Biri bizi bitiriyor!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Biri bizi bitiriyor!

23.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yatağa girmeden kombiye yanaşıyorsun. Uyurken de yoksullaşma diye ayarını kısıyorsun. Yorgan altındayım diyorsun ama başın üşüyor. Yorganı kafana çekiyorsun ayağın açıkta kalıyor. Suç ne ayakta ne başta.

Döviz artıyor kazanıyorlar, döviz düşüyor yine onlar kazanıyorlar. Çalışarak-üreterek değil, yanaşarak büyüyen ekonomide kolay yoldan para kazanmanın faturası hep halka çıkıyor.

Sonuncuda da öyle oldu. Enflasyon olduğu yerde dururken hükümet faizleri düşürdü. Kararın maliyeti yüksek kur olunca, döviz garantili faiz hesabına dönüldü. Faizle-kurun arasındaki farkı kim mi ödeyecek? Elbette Hazine. Yani yaratılan krizin maliyeti yine milletin vergileriyle karşılanacak.

Bu köşede hep hatırlatıyorum. Ekonomi bir paylaşım ilişkisidir. Rakamlarla, bu ilişki kaybedenlerden gizlenir. Oysa atomun maddenin bütününün özelliklerini taşıması gibi... En küçük ekonomik ilişkiden bile genel durum gözlenebilir.

YÖNETİM KURULU ÇİFT MAAŞ DOLU

Türkiye, doları konuşurken ben ülkenin hem değerli hem stratejik şirketlerinden birine baktım. Türk Telekom’un sayfasını açtım. Yönetim Kurulu bölümünü tıkladım.

Şirketin yönetim kurulu başkanı Ömer Fatih Sayan. Eski AKP’li Bakan Fatma Betül Sayan’ın kardeşi. Bir başka görevi şirketin sitesinde şöyle tanıtılıyor: “21 Temmuz 2018 tarihinden beri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.”

Hemen altında bir başka yönetim kurulu üyesi var: Yiğit Bulut. O da on parmağında on yönetim kurulu üyeliği olanlardan. Türk Telekom onu şöyle tanıtıyor: “Bulut, Ağustos 2014 tarihinden bu yana Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak görev yapmaktadır.”

Aşağıya iniyorum. Eski AKP milletvekili Selim Dursun’u görüyorum. Özgeçmişindeki Taekwondo Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği ya da Sivas Demirspor Kulübü Başkanlığı’nın yanında bugüne dair bir ayrıntı var: “Temmuz 2018 tarihinden itibaren TC Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.”

Dahası…

Cumhuriyet tarihinde örneği var mı, bilmiyorum. Bugün Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin adı, Türk Telekom’un yönetim kurulu üyesi olarak orada duruyor. Nebati, bakanlıktaki işlerinden arta kalan zamana şirketi de eklemiş.

Biraz daha ilerliyorum. Enver İşkurt da yönetim kurulunda. Bu işin onun ikincil görevi olduğu özgeçmişinde şöyle anlatılıyor: “Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı görevini yürütmektedir.”

Kısacası Türk Telekom yönetimi, AKP’nin çift maaş üretim merkezi olmuş. Sadece bu görevin aylık ortalama getirisi, Türk Telekom tutanaklarına göre, 2021 yılında 33 bin 850 lira. Seneye Allah kerim!

Sadece yönetim kurulu değil. Şirketin durumunu daha iyi anlamak için Türk Telekom CEO’su Ümit Önal’ın özgeçmişini açıyorum: “2007 yılında Turkuvaz Medya Grubu’na katılarak 2015 yılına kadar sırasıyla ATV Genel Müdürlüğü, Reklam Grup Başkanlığı ve İcra Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur.”

İÇİ BOŞALTILDI DEĞERİ DÜŞTÜ

Kalanlar öteki ortakları temsil ediyor.

Mutlaka hatırlıyorsunuz. 1995’te kurulan Türk Telekom’un yüzde 55 hissesi, 2005 yılında, AKP hükümeti tarafından, 6 milyar 550 milyon dolara, Lübnanlı Hariri ailesinin şirketine satıldı. O gün şirketin değeri yaklaşık 12 milyar dolardı.

Gerisini okudunuz. Hatta yaşadınız. Şirketi kendi paralarıyla değil, Türk bankalarından topladıkları kredilerle devraldılar. Ardından “Özelleştirme başarısı” diyerek Araplara satılan Türk Telekom’un adım adım içi boşaltıldı. Kârları buharlaştırıldı. Daha da borçlandırıldı. Şirkete ortak olmaya devam eden devlet görevlileri ise olan biteni sessizce izledi. Sonunda da üç yıl önce, Türk ekonomisinin altın yüzüğü Türk Telekom hisseleri, bankalara rehin düştü.

Birkaç gün önce Varlık Fonu’nun, bankalara rehin düşen yüzde 55’lik hisseyi satın almak için görüşmelere başladığı haberini okuduk. Yani milletin varlığı Arap sermayesine önce verildi, sonra batırılmasına göz yumuldu, nihayetinde yine milletin parasıyla geri alınmaya çalışılıyor.

Şirketin piyasa değeri borsada resmen açıklanana göre 34.1 milyar lira. Dünkü dolar kuruyla 2.7 milyar dolar. Kısacası 16 yıl önce millete ait iken 12 milyar dolar görünen şirketin değeri, AKP’nin politikalarıyla neredeyse 5’te birine düştü. Daha açık söyleyelim ederinin 5’te 4’ünü birileri yedi!

YİNE ARAPLARA MI VERİLECEK!

Üstelik...

Borçlu dedik ya. Şirketin yüzde 55’lik hissesine bankaların el koymasına neden olan borç, faiz hariç 4 milyar 750 milyon dolar. Gel de matematikle çık işin içinden!

Dahası...

Kendi sitesinden aktaralım: “Türk Telekom, telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile imtiyaz sözleşmesi imzalamıştır. Söz konusu imtiyaz sözleşmesinin süresi 21 yıldır.”

21 yıl 2026’da, yani dört sene sonra doluyor.

Yönetim kurulu listesini neden mi verdim?

Bundan sonra olacakları daha iyi anlayın diye. Bankalar, borçlarına karşılık mecburen el koydukları Türk Telekom’u satmak istiyor. Varlık Fonu, matematiğini kimsenin anlamadığı bu alımı yapmak için görüşme yapıyor. Satışın kaça olacağını kimse bilmiyor.

Varlık Fonu satın alıp ne yapacak?

Birkaç ay önce gazetelere düşen haber bu soruya cevap gibi: “Türk Telekom’un satışı için Arap yatırımcılar nabız yokluyor”.

Aynı filmi belki de yeniden izleyeceğiz!

Dolar düştü, dolar çıktı haberlerinin ortasında asıl meseleyi gözden kaçırmayın. Arap sermayesine ucuza satılan da, kur düşsün diye rahatça harcanan da, ikinci maaş olarak ödenen de milletin varlığı. Değer kaybeden, ucuzlayan da milletin malı. Her durumda kazananlar yanaşarak büyüyenler. Kaybeden de sizsiniz!

Yorganımızı kendimize göre diktiğimiz, kumaşının çalınmasına izin vermediğimiz gün ne başımız ne ayağımız üşüyecek. O gün doların ne olduğunu merak bile etmeyeceğiz.

Yazarın Son Yazıları

Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025