Bu düzenin adaleti madaleti yok!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Bu düzenin adaleti madaleti yok!

30.12.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Suç sanki yapmakta değil, söylemekte.

Son dönemde ne kadar sık duyuyoruz. Rapçiler uyuşturucu çağrışımı yapan şarkılarının ardından gözaltına alınıp tutuklanıyor. Adalet, şarkı sözüne “hızlı” da peki bir rapçi uyuşturucu alıp suça bulaştığında nasıl çalışıyor? Medyada iki rapçinin karıştığı tecavüz haberini gördükten sonra, o dosyayı inceleyip yanıt aradım.

Tecavüz mağduru M.C.Ö. anlattığına göre müzik dünyasında Touchdown olarak bilinen rapçi Ege Taştan ile sosyal medya üzerinden tanışmıştı. Bir süredir yazışarak flört ediyorlardı. M.C.Ö., 19 Kasım gecesi bir kız arkadaşıyla eğleniyordu. Ardından Taştan ile yazışmaya başladılar. Rapçi Taştan onu Ataşehir’deki evine davet etti. Gittiğinde evde iki erkek daha (Qimp olarak bilinen rapçi Osman Eren Candan ve Mehmet Sait Akpunar) vardı. Birlikte vakit geçirmeye başladılar. Komşulardan ses nedeniyle şikâyet gelmesi üzerine başka bir eve geçtiler.

UYUŞTURUCU İLAÇLA BAYILTTILAR

Devamını ilk kez cesaretini toplayıp tek başına savcılığa gittiği gün, 10 Aralık’ta, M.C.Ö. şöyle anlatmış: “Evde bulunduğumuz sırada Ege Taştan bana evde bir ilaç içirdiğini söyledi. Bu sırada ben evden çıkmak istedim. Ancak bana bir yorgunluk hali çöktü. Evde uyumaya başladım. Gece yarısı uyanmaya başladığımda Osman Candan (...) cinsel birliktelik yaşıyordu. Ege Taştan ise bu sırada salonda diğer kanepede bizi izlemekteydi. İsmini bilmediğim erkek şahıs ise bacağımı tutarak Osman Candan’a yardım etmekteydi. Ben bu sırada tekrardan ilacın etkisiyle uykuya daldım. Tekrar uyandığımda sabah saatleriydi. Ege Taştan ile dışarı çıktık. Ege Taştan’a neden bu şekilde yaptıklarını sorduğumda, alkol ve uyuşturucu etkisiyle böyle yaptıklarını söyledi. Telefonumu ve çantamı almak için tekrar eve gittiğimde Osman Candan bana ‘Benim nasıl bir psikopat olduğumu bilmiyorsun, bizi şikâyet edersen senin boğazını keserim’ dedi.”

Anlattığına göre sabah tekrar Ege’nin evine döndüler. Burada tuvalette korkmasına neden olan bir silah da gördü. Ege Taştan ile Osman Eren Candan, akşam M.C.Ö’ye yaşattıkları olayın şarkısını yapıyordu. Şarkıda M.C.Ö’nün de adı geçiyordu. M.C.Ö. oradan ayrıldı.

ÜÇÜ DE SERBEST KALDI

26 Aralık’ta verdiği ifadede ikinci kez aynı olayı detaylı bir şekilde anlattı. Önümde ise üç şüphelinin de 25-26 Aralık ifadesi var. İfadeler sayesinde o gece üç şahsın da M.C.Ö’ye tecavüz ettiği ortaya çıkmış.

Üç isim de ifade verdikleri gün adli kontrol kararı ile serbest bırakılmış. Ardından sosyal medyada M.C.Ö. aleyhinde adeta bir kampanya başlatmışlar. “Tecavüz yok rıza var” iddiasında bulunmuşlar. Öyle ileri gitmişler ki Osman Eren Candan, o günün sabahında, M.C.Ö. gitmek isterken çekerek zarar verdiği mavi çantayla çektirdiği fotoğrafı sosyal medya profiline koymuş.

BAYILTTIKLARI VİDEO DOSYADA

Bir kadının uğradığı tecavüzü anlatması oldukça zor. Önce kendi travmasını ardından toplumun “Orada o saatte ne işin vardı” baskısını yenmesi gerekiyor.

M.C.Ö. mücadeleye başladığında tekmiş. Nitekim ilk ifadesini 20 gün sonra, avukatsız vermiş. Bu aralıkta gerçekten de Ege Taştan ile görüşmeye çalışmış. Bunun nedeni yaşadıklarını delillendirme çabasıymış. Başbaşa kaldıklarında Ege Taştan’a “o gece”yi anlattırmaya ve kaydetmeye çalışmış, başaramamış. Tecavüze uğradığı evde dikkatini çeken detayların fotoğrafını çekmiş. Bunları da dosyaya sunmuş. (Beyaz tahtaya yazılmış ve kenarı tiklenmiş cinsel eylem listesi dikkat çekiyor.)

En önemlisi...

Şüphelilerin çektiği, M.C.Ö’nün aldığı maddelerin etkisiyle bayıldığı anın videosu var. Osman Eren Candan parmağını M.C.Ö’nün ağzına sokuyor ancak yine de uyanmıyor. Bir başkasında kendi gözlüğünü M.C.Ö’ye taktığı halde uyanmadığı görülüyor. Bu kadar değil. Olay sabahı M.C.Ö’yü bir arkadaşı aramış ve telefonu Ege Taştan açmış. M.C.Ö’nün olaydan sonra uğradığı tecavüzü o arkadaşına anlattığı yazışmalar var. Bir başka arkadaşına yaşadıklarını anlattığı yazışmada ise o gün orada olduğu için kendisini suçluyor.

Bir başkası daha önemli. O gece, tecavüz olayı yaşanmadan önce, aynı eve girip çıkan iki kişi olan E. ile Ö’nün kendi aralarındaki yazışmaları. E’ye susması için para teklif edildiği anlaşılıyor.

YARGI ADETA İZLEDİ

Gelelim asıl meseleye...

Bir rap şarkısında uyuşturucu madde geçtiğinde tutuklama gerçekleşiyor. Böylece gençlerin korunduğu anlatılıyor. Korunacak genç M.C.Ö’nün başına gelenlerde ise uyuşturucu kullanımı var, uyuşturucu temini var, cinsel saldırı iddiası var, cinsel saldırıya yardım var, usulsüz silah taşıma var. Ama şüpheliler ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Hem delilleri ortadan kaldırıyorlar hem de mağdura herkesin gözü önünde baskı uyguluyorlar.

Öte yandan, başlangıçta yalnız olan M.C.Ö’nün savunmasını sonradan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği üstlenmiş. Dosyada bu sayede ilerleme sağlanmış. Öyle ki savcılık M.C.Ö’nün şikâyetinden sonra, dernek dahil olana kadar iki hafta boyunca şüphelilerin ifadesini dahi almamış!

Bir yanda şarkı sözünden tutuklanan rapçiler. Öbür yanda eldeki delillere rağmen bırakılanlar: Bu düzenin adaleti madaleti yok!

Yazarın Son Yazıları

İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025