TSK’de Wagner’ciler var mı?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

TSK’de Wagner’ciler var mı?

26.06.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Kalbin bende olduğu sürece sırrın sende kalabilir.” (Oscar Wilde)

Günlerdir “Wagner isyanı Türkiye’de olur mu” diye soruyoruz. Zaten olmadı mı? 15 Temmuz kalkışması, Said Nursi’nin takipçisi olan Nurcu Gülen tarikatının eylemi değil mi? Devletin içinde ya da dışında bütün paralel ordular, Wagner tehlikesi taşır.

Peki ders alındı mı? Bu köşede defalarca okudunuz. FETÖ’den sonra başta TSK olmak üzere devlet içinde örgütlenen tarikat yapılanmalarını anlattım. Hatta 15 Temmuz sonrasında bu yapıların önünün daha da açıldığını söyledim.

Bu seferki farklı. Önümde bir kitap duruyor. Yazarı Güray Belhan. Belhan, 2021 yılında, TSK’den kadrosuzluk gerekçesiyle emekli edilmiş bir kurmay albay. Kitabının ismi sorumuza yanıt veriyor: “Önüm, Arkam, Sağım, Solum Tarikat”.

Belhan, Atatürk milliyetçisi bir asker. Çoğu zaman Irak-Suriye sınırında, harekât bölgelerinde, Bosna’dan Afganistan’a kadar çatışma alanlarında görev yapmış. 2019-2021 aralığında icra edilen Pençe-3, Pençe Kaplan, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekâtlarının dördünde de yer alan tek albay. Meslek yaşantısı boyunca 138 takdir, şerit rozet ve ödül almış. Tek bir cezası yok. Buna rağmen “Savaşmaya devam edeyim” dediği dönemde, “kadrosuzluk” bahanesiyle, yaklaşık iki yıl önce emekli edilmiş.

Belhan, görev süresinde zaman zaman TSK içindeki FETÖ yapılanmasıyla karşı karşıya gelmiş. Hakkında FETÖ’cü savcılar tarafından soruşturma açılmış. Neyse ki ceza almadan kurtulmuş. Bu geçmişi nedeniyle, 15 Temmuz’un ardından, Genelkurmay Karargâhı’nda, Askeri Ataşe Yönetim Şube Müdürlüğü’ne getirilmiş. FETÖ’nün yıllarca kontrol ettiği sistemi değiştirmeye çalışmış.

TSK’DE TARİKAT YÜZÜĞÜ

Peki 15 Temmuz’dan sonra ne değişmiş?

Yanıtı belli. Bu kez başka tarikatlar “dokunulmaz” olmuş. Belhan, TSK içindeki tarikatçılarla karşı karşıya kalmasının hikâyesine kitabında yer veriyor.

“Komuta Kurmay Eğitimi”nin sonunda hatıra olarak yaptırılan dönem yüzüğünün tasarımında yaşanan tartışmayı Belhan anlatıyor. Atatürk silüetli üç yüzük tasarladıklarını söyleyen Belhan, buna bir albayın itirazını aktarıyor:

“Bir albay, yakın çevresindeki subayları farklı bir yüzük tasarımı işine soyundurmuştu. Yaptıkları çalışma neticesinde tasarımlarını yayımladıklarında bir husus hemen dikkatimi çekmişti. Bu yüzüklerde ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik hiçbir iz yoktu. Bu tarz yüzüklerden de yeni nesil kurmaylardan (tarikatçıları kastediyor) epey bir alan olmuştu. (…) Bu albayla belli bir süre aynı yerde çalışma durumum olmuştu. Bu albay ne mi demişti bana: Alnı secdeye değen adamdan zarar gelmez.  (…) 15 Temmuz’dan sonra ‘Komuta ve Kurmay Eğitimi’nde farklı grup ve tarikatlarla bağlantılı subayların bu eğitimde yer aldığını, normal IQ seviyesine sahip herkes görüp anlayabilirdi.”

(Tarikatçıların istemediği yüzük)

HACCA GİDİYORUM YAZISI

Belhan, tarikat yüzüğü tasarlayan albayın sonrasında kritik bir göreve getirildiğini söylüyor.

15 Temmuz sonrasında, dini gösteriler TSK’de öyle hale gelmiş ki...

Geçenlerde Cumhuriyet’te okuduğumuz TSK’ye hac kontenjanının daha şaşırtıcı olanını anlatıyor:

“Bir gün plan subayım, bir askeri ataşemizden gelen mesajla birlikte yanıma geldi. Mesajdaki üslup daha önce hiç tanık olmadığım tarzda bir izin mesajıydı. Asya kıtası dışında bir yerde görev yapan bu ataşemiz, iznini Suudi Arabistan’da geçirmek istiyordu. Bu izin talebinde hiçbir sıkıntı yoktu. Suudi Arabistan’la ilgili de herhangi bir kısıtlama yoktu. Alışılmış şekilde bir izin talebi yapılsa durum gayet normal olurdu. ‘Yıllık iznimi hac farizamı yerine getirmek maksadıyla Suudi Arabistan’da geçirmek istiyorum’ diye yazmıştı. Yapacağı ibadeti Genelkurmay Karargâhı’na bildirmesini yadırgamıştım.”

Belhan’ın anlattığına göre bu isim de kritik bir göreve getirildi...

(Albay Belhan Haftanin Dağları’nda)

TARİKATA KOLAY TERFİ

Son yıllarda birçok tarihi operasyonda bulunmasına, sicilinin çok yüksek olmasına rağmen 2021 YAŞ’ında TSK’den emekli edilen Belhan, bunu tarikatlarla yaşadığı sürtüşme başta olmak üzere ideolojik sebeplere bağlıyor:

“YAŞ sonucuna göre terfi ettirilen yeni nesil kurmay albaylardan (tarikatçıları kastediyor) 20 gün, 1 ay alay seviyesinde komutanlık yapanlar veya hiç yapmayanlar bile terfi ettirilmişti.”

Belhan, Kara Kuvvetleri Personel Başkanlığı’na “Neden” diye sorduğunda, “Seni biz emekli etmedik” yanıtını aldığını ve yukarının gösterildiğini söylüyor.

“TSK’de liyakate ve bilgiye dayalı bir sistemin oluşturulması elzemdir” diyen Güray Belhan, “Tarihten ders almaz iseniz aynı acıları tekrar yaşamaya mahkûm olursunuz” diyor. Haliyle dönüp Rusya’ya bakmaya gerek yok. Yakın tarihimiz, kendisine apoletli değil cüppeli komutanlar seçen, bizdeki Wagner adaylarını gösteriyor. Milli olmayan her ordu, paralel bir kapıya açılıyor.

“Sendenim” diyenlerin sırrını bilmek istemiyoruz ya... Ya bir gün bizden olmazlarsa?

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025