Celal Üster

Bayram ‘kurban’ı

19 Eylül 2016 Pazartesi

İlber Ortaylı’nın, Ceren Çıplak ile söyleşisinin sunulma biçimine verdiği tepkiyi Ortaylı’ya ‘hiç yakıştıramadım’

Cumhuriyet’te kültür muhabiri ve editörü olarak çalıştığım yıllarda pek çok kişiyle söyleşi yaptım, yaptırdım. Çok ender de olsa, kendisiyle yapılan söyleşiden hoşnut kalmayan ve bunu dile getirenlere de rastladım. 
Gel gör ki, İlber Ortaylı’nın, Cumhuriyet’ten Ceren Çıplak’a verdiği söyleşinin sunuluşuna gösterdiği yazılı/sözlü tepkinin “düzey”ini Ortaylı gibi bir bilim insanına yakıştıramadım.

Acemi kesiciden farksız 
Ahmet Hakan, Tarafsız Bölge’nin Bayram özel sohbetinde Ortaylı’yı “ağırlıyor” ve biri gazeteci, öbürü tarihçi iki koca adam, genç bir muhabiri bayram sofralarına kurban ediyorlar. 
Ve öyle sözler kullanıyorlar ki, kendi meslekleri açısından, kurban keserken bir taraflarını sakatlayıp duran acemi kesicilerden bir farkları kalmıyor. 
“Kızın biri” diye başlıyor Ortaylı. “Gazetecilik yapmasın, nakış yapıp satsın” gibisinden cinsiyetçi, aşağılayıcı ifadeler kullanıyor. Bununla da kalmıyor, Ceren Çıplak’ın soru sorma biçiminin taklidini yapıyor...

Bayramlık ağız 
Sizinle yapılmış olan söyleşinin gazetedeki sunuluş tarzından memnun kalmayabilirsiniz, hatta pek çok yanını yanlış da bulabilirsiniz. Bunu, gerek duyuyorsanız, sert bir dille eleştirebilirsiniz de. En doğal hakkınızdır bu. 
Ama o ne? Bir de bakıyoruz, yılların hocası Ortaylı, bayramın orta yerinde bayramlık ağzını açmış hakaretler yağdırıyor, yıllarca el üstünde tutulmanın verdiği umursamazlıkla bir kültür muhabirini çarmıha geriyor. 
Bu arada, fırsatını bulmuşken de, hukukun, özgürlüklerin, insan haklarının ayaklar altına alındığı bir ortamda gazetecilik uğraşına sahip çıkan birkaç gazeteden biri olan Cumhuriyet’e veriştiriyor. 
Pek çok keyifli sohbetini dinlediğim İlber Ortaylı’ya hiç yakıştıramadım...

İlke milke kalmadı 
Evet, Ahmet Hakan’ın bayramlık Tarafsız Bölge’sinde sözüm ona bir gazetecilik dersi verilmeye çalışılırken, yalnızca gazeteciliğin değil, tarafsızlığın da ilkeleri çiğnendi. 
“Av” olarak seçilen bir kadın gazetecinin yokluğunda, iki erkek olanca erkeklikleriyle yargılayıp hüküm verdiler hakkında. 
Ortaylı’ya buradan selam ederken, onun söylediklerine gizleyemediği bir hazla katılan, katılmak ne söz, çanak tutan, destek veren Ahmet Hakan’a, kırk yıllık bir gazeteci olarak ne diyeyim, bilmiyorum. 
İnsanoğlunun kendine bu denli yenik düşmesi karşısında utandım...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Irgat’ın Türküsü 14 Mayıs 2018
Kâr ve kapital 14 Nisan 2018