Bugün 24 Nisan; Kahraman Meclis’in açılışından 106 yıl, bir gün sonra:
Dün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek Meclis’in kuruluşunu kutladık ama bu kutlama, Meclis’in, pek çok işlevinin tek bir kişiye bırakılarak karar ve denetim gücünün sınırlanmış ve kısıtlanmış olduğu, seçilmiş bir milletvekilinin hapisten çıkarılmadığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmadığı garip bir ortamda yapıldı!
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Amasya Bildirisi’nde (“Tamimi”nde) ne diyor?
“Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.”
***
Demek ki sorunlarımızı, milletimizin azim ve kararlılığı ile çözeceğiz!
Bunun gerçekleştirilmesi için de her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin varlığı zorunludur.
O halde “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” olan Cumhuriyetimizi temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni her türlü baskı ve kontrole karşı, koruyacağız ve işleteceğiz.
Anayasamızı, yargı bağımsızlığını, ifade, basın ve muhalefet özgürlüğünü savunarak DİRENECEĞİZ!
***
DİRENMEK:
Kendin için...
Ülken için...
İKİ AMAÇLI...
Bilincini, Ahlakını ve Vicdanını oluşturan
İyi, Doğru Ve Güzel İçin:
ÜÇ KATMANLI...
Hukuk Devleti için...
Adalet için...
Laiklik için...
Demokrasi için...
Cumhuriyet için...
HERKES ADINA...
DİRENMEK!
***
DİRENMEK:
Boyun eğmemek...
Pes etmemek...
Vazgeçmemek...
Bıkmamak...
Usanmamak...
Yorulmamak...
Israr etmek...
Umutsuzluğa kapılmamak...
Alışmamak...
Korkmamak...
***
Seni, beni, onu, iktidarı ve muhalefetiyle tüm toplumu, Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Cumhuriyeti, içine düştüğümüz sorunlar sarmalından kurtaracak olan tek yol:
TOPLUMCA YAPILACAK BİR “MİLLİ DEMOKRATİK DİRENİŞ” SEFERBERLİĞİDİR!