirilmedi. Sonra çok uğraş verdik ama göndermeyi başaramadık. Eğer bu değişimlerin hiçbiri yapılmasaydı 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde Özel Kuvvetler’in üç komutanı da FETÖ mensubu olacaktı. Bütün muharip birliklerin kontrolü FETÖ’nün elinde olacaktı.”

Nedendir bilinmez, Terzi’nin durumu, Aksakallı tarafından Genelkurmay’a iletilmişken Terzi, göreve devam etmiş.

Şunu söyleyeyim...

Aksakallı, Hulusi Akar ile Yaşar Güler arasında görünür bir ayrım yapıyor. Güler’in FETÖ’ye karşı duruşunu takdir ediyor:

“2015 alay komutanlıkları atamalarında iki FETÖ mensubu kurmay albayın, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na alay komutanı olarak planlandığını öğrendik. Bu atamaların yapılmaması için mücadele verdik. Genelkurmay 2. Başkanı E. Orgeneral Yaşar Güler de bu atamalara karşıydı. Kara Kuvvetleri Komutanı E. Orgeneral Salih Zeki Çolak ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanı Tümgeneral Şevki Gençtürk de bizimle aynı görüşteydi. Buna rağmen bu atamalar yapıldı. Albaylardan biri Fırat Alakuş, 15 Temmuz ihanetinde Genelkurmay Karargâhı’nı ele geçiren ekibin başında yer aldı, diğeri ise Albay Fatih Yarımbaş beni ele geçirmeye çalışan ekibin başındaydı.”

İşin ilginci Aksakallı, FETÖ’cülerin değil kendisinin tasfiye edilmeye çalışıldığını söylüyor. “Yaşar Güler’in buna engel olduğunu biliyorum” diye devam ediyor.

‘Defol git’ dedim

Aksakallı’nın anlattığına göre Terzi ile sonra da devam etmiş:

“2015-2016 yılları arasında Semih Terzi’nin buradaki görevinden alınması için iki defa teklifte bulundum. Ancak görevden alınmadı. Terzi’ye olumsuz sicil ve kanaat yazdım. Darbe girişiminden 5-6 ay öncesinde kendisine Silopi’de ‘Dilekçeni yaz ve birlikten defol git’ dedim. Terzi’nin FETÖ’cü olduğunu tahmin ediyordum.”

Aksakallı, ne yaptıysa olmadığını, 15 Temmuz’a bu şekilde gidildiğini söylüyor.

15 Temmuz gecesi, Terzi’nin Özel Kuvvetler’i ele geçirme girişimini öğrendikten sonra, Şehit Ömer Halisdemir ile son konuşmasını şöyle anlatıyor:

“Bir baba oğulun inanılmaz hisleri içerisinde o tarihi emri verdim. Özetle; ‘Ömer, kardeşim 20 yıla yakın birlikteliğimize dayanarak sana tarihi bir görev veriyorum; Terzi darbeci bir haindir, onu karargâha girmeden öldür. Bunun sonunda şehadet olduğunu biliyorsun, hakkını helal et’ dedim. O da ‘Emredersiniz, komutanım, hakkım helal olsun’ dedikten sonra telefonu kapattık.”

Aksakallı, Özel Kuvvetler mensuplarının cebinde taşıdığı, kendi hazırlattığı 8 maddelik notu da paylaşmış. Birinci maddede “Bütün faaliyetlerde yasallık esastır”, son maddede “Durum ve şartlar ne olursa olsun esarete düşmek ve teslim olmak asla düşünülemez, şehadet esastır” yazıyor. Belli ki Süleymaniye’deki çuval baskınından ders alınmış!

Akar’a örtülü eleştiri

Ardan Zentürk, Aksakallı’ya, darbeden sonra Akar tarafından tasfiye edilmesini de sormuş. Yanıtı manidar:

Malumunuz Milli Mücadele döneminde baştan beri Yunan işgalini tanımayan ve sonuna kadar mücadele eden Manisa Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey, Milli Mücadele için toplanan akıncılara şunu ifade eder; ‘Bu bir vatan namus ve istiklal mücadelesidir, kişisel hiçbir karşılığı yoktur. Milli Mücadele başarıya ulaştığında, sağ kalanlar geriye döndüğünüzde, bizimle birlikte mücadeleye katılmayanların, geri planda kalanların, makam mevki ve servet sahibi olduğunu görebilirsiniz. Eğer bir hak iddia edecekseniz şimdiden vazgeçin ve bizimle beraber mücadeleye katılmayın.’”

Aksakallı, “millete ve devlete küs olmadığını” söylemiş. Ama örtülü bir dille, 15 Temmuz’dan makam, mevki ve servet çıkaranlara eleştirisini yapmış.

15 Temmuz’un kritik isminin, yedi yıl sonra anlattıklarının küçük bir bölümü böyle. Çıkan sonuç, gereken yapılsa darbe, 15 Temmuz’dan çok önce engellenebilirmiş. Gelgelelim, nedense “birileri” pek de istememiş!

Kafamızı kaldırıp bakıyoruz. Ancak unutmayın, geleceğin çekirdeği, geçmişin yaşanmışlığında gizli.

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025