‘Bu karı’ diyene dikkat ettiniz mi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

‘Bu karı’ diyene dikkat ettiniz mi

28.11.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Mağdurum” lafı elma şekeri gibi. Yiyorlar yiyorlar da bir türlü tüketemiyorlar. Bazen birbirlerinin elmalarını da ısırıyorlar.

Haber öylece geçip gitti. Akit yazarı Vehbi Kara’nın, AKP’nin yeni grup başkanvekili Özlem Zengin hakkında yazdıklarından söz ediyorum. Twitter hesabından “AK Parti’de adam kalmadı mı da bu karı seçildi?” mesajı atmıştı. Sandık ki gürültü kopar. Hayır, olmadı. Ne Kılıçdaroğlu “Hanım kızımız” deyince “Rezilsin” diye yanıt veren Bakan Varank’tan ne de bu durumlarda adliyeye koşan KADEM gibi kuruluşlardan ses çıkmadı. İçeriden biri söyleyince, kötü sözler kibrit gibi sönüp bitiyormuş!

KUMPAS DAVASININ ‘MAĞDURU’

Ben ise bambaşka bir noktaya takıldım. Şöyle anlatayım. Vehbi Kara’nın hakaret ettiği sosyal medya hesabına koyduğu fotoğrafına dikkat ettiniz mi? Üzerinde beyaz denizci gömleği var. Ne alaka derseniz, evet, o bir denizci.

Yıllardır sivil. Ama 26 sene önce askerdi. Binbaşı rütbesindeyken TSK ile ilişiği kesildi.

Sami Menteş ile yazdığımız “Size Yalan Söylediler” kitabında Vehbi Kara’nın hikâyesini anlattık.

Kitaptaki varlığının nedeni belli. SADAT’ın danışman kadrosundan olan, SADAT’ı kuran ASDER’de başkan yardımcılığı yapan Kara, kendisini kamuoyunda “28 Şubat mağduru” olarak tanıtıyor. Nitekim; Kara, Fethullahçıların başlatıp AKP’nin devam ettirdiği 28 Şubat davasında müşteki de oldu. 22 Şubat 2013’te, “Kozmik Oda Savcısı” olarak bilinen FETÖ hükümlüsü Mustafa Bilgili’ye başvurdu. Dilekçesi ASDER tarafından hazırlanmıştı. Kara, “BÇG (Batı Çalışma Grubu) örgütüne katılmadığı ve vazife kabul etmediği için ihraç edildiğini” söylüyordu.

FETÖ’DEN ATILDI

Peki Kara, TSK’den neden atıldı?

Şikâyetçi olunca, doğal olarak dosyası açık hale geldi. Aldığı cezalar görülüyordu. Disiplinsizliği nedeni ile 1989 yılında Gayret gemisi komutanı tarafından üç gün oda hapsi verilmişti. Aynı sebeplerden, 1993’te “uyarı”, 1993’te “şiddetli tevbih” cezası almıştı. Kısacası Vehbi Kara’nın aldığı disiplin cezalarının 28 Şubat’la ilgisi yoktu.

Gelelim devamına...

Vehbi Kara’nın 1996 yılındaki Aralık YAŞ’ında TSK ile ilişiği kesildi. Yani atıldığı tarihte ne 1997’deki 28 Şubat MGK’si olmuştu ne de ona dayanarak bir BÇG kurulmuştu. Kara da kendisine BÇG adına kimin ne görev teklif ettiğini zaten söylemedi.

Peki Vehbi Kara neden atıldı?

O da dosyasında yazıyor:

“Fethullah Gülen mensubu olduğu ve yayınlarını takip ettiği, Fatih’te Said Nursi kitaplarının okunduğu bir toplantıya katıldığı, mesai saatlerinde görevini aksatacak şekilde namaz vakitlerinde camiye gittiği...”

FETÖ o dönem “cemaat”ti. Vehbi Kara, Gülencilere mensup olduğu gerekçesiyle TSK’den atılmıştı. Zira bir askeri personelin bu yapılara mensup olması yasaktı.

Diyeceksiniz ki bunu kim tespit etmiş?

Dosyasındaki bilgilere göre sadece TSK değil, hem Emniyet hem de MİT.

