Avrupa’nın bir başka barut fıçısı
Deniz Berktay
Son Köşe Yazıları

Avrupa’nın bir başka barut fıçısı

19.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dördüncü yılını dolduran Rusya-Ukrayna savaşında sahada durum yeniden çıkmaza girerken savaşın başka bölgelere yayılma ihtimali giderek daha çok konuşuluyor.

Çatışmanın yayılmasının muhtemel olduğu yerlerden biri Baltık Bölgesi. Bilindiği üzere Rusya’nın her bakımdan Batı’ya açılan penceresi, Rusya’nın başlıca limanı olan St. Petersburg, Baltık Denizi kıyısında. Ancak Baltık’a kıyıdaş ülkelerden Rusya hariç tamamı 2023’te NATO’ya girmiş oldu. Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski de Baltık Denizi’nin bir NATO gölü haline geldiğini söyleyerek Rus yöneticileri daha da kızdırmıştı. Rusya’nın Baltık’taki sıkışmışlığına ek olarak St. Petersburg limanına ve buradaki petrol rafinerilerine gelen ve ağır hasara neden olan Ukrayna İHA’ları o bölgelere Polonya ve Baltık ülkeleri (Estonya, Letonya ve Litvanya) hava sahalarından geçerek gidiyordu. Bu durum, bu üç eski Sovyet cumhuriyetinin 2004’te NATO üyesi olmasına zaten tepkili olan Rusya’nın, bu ülkelerle ilişkilerini daha da kötüleştirdi.

NATO’YU SINAMA İHTİMALİ 

Buna ek olarak Estonya’nın Narva şehri, Rus kökenli nüfusun yoğun olduğu bir yer ve Rusya’nın buraya ilgisi biliniyor. Bu çerçevede Putin’in bir fırsatını bulup Narva’ya saldırarak “Haydi bakalım, NATO’daki Kanadalı, Portekizli askerler, ülkelerinden bu kadar uzaktaki Narva için ölmeye ne kadar hazır” diye NATO’nun etkinliğini sınama ihtimalinden bahsediliyor. Yani provokasyon hangi taraftan gelirse gelsin, buralarda gerilimin arttığı bir gerçek.

Baltıklar’daki bir diğer gerilim noktasıysa Litvanya-Polonya tarafı. Sovyetler Birliği, II. Dünya Savaşı’nda Almanya’nın doğu bölgelerini ele geçirince tarihsel olarak “Orta Almanya” olarak bilinen bölgede “Demokratik Alman Cumhuriyeti” (veya Doğu Almanya) adlı bir devlet kurarken asıl Doğu Almanya olarak bilinen bölgelerin çoğu (Silezya, Pomeranya ve Batı Prusya) Polonya’ya verilmiş, buna karşılık Doğu Prusya bölgesi, idari merkezi olan Königsberg ile birlikte doğrudan doğruya Sovyetler Birliği bünyesindeki Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne, “Kaliningrad ili” olarak bağlanmıştı. Sovyetler Birliği dağılıp da Baltık cumhuriyetleri bağımsız olunca, Kaliningrad ili Rusya’nın ana topraklarından kopuk, uzaktaki bir toprak parçası olarak kaldı. Son aylarda Litvanya, Kaliningrad iline ulaşımı kısıtlamaya başladı. Bu nedenle Rusya’nın Belarus üzerinden bu bölgeye bir operasyon düzenleme ihtimali zayıf da olsa var.

Böyle olası çatışmaları Rusya da başlatabilir, Rusya’yı yeni bir tuzağa sürüklemek isteyen bazı Batılı ülkeler de provoke edebilir. Ukrayna’daki savaşı gördükten sonra artık her olasılığı hesaba katmakta yarar var.

Yazarın Son Yazıları

Avrupa’nın bir başka barut fıçısı

Dördüncü yılını dolduran Rusya-Ukrayna savaşında sahada durum yeniden çıkmaza girerken savaşın başka bölgelere yayılma ihtimali giderek daha çok konuşuluyor.

Devamını Oku
19.05.2026
Dini özgürlük değil, din siyaseti

Geçen hafta ABD’nin dünyadaki Ortodoksları denetlemek için Fener Patrtikhanesi’nden yararlandığını ve Fener patriğinin, unvanlarına “Yeni Roma Patriği”ni eklediğini yazmıştık.

Devamını Oku
12.05.2026
Fener Patrikhanesi ve Bizansçılık

ABD’nin “ılımlı İslam” anlayışıyla Türkiye’de ve çevre ülkelerde neler yapmaya kalktığını hiç değilse FETÖ’nün icraatları göstermeye yetti.

Devamını Oku
05.05.2026
Putin’in ‘Ermeni soykırımı’ çıkışı

Her yıl 24 Nisan tarihinde Batılı ülkelerin “soykırım” iddialarını tekrarlamasına alışmıştık ama bu 24 Nisan’da Putin’in de bu koroya katılıp 1915 olaylarını “soykırım” diye adlandırması, pek çok kişi için sürpriz oldu.

Devamını Oku
28.04.2026
Soros’un safında mı olunmalı?

Bu hafta, yakın coğrafyamızdaki önemli bir gelişmeyi, Bulgaristan seçimlerini yazmayı düşünüyordum.

Devamını Oku
21.04.2026
Trump’ın Avrupa bozgunu

Macaristan’da geçen pazarki parlamento seçimlerinin hiç de 9.5 milyon nüfuslu bir Orta Avrupa ülkesinin iç işlerinden ibaret olmayacağı, bunun Avrupa’daki güç dengeleri açısından önemli bir seçim süreci olacağı belliydi (ben de bu konuyu bu köşede birkaç kez naçizane dile getirmiştim).

Devamını Oku
14.04.2026