Kartalkaya dosyasından gelen koku
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Kartalkaya dosyasından gelen koku

10.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Esaret yalnız bilekte kelepçeyle olmaz. İnsan günahlarıyla da esir düşer. Geçen hafta Hatay’daydım. Her şey bir yıl önce bıraktığımız gibi duruyordu. Ev yapılır, yol asfaltlanır, hayat kurulur. Ancak en büyük şikâyet adaletsizlikti. Evlerin yıkılmasına neden olanlar halen güçlüydü. “Hesap soracağız” lafları yerini uzayan duruşmalara bırakmıştı. Sorumlu müteahhitler için hayat inşaatlarla devam ediyordu.

Aslında sürpriz değil. Tren kazalarında hesap soramadık, madenler mezar olurken hesap soramadık. Depremde hesap soramadık. Hesap soramama bir düzen oldu. Şimdi Kartalkaya’da sürüyor.

Ne demek mi istiyorum?

Kartalkaya yangınından sonra olanları görüyorsunuz. Yargıda yine bir tuhaflık başladı. “Ucu nereye dokunursa dokunsun” denildi ama ucuna bir türlü dokunulamıyor. Bakanlığı ve il özel idaresini işaret eden bilirkişi raporu yeniden yazdırılıyor. Dokunulmazlara yine dokunulmuyor.

İşte tam da biz bunu konuşurken bir uyarıyla karşılaştım. Yargı işlerini bilen kaynağım “Nasıl dokunsun” diye başladı söze. Soruşturması beklenen ismin tepesinde Demokles’in kılıcının sallandığını anlattı.

DEVLETİN KAYITLARINDAKİ DOSYA

Malum, “Türkiye şartlarında gazetecilik” yapıyoruz. İsmini yazmayacağım. Ancak öğrendiğime göre Kartalkaya faciası soruşturmasında etkili olması beklenen o yargı mensubu hakkında bir FETÖ dosyası vardı. Bu dosya, 15 Temmuz’un ardından, FETÖ ile mücadelede öne çıkmış AKP’li bir siyasetçiye, yargının içindeki isimler tarafından iletilmişti.

Bu köşeyi takip edenler hatırlayacaktır. Defalarca yazdım. HSK kararlarını yayımladım. Kritik davalarda görev alan yargı mensuplarının önemli kısmının üzerindeki gölgeyi gösterdim. Ne zaman istenmeyen bir karar verseler, ne zaman beklenenin dışına çıksalar bu gölge görünür hale geliyordu. Yandaş medyada arşivleri, geçmişlerindeki lekeler yayımlanıyordu. Üniversite yıllarında kaldıkları evden, evliliklerine kadar... Bir yerlerde bekletilen dosyaları kamuoyunun önüne sunuluyordu. Belli ki bu dosyalar, birileri tarafından, hâkim ve savcıları kontrol altında tutmak için kullanılıyordu.

Elbette Bolu’daki hikâyeyi de teyit etmek gerekiyordu. Ben de o dosyanın yollandığını öğrendiğim, FETÖ ile mücadelesiyle öne çıkmış AKP’li siyasetçiyi aradım. Söylenen hikâyeyi doğruladı. En önemlisi “Gelen o dosyayı devletin kayıtlarına geçirdim” dedi. Aktardığına göre devletin ilgili birimlerine o dosyayı bütün detaylarıyla sunmuştu.

İSİM İSİM DETAYLAR

Peki o dosyada ne yazıyordu? Görenlerle konuştum. Detayları şöyle söyleyeyim:

Söz konusu yargı mensubunun 17 Aralık öncesinde FETÖ ile iltisaklı olduğu, adliyede FETÖ ile organize çalıştığı, örgütün önemli isimlerini adliyede kritik görevlere getirdiği, o dönem görev yaptığı adliyede personel abisine ve personel ablasına referans olduğu, adliyede Zaman gazetesi alımından sohbet toplantılarına kadar onun koruması altında gerçekleştirildiği, adliyede hâkim ve savcılar hakkında bilgi toplayarak örgüte sunulmasına imkân sağladığı, eşinin FETÖ evlerinde yetiştiği ve iki yıl ablalık yaptığı...

Çok detaylı bilgiler ilginç bir yere bağlanıyordu. Söz konusu yargı mensubu 17 Aralık sonrası FETÖ ile yolunu ayırdığını söylüyordu. Bu şekilde tasfiyeden kurtulmuştu. Eşi de kendisi de artık başka bir cemaatin toplantılarına katılıyor, o cemaate bağlandığını söylüyordu. Dosyadaki bilgilere göre, FETÖ ile yollarını ayrıldığını söylemesine rağmen, bir zamanlar birlikte çalıştığı isimlerin FETÖ soruşturmalarını takip ediyor, onların kurtulması için çabalıyordu.

Dosyada olay olay, isim isim, bağlantılar anlatılıyordu.

ARABA SATIM DOSYASI

Dahası... Söz konusu isimle ilgili yaşananlar bununla da sınırlı değildi. Başsavcı olduğu ilde araba alım-satım işine karışmıştı. Bu ticari dedikodular çoğalınca hizmet süresi dolmadan HSK tarafından yüksek yargıda kızak bir göreve çekilmişti. Sonrasında yeniden Bolu’da görevlendirilmişti. Şimdi Kartalkaya’daki faciadan hesap sorması beklenen adliyede kritik bir görevdeydi. Gelgelelim, başının üzerinde sallanan dosyalar nedeniyle kıpırdayamaz haldeydi. Nitekim Kartalkaya soruşturması sorumlulara doğru bir türlü gitmiyor, dosyadan kötü kokular geliyordu.

Faciadan faciaya koşuyoruz. Her seferinde “Yargılayacağız” diye başlıyoruz. Gelgelelim, hesap sormasını beklediklerimiz, günahları sebebiyle esir düşmüş halde. Soma’ya, Çorlu’ya, Maraş’a bakın; Kartalkaya’nın nereye gittiğini görün.

Hesap sorma iradesini teslim ettiklerimizden hesap sorduğumuz gün, kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak.

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025