Seçimi kazandıracak duygu
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Seçimi kazandıracak duygu

09.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

‘Sanmayın ki insanlar sadece Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasında seçim yapacak. Çok daha fazlası... Toplum, 21 yıldır yönetildiği gibi yönetilmeyi kabul etmekle reddetmek arasındaki dönüm noktasında.

Dün, Emekçi Kadınlar Günü’ydü. 8 Mart’ta işsiz bırakılmış bir kadın gazeteciyle konuştum.

Adı Melda Doğan. Milli Görüşçü bir aileden geliyor. Doğan, ODTÜ’den sonra King’s College’ı bitirmiş. İki dil biliyor. Aslında bu ilk işsiz kalışı değil. 2016-2022 aralığında TRT World’de çalışmıştı. Geçen yıl, kanalda, “yapay et” haberi yapmıştı. Dinci kesim ayağa kalkmış, “caiz değil” diyerek TRT’yi protesto etmişti. Doğan işinden ayrılmak zorunda kalmıştı. 6 aydır da serbest gazetecilik yapıyor.

‘DEVLETİ TEMSİL EDİYORUM’

Bu kez işsiz kalma hikâyesi depremle ilgiliydi. Sordukça anlattı. Depremin ilk günü, gazetecilik refleksiyle, üstelik borç parayla bölgeye gitmiş, bir ay kalmıştı. İngilizce ve Fransızca yayın yapan 12 uluslararası kanala bağlanmış, depremi dünyaya duyurmuştu. Bu sırada, Ortadoğu merkezli bir haber kanalına iş yapmaya başlamıştı.

Ta ki o güne kadar...

Melda Doğan anlatıyor:

“Erdoğan’ın seçim tarihini açıkladığı gün, Nurdağı’nda bir kampa gittik. Canlı yayın yapıyorduk. Yabancı bir muhabir ile birlikte çalışıyordum. Kamera arkasındaydım. Kamptakilerden görüş alıyorduk. Bir kadın şikâyet etti. Zorlukları söyledi. Hükümeti eleştirdi. Cumhurbaşkanının oraya geldiğinde kendilerini dinlemediğini anlattı.”

Üzerinde “Yedi Başak Derneği” yazan bir önlükle, kampın sorumlusu olduğunu iddia eden bir adamın, yanlarında bittiğini anlatıyor. Adam, “Ben burada devleti temsil ediyorum”, “Burada devleti kötüleyemezsiniz”, “Provokasyon yapıyorsunuz”, “Çekim yapmak için benden izin alacaksınız” sözleriyle gazetecilere bağırıyordu. Yanında 7-8 kişi daha vardı.

Doğan devam ediyor: “Basın mensubuyum, siz kimsiniz, ne hakla engelliyorsunuz diye itiraz edince, konuştuğum depremzede kadınları tehdit etmeye başladı. ‘Neyiniz eksik her şeyiniz var’ diye üstlerine yürüdü.”

‘ONU ÇALIŞTIRMAYIN’ TELEFONU

Kadın korkmuştu. Melda Doğan’ı kenara çekip, ricada bulundu:

“Videomu siler misiniz? Zaten zor çadır buldum, yayımlanırsa bana konteyner ev vermezler.”

Olayın büyümesi üzerine polis geldi. Polis gidince çekimlerine devam etmişler. Bu sırada, aynı ekipten bir kişinin gelip isimlerini sorduğunu hatırlıyor. İşleri bitince Gaziantep’e doğru yola çıktılar. Yirmi dakika geçmişti ki telefonu çaldı. Arayan, kanalın Türkiye temsilcisiydi. “Yukarıya” şikâyet edilmişlerdi. Doğan başından geçenleri anlattı. Meselenin kapandığını düşünüyordu. Ancak öyle olmadı. 3 gün sonra, kaldığı otele, kanalın temsilcisi geldi. Doğan sonrasını aktarıyor:

“Kadın ağladı. Çok üzgünüm, senden çok memnunduk ama burası Türkiye, dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan kanalın yurtdışındaki genel merkezini aramışlar. ‘Onu çalıştırmayın’ demişler.” Kanal, “emir büyük yerden” diyerek sözleşmesini sonlandırmıştı. Biletini alıp deprem bölgesinden ayrılmak zorunda kaldı.

TÜRKİYE’NİN İNSANLIK SEÇİMİ

“Dindar ama kindar olmayan bir ailede büyüdüm” diyen Melda Doğan, konuşmamızda, cevabını bildiği soruları sıraladı:

“Bu insanlar kimden cesaret alıyor? Bir telefonla devleti yönetenlere nasıl ulaşıyor? Millet çadır, yemek ve su derdindeyken bu ihtiyaçları gidermek yerine, altı üstü bir prodüktörü işsiz bırakmak için bu kadar çaba harcamanın sebebi ne?”

İşin ilginci yalnız evi yıkılmış kadın değil... Melda Doğan da benimle konuşurken “Ailemin başına bir şey gelmesin” endişesi taşıyordu. İşte dedim, önümüzdeki seçim bu! Türkiye; sinirleri sıkışmış, kanı çekilmiş, kasları sıkılmış, tüyleri kabarmış bir insan gibi. Korkuyla korkularından kurtulmak, susmakla konuşmak, ihbarcılıkla dayanışmacılık, zorbalıkla insan onuru arasında bir seçim yapacak. Mührü el değil, bu duygu karmaşasının akla vuran gölgesi vuracak. Haliyle mesele pusulanın, sandığın, adaylığın çok ama çok ötesinde!

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025