Fantezi

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Suriye için heyecan, rejim değişikliğinin yaklaştığını düşündüren haberlerin ayyuka çıktığı 2012’deki gibi dorukta. Suudi Arabistan öncülüğündeki Körfez’in Sünni monarşileri ile Türkiye’yi yöneten siyasal İslamcı heyetin desteklediği “Fetih Ordusu” maskeli tekfirci gruplar ve El Kaide’nin kolu Nusra Cephesi, Suriye’ye “demokrasi” götürecekler. ABD Başkanı Barack Obama’nın geçen yılki adlandırmasıyla “fantezi” bu...

***

Bir yılda nasıl bir ideolojik aydınlanma yaşandıysa artık, Batı medyasında bu fantezi ile uyumlu argümanlar dolaşımda. New York Times’ın geçen yılki “daha az aşırılıkçılar” etiketiyle başlayan süreçte, haber-analizlerde “ılımlılar” daha çok boy gösterir oldu. Betimlemeler “isyancılar”dan “Müslüman militanlar”a uzanıyor. Kimin ne olduğunu tam bilmediği “Özgür Suriye Ordusu” yine sahnede. BM terör örgütleri listesindeki Nusra Cephesi, IŞİD’in yanında neredeyse “iyi çocuklar” diye anılmak istense de kuşkuların mecburen dile getirildiği makaleler döşeniyor. En son Atlantic Council’deki makalede “milliyetçi isyancılar” ifadesini gördükten sonra artık beni iyice gülme tuttu. Ama haklarını yemeyelim, Batılıların işi zor. Afganistan’da Sovyetler’e karşı mücahitlerin “iyi çocuklar” oldukları zamanlar geçti. Suriye’de tanımlardan tanım beğenmek durumundalar.

***

Riyad’da kral Salman’ın başa geçmesiyle kartlar yeniden karılıyor. Yeni kral selefi gibi İhvan’a alerjik değil. En hakiki derdi İran. Ve Obama’nın İran’la nükleer anlaşma tutkusu ABD’nin Körfez’deki geleneksel müttefikleriyle onarılması güç yaralar açtı. Nisan başında “Salman Doktrini” başlıklı yazımda Suudi kraliyetine danışmanlık yapmış Jamal Khosshaggi’nin ağzından ABD’ye rağmen bölgede “kendi işini görecek ülkeler” olarak Suudi-Türk ittifakını aktarmıştım. Geçen hafta da Suudi tahtındaki yeniden yapılanmayı irdelediğim yazıda Riyad’ın Obama’nın son iki yılının ötesine baktığını... Nitekim Suud, İran’la nükleer anlaşma belirir belirmez Körfez liderlerini Camp David’e çağıran Obama’nın davetine kral düzeyinde icabet etmeyerek ilk yanıtını resmen vermiş oldu. Gerisi Suriye ve Yemen’de geliyor zaten...

***

Obama 2012’den itibaren Suriye’den mümkün olabildiğince uzak durmaya çalışmış, 2013’te kimyasal silah komplosunu bile atlatmıştı. Ama Suriye’de de, yakın zamanda Yemen’de de gördüğümüz pek hevesli olmadığı “müdahilliği” bir biçimde “yansıtmak” durumunda. Eğit-donat tipi oyalamalarda olduğu gibi... Yine Nusra’nın başını çektiği Fetih Ordusu ile tekfirci grupların İdlib’i Suudi-Katar-Türkiye silah ve lojistik desteğiyle ele geçirmesinde, ABD’nin Türkiye’nin güneyindeve Ürdün’de kurulan “operasyon odalarının” tahmin edebileceğimiz koordinasyonunun katkısını Foreign Policy’de Charles Lister’ın “Why Esad is loosing” (Esad niye kaybediyor) başlıklı makalesinden öğrendik. Şimdi de Batılı analistlerin “İslamcıların” Nusra etkisinden nasıl “kurtarılacağına” dair telkinlerle yüklü analizlerinden geçilmiyor.

***

Yine de kanımca en dikkat çekici olanı geçen hafta Amerikan Associated Press (AP) ajansındaki haber-analiz. Bir Türk yetkilinin Ankara ile Riyad’ın ittifakını doğrulayıp “ABD’ye rağmen işlerini nasıl gördüklerini” güzelce anlattığı yazıda asıl mühim mesaj, Obama yönetiminin bu ittifaktan kaygıları ve bu yüzden radikal grupların Nusra liderliğinde birleşip Esad’ı devirmesinin açıkça istenmediğiydi. Obama kalan iki yılında Sünni bloka topyekûn teslim olur mu? Olmayacaksa “kendi işini görenlerle” nasıl halleşecek, orası meçhul.

***

Suriye’ye “demokrasi” taşıyanların öyküleri şimdilik böylece sürüp gidiyor... İçinde Suriye için “heyecan duyulacak” bir şey yok. Yalan dolan ve manipülasyon düzeyi Irak savaşındakini aşalı çok oldu. Kimse BM’nin Suriye temsilcisi Stefan de Mistura’nın Cenevre’de bugüne kadar en geniş katılımla başlattığı diyalog süreciyle alakadar değil elbette. Tekfirci grupların durdurulmamaları halinde yapacaklarını da Katar şeyhinin kanalı El Cezire Arapçadaki “Alevilere soykırım yapmak hakkımız” temalı programlardan öğreniyoruz. Bakalım Batılıların haber ve makalelerinde dolaşıma sokacakları isimlendirmeler daha nelere evrilecek.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

ABD’de darbe tehdidi 7 Eylül 2018
Zaharçenko darbesi 5 Eylül 2018
Donbass cephesinden 23 Ağustos 2018