Elçin Poyrazlar

Sürülerin bağışıklığı

09 Ekim 2020 Cuma

Yakıcı küresel bir salgında hastaların vaka, vakaların hasta sayılmadığı, hatta gerçek sayıların sayılmadığı, yüz maskelerinin kola takıldığı, sosyal mesafenin dirsek temasıyla belirlendiği, virüsten ölenlere ‘normal ölüm’ belgelerinin verildiği, testi pozitif çıkanların toplu taşımayla evlerine gönderildiği, sonra da ‘Halk kurallara uymadı’ beyanıyla tepedekilerin sıyrılıverdikleri bir sağlık düzenine bağışıklığınız var mı?

Peki Türk lirası ABD Doları karşısında sadece bu yıl yüzde 25 değer kaybederken ve kurlar arasında en çok değer kaybeden para birimi olurken, finansı yönetenlerin ‘Kur benim için hiç önemli değil, hiç oraya bakmıyorum’ diyerek latife bile etmemesine, cebinizdeki paranın ve dolayısıyla emeğinizin her gün erimesine, yoksulların intihar etmesine, çocuklarınızın geleceğiyle kumar oynanmasına bağışıklığınız nasıl?

‘Bu kadar iş, güç, ekonomik kriz varken bunlarla uğraşamam’ diyerek göz ucuyla bakıp, gizli bir suçluluk duygusuyla geçiştirdiğiniz kadın cinayetleri haberlerine, her gün neredeyse 1.5 kadının öldürülmesine, vurulmasına, yakılmasına, varile sokulmasına, camdan atılmasına, intihar süsüyle yok edilmesine bağışıklığınız güçlü mü?

Bu topraklarda 2 milyondan fazla çocuk işçinin sömürülmesine, Suriyeli bir çocuğun sabahtan akşama kadar çalışıp üç lira (sayıyla 3) kazanmasına ve bununla sadece ekmek alabilmesine, çocuk yurtlarından gelen taciz, tecavüz, satılma çığlıklarına, çocuğunu ‘sadece salı günleri zincirleyen ailelere’, 15 yaşındaki kızını zorbalıkla intihara sürükleyen babalara bağışıklığınız ne durumda?

Okumuş, topluma gelecek ve fayda vaat eden, aydınlık kafalı, idealist yüzbinlerce genç mezun, ya da profesyonel dururken, kökü karanlık çağlara uzanan, kız çocuklarını taciz eden, kadınların göbeğine yazı yazan, kız çocukları evlendirilsin diye kampanya yapan, gençlerin öpüşmesinden nefret eden, LGBT ve kadınlara düşman gerici şarlantalar mevki, statü, maaş ve en kritik devlet kadrolarında konum kazanırken, izleyerek iyice geliştirdiğiniz bağışıklığınız hala yerinde mi?

Sosyal refah, iyi yaşam, adalet ve temel özgürlük haklarınız hayatınızdan domino taşları gibi tek tek çekilirken, kurduğunuz hayallerin bizzat kabusa dönüşmesine gözlerinizi kapayarak ‘Elden ne gelir?’ konforuna saklanırken bağışıklığınız her gün bir doz daha artıyor. 

Sürünüze sığınıp kötülüğe karşı bağışıklığınızı güçlendirmek sizi hayatta tutmaz, aksine hastalığın kendisi yapar. 

Ve o zifiri karanlıkta sürü içinde uyuduğunuz bir gece kurban olarak siz seçilirseniz eğer…

Emin olun diğer kuzuların sessizliğinden başka bir şey duyamayacaksınız. 


Yazarın Son Yazıları

ABD’den medet ummak 10 Kasım 2020
Depremi unutun 3 Kasım 2020
Fransız kalın 27 Ekim 2020
Sen kimsin? 22 Ekim 2020
Kanamak ya da kanamamak? 17 Eylül 2020
Tetiği çektim Yoongi 7 Eylül 2020
Rejim ve çocuklar 3 Eylül 2020
İpek... 26 Ağustos 2020