Dolandırıcılık dosyasındaki elçilik belgesi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Dolandırıcılık dosyasındaki elçilik belgesi

30.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Biliyorum, unutuldu gitti. Ama hikâye akıp gitmeye devam ediyor. İşte gazetecinin fikri takibi burada devreye giriyor. Öyleyse hatırlatayım...

ABD’de, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’ndeki davanın detaylarını anlatmıştım. Arizona merkezli Kaplan Grup tarafından, dolandırıcılık suçlamasıyla açılan davanın hedefinde, ASAP Lojistik isimli şirketin yanı sıra şirketin İcra Kurulu Başkanı Debbie (Deborah) Cross adında ABD’li bir iş kadını vardı. Şikâyetçilerin verdiği dilekçede, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi -eski AKP milletvekili Murat Mercan’a yönelik de ithamlar yer almıştı. Şikâyetçilere göre Cross, kendisini MKE temsilcisi olarak tanıtarak mühimmat satma vaadiyle ABD’de dolandırıcılık yapıyor, başta büyükelçi olmak üzere çeşitli resmi bağlantılarını kullanıyordu. Dilekçede “Türkiye’nin ABD büyükelçisine birkaç milyon dolarlık ödeme yaptığına ilişkin bilgi ve inanç vardır” ifadeleriyle, Mercan’a ağır bir suçlamada bulunulmuştu. Mercan’ın Cross ile fotoğrafları da buna delil olmuştu.

Yazılarımın ardından Mercan’la telefonla konuştum, yolsuzlukla suçlanmaktan haliyle rahatsızdı. Hukuki adım atacağını söylüyordu.

Suçlamaların hedefindeki Cross ile de bir söyleşi yaptım. O da dolandırıcı değil mağdur olduğunu anlatıyordu. Ensar Vakfı Beşiktaş İlçe Başkanı İlker Küçüker tarafından kandırıldığı iddiasındaydı. Küçüker’in kendisini MKE (Makine Kimya Endüstrisi) temsilcisi olarak tanıttığını, şirketine piyasadan çok ucuza mermi teklif ettiğini ancak sonradan vermediğini iddia etti. MKE’nin aynı isimlere açtığı davayı da ortaya çıkarmıştım. MKE, kendi silahlarını Güney Kore’de satma yetkisine sahip olan Küçüker’in sahte belge hazırlayarak ABD’de müşteri topladığını iddia ediyordu.

İki dava birbiriyle örtüşüyor, bütün parçalar tamamlanınca bir gerçek ortaya çıkıyordu: Küçüker’in Nisan 2022’ye kadar MKE’nin Güney Kore temsilcisi olduğu ve MKE’ye ait olmayan silahları MKE’ninmiş gibi dünyaya pazarladığı. Cross’un anlattığına göre Sırbistan’daki bir silah fabrikasında üretilen mermiler, sanki MKE’ninmiş gibi, sahtecilikte kullanılmaya çalışılmıştı.

Yazılarımın ardından bir açıklama da devlet kurumu DEİK’ten geldi. Onlar da Küçüker’in özgeçmişinde yazan DEİK görevinin sahte olduğunu söylüyordu. Kısacası hem devlet hem kurumları hem unvanları; uluslararası bir sahtecilik ve dolandırıcılıkta kullanılmıştı. 

Aylar geçti... ABD’deki dosyanın kapağını yeniden açtım. Acaba Murat Mercan beklenen adımı atmış mıydı?

ANTETLİ KÂĞITLA YANIT

Gerçekten de dosyaya, 16 Eylül 2022 tarihinde, Türkiye Büyükelçiliği antetli bir evrak girmiş. Evrakta Mercan’ın imzası var. “Her şeyden önce iddialar gerçekdışı” diyen Mercan, yazdıklarımı işaret ederek “Şikâyetin kamuya açıklanmasının ardından, olay medya spekülasyonlarının konusu haline geldi” diyerek rahatsızlığını belirtiyordu. Diplomatik dokunulmazlığını hatırlatan Mercan, bu nedenle dava kapsamında yargılanamayacağını, ABD mahkemelerinin kendisi üzerinde bir yargı yetkisi olmadığını ifade ediyordu. Talebini ise şöyle aktarıyordu: “Bu fıkranın (suçlamanın yapıldığı 125. madde) kamuya açık olan orijinal şikâyetten ve mahkemenin davacılardan kabul edebileceği değiştirilmiş herhangi bir şikâyetten çıkarılmasını saygılarımla arz ederim.”

Mahkeme hâkimi Paul Oetken, Mercan’ın talebini şikâyetçi Kaplan Grup’a aynı gün iletmiş. ABD yasalarına göre, delilsiz bir suçlamanın şikâyet eden tarafa zarar vereceğini, şirkete hatırlatmış. Kısacası, Mercan hakkındaki ithamları geri çekip çekmeme konusunda, karar vermesini istemiş.

Bu arada, Mercan’ın bu yazışmada büyükelçilik antetli kâğıt kullanması dikkat çekiyor. Zira suçlama elçiliğe yönelik değil, Mercan’ın şahsına yönelik. Bu yöntem doğru mu? Sorduğum Dışişleri uzmanları, bir büyükelçinin, Dışişleri Bakanlığı’nı, suçlamalar hakkında bilgilendirme yükümlülüğü olduğunu, izin alması gerektiğini söylediler. Ancak bu durumda, Dışişleri’nin izniyle, diplomatik dokunulmazlığı hatırlatan antetli kâğıtla yanıt verebileceğini anlattılar. Bu gelenekler şimdi sürüyor mu, bilmiyorum. Belki de Mercan, Dışişleri Bakanlığı’nı, söz konusu dava konusunda bilgilendirmiş, resmi yanıt vermesi istenmişti. Washington Elçiliği kaynakları da bunu teyit etti. Her halükârda, büyükelçiye yönelik şahsi bir ithamda, resmi evrakla yanıt görmek şaşırtıcıydı.

GERİ ADIM YOK

Peki Kaplan Grup ne yaptı? Hâkim, yanıt için 14 gün süre vermişti. Sürenin dolmasına bir gün kala, Kaplan Grup’un dilekçesi dosyaya girmiş görünüyor. Hemen açıp, Mercan’a yönelik suçlamaların yer aldığı 125. maddeye baktım. Dilekçe güncellenirken bu kısım değiştirilmemişti. Doğal olarak Kaplan Grup, “İddialarımızın arkasındayız” diyordu. 17 Mart 2023’te sundukları dilekçede dahi, Cross’a, büyükelçilik bağlantılı suçlamada bulunuyorlardı. Bu arada, benim Cross’la yaptığım röportaja da atıf vardı. Konuştuğum elçilik kaynakları da, Kaplan Grup’un geri adım atmadığını, sadece Cross’un “Büyükelçiye yönelik suçlamalardan vazgeçin” talebi olduğunu teyit etti.

Ne olacak, göreceğiz...

Hafıza aklın ısrarlı eylemi, hatırlamak hastalıklarımızın ilacı değil mi zaten!

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025