MEHMETÇİK ERKEK GİBİ GÖRÜNMÜYORMUŞ

Sonra ne mi oldu?

Kara’nın SADAT’çı arkadaşlarının başvurularıyla Atatürkçü askerler hapsedildi. Halen yaşları 74 ile 90 arasında değişen komutanlar, cezaevlerinde yaşam savaşı veriyor. Bir kısmının da davası sürüyor. Albay Mehmet Haşimoğlu gibi hapiste ölenleri ise geri getirebilen yok.

Bir zamanlar Merve Kavakcı edebiyatı yapanlar ise yıllar sonra, AKP grup başkanvekili bir kadın olunca, “Adam kalmadı mı da bu karı seçildi” lafına nedense sessiz kalıyor!

Sessizlik bu sözden ibaret sanmayın...

Vehbi Kara’yı okuyorum…

Daha önce, Atatürkçülüğün anayasadan çıkarılmasını, ilk üç maddede değişiklik yapılmasını da istemiş. “Yunanistan ile savaşa Kurtuluş Savaşı demek yanlıştır” da demiş. Kadınların camilere girip namaz kılmasına da karşı çıkmış. Çalışan kadınlara, “çalışma hayatına girip erkeklerle fink atma” diye de sövmüş. SADAT’ın “sakallı ordu” projesini, Mehmetçik’in erkek gibi görünmediğini söyleyerek savunmuş. TSK’den kadın personelin atılmasını da istemiş. “Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti’ni yaklaşık 200 sene müddetince Sabetay tarikatı denilen Yahudi bir örgüt yönetmiştir” cümlesini de kurmuş. “Rakı içen bir devlet görevlisi görürseniz bilin ki; bu kişi yüzde 50 ihtimal Yahudi’dir” diyecek kadar ileri gitmiş.

İşte bu zihniyetteki birine, nedense bugüne kadar, iktidardaki Osmanlıcılardan, gazoz milliyetçilerinden, sözde başörtüsü savunucularından çıt çıkmadı. Bir sakal ve birkaç muhafazakâr söz, Osmanlı’ya da TSK’ye de başörtülü kadınlara da hakaret etme özgürlüğünün anahtarıydı. “Karı” hikâyesi, “ağacın kurdu sessizliği”nin son halkasıydı.

İBB’DEKİ TERÖRİSTLER

Dahası var...

Şimdi içişleri bakanı İBB’deki teröristler diye bağırıyor ya...

Ağustos 1996-Kasım 1999 yılları arasında TSK’den ihraç edilen personel sayısı 746’ydı. 243’ünün gerekçesi FETÖ iltisakıydı. Bunların arasında, FETÖ’nün TSK’de örgütlenmesini başlatan 12 kişilik çekirdek kadro da vardı.

Peki AKP hükümeti “28 Şubat’la hesaplaşıyoruz” diyerek ne yaptı?

TSK’deki “Vehbilere”, rütbelerini ve özlük haklarını iade etmekle kalmadı. Çoğunu devlette, özellikle belediyelerde işe aldı. Bahsettiğim çekirdek kadroda geçen, Orhan Sipahioğlu ve Emir Altıntaş’a nerede görev verildi dersiniz? Tahmininiz doğru, AKP döneminde İBB’de! 15 Temmuz’dan sonra kimi KHK ile atıldı, kimi tutuklandı kimi de ceplerindeki yeşil pasaportlarla rahat rahat sınırı geçerek ortadan kayboldu. Kısacası iktidar; “terörist” dediklerini ihya etmiş, işe yerleştirmiş, sözleriyle Atatürkçüleri tutuklamış, hatta kaçacakları pasaportu ayarlamış, en sonunda da dönüp “İBB’de terör bağlantılı çalışan var” demişti!

Kulağa masal gibi gelse de bu gerçeğin en acı halini, ömrünün son döneminde hapiste olan Atatürkçü askerler yaşıyor.

Başkalarıyla konuşurken başka yüz kullananlar, sonunda hangi yüzün gerçek olduğunu unutur ya... Birinin çıkıp ona kendisini hatırlatması gerekmez mi?

Yazarın Son Yazıları

Bu iş nasıl oldu anlamadım!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025