Neee Hakan Şükür FETÖ’cü müymüş!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Neee Hakan Şükür FETÖ’cü müymüş!

13.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bion’un çocuk ile kurbağa hikâyesi gibi. Çocuk şaka için taş atıyor ama kurbağa şakadan değil gerçekten ölüyor.

Şu ara, stand-up dedikleri “ayaküstü komedi”nin yeni temsilcileri çok popüler. Politika riskli ama mizah bu. Vurup kaçıyor. Komedyen Özgür Turhan’ın sahnedeki Hakan Şükür esprisi günümüzü özetliyor: “FETÖ’cü bir arkadaşıma 17-25 Aralık sonrası FETÖ şakası yapayım dedim. Hakan Şükür şakası yaptım. ‘Neee Hakan Şükür FETÖ’cü müymüş’ dedi. Hakan Şükür Fethullah’dan önce bile FETÖ’cüydü. Adamın nikâh şahidi Fethullah Gülen. Nikâhı kıyanı söyleyemiyoruz!

İzleyenlere kahkaha attıran espri, Türkiye’deki durumun abukluğunu özetliyor. Öyle ironik ki... Şaka sanmayın gerçek: Adalet Bakanlığı “Hakan Şükür yasası” denilen bir yasa hazırlıyor.

Nedir bu “Hakan Şükür yasası” derseniz...

HAKAN ŞÜKÜR’ÜN ZİKZAKI

Biliyorsunuz Hakan Şükür yıllarca Galatasaray’da oynadı, Milli Takım’da goller attı. Bir özelliği daha vardı: Fethullahçılık. Bağını hiç de saklamıyordu. Gülen’i ziyaret ediyor, futbol dünyasını FETÖ’cülerle buluşturuyor, onların propagandasını yapıyordu. Elbette “Aynı menzile yürüyoruz” dediği AKP de onu “örnek futbolcu” olarak vitrine koyuyordu. Futbol sonrası devlet kanalı TRT’de iyi bir maaşla yorumculuğa başlaması yetmedi. 2011’de Fethullah kontenjanından AKP’de milletvekili oldu.

Derken...

AKP-Gülen kavgasının resmen başlamasından bir gün önce, 16 Aralık 2013’te, partiden istifa etti. İktidara karşı FETÖ’nün safını seçen, AKP ile kanlı bıçaklı Şükür, ABD’ye yerleşti. Hakkında yakalama kararı çıktı. Halen Emniyet’in sitesinde “arananlar” listesinde yer alıyor.

Daha önce devletin Şükür’e verdiği madalyalar geri alındı. Malvarlığına el kondu. Kulübü Galatasaray’dan ihraç edildi. Adı Milli Takım ve Galatasaray arşivlerinden silindi. Geride Özgür Turhan’ın esprisini yaptığı, Erdoğan’ın nikâh memuru Gülen’in nikâh şahidi olduğu fotoğraf “bir eski Türkiye anısı” olarak kaldı.

Meğer Şükür’ün zikzaklı yaşamöyküsü yargının da kafasını karıştırmış. Şöyle anlatayım...

ŞÜKÜR LEHİNE TAZMİNAT KARARI

Hakan Şükür’ün devletin resmi kayıtlarında FETÖ’cü olarak kabul edilmesi bazı vatandaşları amiyane tabirle “gaza getirdi”. Sosyal medyada, başta “FETÖ’cü” ve “terörist” olmak üzere, Hakan Şükür’e çeşitli hakaret ifadeleri yazdılar. Ama hesap etmedikleri bir şey vardı. Hakan Şükür Türkiye’ye gelse onu muhtemelen bir daha içeriden çıkarmayacak yargının, Hakan Şükür’e diyelim 50 lira yollayanı “örgüte yardım”dan hapse atacak yargının, Şükür’ü öveni “örgüt propagandası”ndan tutuklayacak yargının beklenmedik tavrı...

