Cüneyt Arcayürek

Suçludan Özür Dilemek!..

15 Kasım 2014 Cumartesi

Başabakan AD’nin birden başka konu yokmuş gibi Dersim nedeniyle CHP’yi suçlaması, parti içinde kısa sürede meyvesini verdi.
Ya Başbakan, CHP içinde Dersim’i AKP gibi, HDP gibi sömürü konusu yapmak isteyenlerin konuyu gündeme getirmek için bir bahane aradıklarını öğrendi ve birden o konuşmayı yaptı.
Ya da bu konuşmayı fırsat bilen, CHP içinde tarihsel geçmişini inkâra her zaman hazır ve Kılıçdaroğlu’nun bilinçli olarak cımbızla seçtiği, kimi konularda “yeni” CHP’lilerin sözcülüğünü yapan...
....Amerika gizli servisleriyle kod adı altında ilişki kurduğu daha önce açıklanan...
...Güneydoğu ve Kürt sorununda ya HDP ya da AKP gibi tavır alarak partiyi zaman zaman hayli güç durumda bırakan Sezgin Tanrıkulu; Ahmet Hakan’ın TV programında:
“Ben CHP adına, Genel Başkanım adına o zaman acı çeken herkesten binlerce özür diliyorum” dedi.

***

Kim bu zat?
Partide 20’ye yakın genel başkan yardımcılarından biri, bir vekil.
Bu sıfatı olmasa ne TV’lere çağrılır ne de söyledikleri medyada yer alır, yankı bulur.
Pekâlâ ama bu sıfatlarla parti adına üstelik Dersim gibi partiye olanca saldırıya konu olan bir sorunda özür dilemek haddini aşmak değil midir? Bu bir.
İki: Şayet Kılıçdaroğlu, kendi yerine ve adına Tanrıkulu’na böyle bir yetki verdiyse...genel başkan olarak partinin yetkili kurullarından Dersim konusunda parti adına özür dileme yetkisi almadan, üstelik bir yardımcısına partiyi bağlayan özür dileme yetkisi vermeye hakkı da yetkisi de yoktur.

***

Şimdi başka bir gerçek daha sırıtıyor.
Son grupta Atatürk’ü öven Kılıçdaroğlu’nun, Tanrıkulu’nun sözlerinden sonra susması, Atatürk’ü ve Dersim konusunda CHP’yi suçlayanları adeta haklı gördüğü izlenimi veriyor.
Sezgin Tanrıkulu’nun haddini aşan sözlerinden sonra hiç değilse Kılıçdaroğlu’nun yardımcısına parti ve kendi adına özür dileme yetkisi vermediğini derhal, anında açıklaması gerekmez miydi?

***

Tanrıkulu partide tepkiyle karşılanıyor.
Tanrıkulu gibi, partiyi tarihsel yörüngesinden saptırmaya, partiyi AKP’lileştirmeye çaba gösterenler, özür dilemeden kaynaklanan tepkilerin sorumluluğunu tabii ulusalcılara mal etmeye hazırlanıyorlar.
Ama asıl soru gündemde.
Acaba Kılıçdaroğlu partiye aykırı, kendisinin söyleyemediklerini söylesinler diye mi Tanrıkulu ile Bekaroğlu’nu partiye aldı ve.. bu kişileri üst düzeyde görevlendirdi?

***

Dersim’de ayaklananlar köprüleri yıkacak, askerleri katledecek, devlet daireleri yakıp yıkacak... fakat AD, fakat Tanrıkulu kafasında olanların istediği gibi...
... devlet de parti de isyan edenlerden, oh elinize sağlık, ne iyi ettiniz de köprüleri yıkıp askerleri katlettiniz diyecek; suçu işleyenlerden özür dilenecek.
Onur Öymen’in dediği gibi “özür dilemek bir suç işlendiğini kabul etmek demektir”.
CHP’yi geçmişi ile suçlu görüyorsa Tanrıkulu; yeni CHP örtüsüne sığınarak partide kalacağı yerde, istifa ederek örneğin AKP’de, örneğin HDP de CHP’yi ve Atatürk’ü suçlayıcı içerikte istediği kadar konuşabilir.
İşte CHP’nin kapısı.. işte öteki partilerin kapıları...  


Yazarın Son Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015
Haydi başka kapıya 7 Mayıs 2015
Vehim 6 Mayıs 2015
Al Birini Vur Ötekine 3 Mayıs 2015
İsteyenin Bir Yüzü 2 Mayıs 2015
Korkunun Ecele… 1 Mayıs 2015
Cemaatin Ortağına Dair 30 Nisan 2015
Başımızdaki İkili 29 Nisan 2015
Büyük Yalancı 28 Nisan 2015
Yalnızlık 26 Nisan 2015
Yeni Ermeni Yalanı 25 Nisan 2015
Mustafa Kemal 24 Nisan 2015