Ben İnce’nin yerinde olsam ne yapardım?

Ben İnce’nin yerinde olsam ne yapardım?

04.05.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Siyaset alanında ömrüm iki ana hedefle geçti. İlki, solu bir arada tutmak; diğeri demokrasi-laiklik ikilisini saldırılarından korumak. Diyebilirsiniz ki “Solu bilmem ama Millet İttifakı’nda sol, sağ ile birleşti!” Halbuki ilk bakışta öyle görünmesine rağmen, şu andaki makro görüntüye biraz uzaklaşarak bakarsak iktidarın halen kendini sürdürebilmesi adına en önemli kozu, yine solun içindeki bölünmenin ta kendisi! 

Seçimlerin ilk ve ikinci olası turu için iddialar etrafta uçuşuyor. Öne çıkan, seçimlerin büyük ihtimalle ikinci tura kalacağı... Tabii sonra da anketin kaynağı, siparişi kimin verdiği gibi sorular akla geliyor. Kılıçdaroğlu’nun ikinci turda en az dört-beş puan farkla kazanacağı, bana da en uygun gelen senaryo. 

İnce’nin varlığı, şu anda seçimleri hem ikinci tura hem de o tarihte de belirsiz bir oy dağılımına doğru taşıyor. Şu anda bizim kendi arka bahçemizde, İnce en az sevilen insan konumunda. Kılıçdaroğlu’nun kazanma ihtimali çok güçlü olduğu için, şu anda onun oylarını bölen İnce’nin “potansiyel sorumlu” ilan edilme oranı aslında en yüksek noktasında değil. Çeşitli spekülasyonlar uçuşurken herkesin farklı sitemlerle sataşmayı ihmal etmediği, kontrol dışı bir durumun antikahramanı o...

İNCE’Yİ BİTİRECEK EN KARANLIK KABÛS!

Diyelim ki Kılıçdaroğlu seçimi kaybetti. Diyelim ki kökeninde İçişleri Bakanlığı’nda kurulan “Seçim Merkezi” var. Diyelim ki trafoya kedi girdi ya da diyelim ki hesaplarda hatalar yapıldı...

O zaman, halkın 21 yıllık baskı iktidarından kurtulmasını engelleyen zat olarak Muharrem İnce ismi tek başına öne çıkacak! O noktada oluşacak dev dalgaları durdurmaya hiçbir faninin gücü yetmez! İnce, o andan itibaren ne yaparsa yapsın persona non grata ilan edilir! Siyasi geleceği bir kara deliğe girer ve yok olur. Sonra, aynen 2018’de seçim gecesi nerede olduğunu çaresizce izah etmeye çalıştığı gibi, bütün kampanyası boyunca muhalefetin ona nasıl saldırdığını, neden oy bölünmesinden sorumlu olmadığını, asıl suçlunun Millet İttifakı olduğunu anlatır da anlatır. Kimse zerre kadar inanmayacağı için de Erdoğan zafer konuşmaları turnesi atarken kendisi halkın önüne çıkamayacak durumlara düşer.

İnce’nin aldığı bu ölümcül risk değer mi? Şu anda onun oylarını yüzde 6’nın üstünde gösteren hiçbir anket var mı? Kısaca, İnce’nin cumhurbaşkanlığı adaylığı şu anda ligin sonlarındaki bir takımın “Türkiye ligini biz kazanacağız” demesi ile eşdeğer bir noktada...

İNCE ŞUNU YAPARSA GÜNEŞE VE KENDİ BAHARINA KOŞAR

Sonuçta, İnce kazanması mümkün olmayan bir yolda... Kendisini, milyonları mağdur etmek yerine, onların kahramanı olmaya dönüşebileceği bir formül var aslında. İnce, kendi mantığında birçok eleştirisinde haklı olabilir, ittifaka davet edilmemiş olmasına içerlemiş olabilir; ama ortada bir gerçek var ki kendisi bu seçimi kazanamayacağı gibi, seçimin tüm yükünün veya mağlubiyetin faturasının üzerine yıkılacağı bir mega tehlike ile karşı karşıya... 

Aynı Muharrem İnce, “İkazlarımı yaptım, tavrımı belli ettim. Partim yine milletvekili seçimlerine katılacak, ama ben, Türkiye’nin ikinci yüz yılına yeni bir sayfa açması için büyük bir özveride bulunuyorum, kendi iddiamı erteliyorum ve halkımın büyük çoğunluğunun bu iktidardan kurtulma çabasına katkıda bulunmak için adaylığımdan vazgeçiyorum” derse, neler yaşanır?

Gelin bir de ona göz atalım: İnce’ye oy vermeyi düşünen insanların en az yüzde 70’i sözlerinden etkilenerek Kılıçdaroğlu’na oy verir. Kılıçdaroğlu birinci turda kazanır. Bu galibiyetin ve tarihi zaferin büyük paydaşları arasında İnce yerini alır. Halk, Kılıçdaroğlu ile beraber en çok onu alkışlar. O zaman yapmış olduğu eleştiriler bile çok daha yerine oturur, daha geniş kitlelerin belleğine yerleşir. Yani İnce, saatte 220 ile bir cehennem duvarına toslamak yerine, o duvarı bir perdeden geçer gibi aşar ve güneşine, bahara, beyaz bir sayfaya ulaşan Türkiye’de kral olur! Bu mutluluğun ana mimarlarından biri olarak alkış alır, büyük hayranlık kazanır ve siyasi geleceğini yalnız korumuş olmaz, önünü sonuna kadar açmış olur! Partisi de yüzde 7 barajını bu rüzgârla aşar, parlamentoda grup dahi kuracak duruma gelir!

Ne yazık ki İnce’nin ekibinde kendisine bunları anlatabilecek tecrübede, politik tarihi içselleştirmiş insanlar yok. İnce, hep yalnız adam rolüne soyunmak istiyor. Bu sebeple İnce’ye eski partisinden bir abisi veya sade bir demokrat yurttaş olarak seslenmek istedim. 

İsterim ki sevgili İnce, cehennem duvarına toslamasın, bahara, güneşe ve kendi geleceğine kanatlanıp uçsun... Özgür Türkiye’yi de keyifle ikinci yüzyılına uçurarak...

Yazarın Son Yazıları

İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025