Celal Üster

Yaşar Kemal’i özlerken...

15 Kasım 2016 Salı

TÜYAP’ın düzenlediği 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın izleği “Felsefe ve İnsan”. Bu yılın Onur Yazarı İonna Kuçuradi, felsefe üstünden anlamlı mesajlar verdi insan hakları ve düşünce özgürlüğü üstüne. Anlayana tabii...
Bu yıl Alman edebiyatı var fuarda. Konuk Alman yazarlar da, yazarlar ve gazetecilerin özgürlüğünü vurgulama gereği duyuyorlar.
Açılıştaki konuşmacıların hemen hepsi, insan hakları ve ifade özgürlüğü üstündeki baskılara değinmeden geçemediler.
Bütün bu sözel açıklamaları daha da güçlü kılan ise, Necmiye Alpay ve Aslı Erdoğan gibi yazarların, Türkiye’nin en uzun ömürlü kitap eki Cumhuriyet Kitap’ın yayın yönetmeni Turhan Günay’ın akıl dışı suçlamalarla parmaklıklar ardına gönderildiği bir ortamda, yazarlar, okurlar ve yayınevlerinin protesto eylemleri ve gösterileri oldu.
İçerideki insanı en dirençli kılan, dışarıdaki insanların onların yanında olduğunu bilmesi değil midir?
Fuarda, bütün bu konuşmalar, açıklamalar, eylemler yapılırken, sessizce ama Melih Cevdet’in bir şiirindeki gibi “vakur, metin, sade” oturan bir heykel vardı. Yaşar Kemal’in, önümüzdeki günlerde açılacak Madame Tussauds İstanbul’da yer alacak balmumu heykeli.
Heykeli gördüğümde, Yaşar Kemal’i ne kadar özlediğimi fark ettim.
Yalnızca yapıtlarıyla ruhumuzu ve dilimizi varsıllaştıran bir yazar olduğu için değil...
Romanlarını, öykülerini, şiirlerini yazarken, yaşadığı toplumun iklimini, coğrafyasını gözlemleme gücüyle, insan ruhunu ve doğasını okuma yetisiyle bir “ses” olup çıktığı için de...
Yaşananlara gösterdiği tepkileriyle, yüreklilikle dile getirdiği yol gösterici, akıl açıcı düşünceleriyle, toplumun sesi, vicdanı olduğu için de...
Gerçeğin ve adaletin savunucusu, yoksullar ve ezilenlerin yanında bir eylem insanı olduğu için de...
Bağnazlığın uzağında, insancıl değerleri hayata geçirmek için uğraş veren bir yazar olduğu için de...
Yine Melih Cevdet’in sözleriyle, “bir sis çanı gibi gecenin içinde” yıllarca barış çağrıları yapmaktan vazgeçmediği için de...
Doğayı, dilleri ve kültürleri korumanın bilincine vardığı için de...
Doğru dürüst bir demokratik düzen kurulsun diye aklıyla, yüreğiyle el ele veren bir toplum düşlediği için de...
Yaşar Kemal hastanede yaşam savaşımı verirken yazdığım bir yazıda, “Baba, sakın ölme!” demiştim. “Ölürsen, şu toplumda azıcık kalan vicdanımızın bir parçası daha ölecek!”
Şimdilerde “vicdanlar” balmumu gibi eriyor. Ama yazarların, şairlerin fuardaki direnci tunçtan.

İSTANBUL KİTAP FUARI’NDA BUGÜN
? Okul Öncesi Atölye Çalışması: ‘Düşünme Eğitimi Atölyesi’ (4-7 Yaş)
Konu: Ayrımcılık
Yönlendiren: Gülşen Öz
Düzenleyen: Türkiye Felsefe Kurumu
Marmara Salonu / 13.15 - 14.15
? Panel: ‘Sevdadır Kısaltan Geceyi...’ Şiirleriyle Sennur Sezer
Yöneten: Mustafa Köz
Şiir Dinleti: Adnan Özyalçıner, Arife Kalender, Gülsüm Cengiz, Suna Aras, Berrin Taş, Nur Saka, Nalân Çelik, Betül Dünder, Gülce Başer
Marmara Salonu / 14.30 - 15.30
? Söyleşi: ‘Kuşatma Altında Sanat Yapılabilir mi?’
Konuşmacılar: Helin Bölek, İnan Altın, Sultan Gökçe
Karadeniz Salonu / 15.45 - 16.45
? Panel: ‘21 .Yüzyıl Problemleri Karşısında Felsefe’
Yöneten: Aysel Sakarya
Konuşmacı: Cengiz Çakmak
Karadeniz Salonu / 17.00-18.00  


Yazarın Son Yazıları

Irgat’ın Türküsü 14 Mayıs 2018
Kâr ve kapital 14 Nisan 2018
Orwell yaşasaydı... 5 Ekim 2017
Kitapla 1 dakika! 1 Ekim 2017
Konuş, belleğim! 6 Eylül 2017
‘Hayır’ diyen insan... 21 Ağustos 2017