Hakan Şükür, kendisine edilen hakaretlere karşı harekete geçmeye karar verdi. ABD’de Teksas eyaletinde bulunan bir noterden Türkiye’deki bir avukata vekalet verdi. Avukat tespit edilebildiği kadarıyla binin üzerinde hakaret şikâyetinde bulundu.

İşte ilginç gelişme bundan sonra başladı. Kararlar önümde duruyor. Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, 17. Asliye Hukuk Mahkemesi, 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, 8. Asliye Hukuk Mahkemesi, 14. Asliye Hukuk Mahkemesi... Mahkemeler, Şükür lehine değişik miktarlarda tazminat kararı vermiş. Şükür’e hakaret edenlerin Şükür’e tazminat ödemesini istemiş.

Aslında kararlardan kamuoyunun haberi yoktu. Ancak iktidara yakın avukat Burak Bekiroğlu, Hakan Şükür lehine karar veren hâkimler hakkında HSK’ye bir başvuru yaptı. Şükür lehine tazminat kararı veren hâkimlerin “terörizmin finansmanı” suçundan soruşturma açılmasını, bu süreçte açığa alınmalarını, haklarında ihraç kararı verilmesini talep etti.

ADALETİN PANSUMAN ÇÖZÜMÜ

İşte bu başvuru Adalet Bakanlığı’nı karıştırdı. Nasıl karıştırmasın? Türkiye her gün belediyelere, gazetecilere, vatandaşlara yapılan terör operasyonlarını konuşuyordu. Atılan bir tweet, yapılan bir yardım ya da yazılan bir yazıdaki cümle terör bağlantısıyla hapse atılmaya yetiyordu. Ancak aynı yargı “terörist” diye aradığı Hakan Şükür lehine tazminat kararı veriyordu. Bu yüzden de yargıçların terör suçundan yargılanması isteniyordu.

Bakanlık koridorlarında bu işe nasıl çözüm buluruz arayışı başladı. Türk yargısının kendi kendisini düşürdüğü tuhaf halden çıkış için hukukçulardan görüş alındı. Aslında daha önce bir savcı, “Konsolosluktan çıkarılmayan vekâlet geçersizdir” içtihadında bulunarak dosyayı kapatmış, kendince bir çözüm bulmuştu. Gelgelelim ortada Şükür lehine verilmiş kararlar vardı. Yarın başkaları da olabilirdi.

Bunun için kanunda yer alan “Dava ehliyeti olan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir veya takip edebilir” hükmüne bir ek yapılmasına karar verildi: “Ancak hakkında yakalama emri verilen veya kaçaklık kararı bulunan kişiler, davasını bizzat açıp takip etmek zorundadır.” Hakan Şükür gibi kaçak isimler Türkiye’ye gelip dava açamayacakları için firarilere hakaret etmek de böylece serbest hale gelecek. Elbette kanun Hakan Şükür’ün bir zamanlar sıralarında oturduğu AKP’li vekillerin teklifiyle Hakan Şükür’ün maaş aldığı Meclis’ten geçecek. Benim merak ettiğim ise avukat Bekiroğlu’nun şikâyet ettiği hâkimler hakkında ne karar verileceği.

Kimse kimseye hakaret etmesin elbette. Söylemek istediğim: Yargı, yargıçların da yargılandığı bir Hakan Şükür paradoksu yarattı. Ayaküstü komedideki gibi “Neee Hakan Şükür FETÖ’cü müymüş”diyen Adalet Bakanlığı ise çözümü “Hakan Şükür yasası” pansumanında buldu. Bylock kullananlara küfretseniz, karşınızda “Kardeşimle düzgün konuş” diyecek adalet bakanı bulacağınız ülkenin yaşadığı adaletsizlik krizi ise kaldığı yerden devam ediyor. Nasıl etmesin? O nikâhı kıyanın adını hâlâ söyleyemiyoruz!

Adalet üzerine düşündüğümüz gün, bizi öldüren gerçeğimize gülmeyi bıraktığımız gün olacak.

Yazarın Son Yazıları

İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025