Emperyalizm, ortaçağ savaşı ve Atatürk Cumhuriyeti

Emperyalizm, ortaçağ savaşı ve Atatürk Cumhuriyeti

15.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Günümüzde, İnsanlığın eriştiği teknolojik düzeyi izleyebilen ama ideolojik olarak Ortaçağ’da kalmış olan Ortadoğu’daki Emperyalizmin savaşı da Ortaçağ’ın kimlikleri üzerinden ateşleniyor:

Bu arada Emperyalizm, sadece Batı’nın ekonomik ve kültürel emperyalizmi olarak değil, Doğu’nun petrole dayalı ekonomik ve dine dayalı kültürel emperyalizmi biçiminde, Türkiye’yi pençesine almış durumda.

Bir yandan Batı Hıristiyan Emperyalizmi, öte yandan Sünni Arap ve Şii Fars Emperyalizmi, etnikçilikli kimlik politikalarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmeye ve yok etmeye çalışıyorlar!

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu bölgelerinin oluşturduğu Şeytan Üçgeni’nin ortasında, Atatürk’ün sayesinde, Bağımsız, Demokratik ve Laik Sosyal Hukuk Devleti olarak, Çağdaş uygarlık ile bütünleşmeye çalışan güçlü bir Devlet.

İşte hem çok kaynaklı Batı Emperyalizmi, hem de iki kaynaklı Doğu Emperyalizmi, Türkiye Cumhuriyeti’nin, bütün saldırılara rağmen sürdürmeye çalıştığı bir İslam toplumundaki Laik ve Demokratik, Hukuk Devleti’nin çağdaş yapısını ve onun kaynağı olan Atatürkçülüğü yok etmek üzere saldırı halindeler.

Bu birbirinden farklı ve kimi zaman aralarında ittifak kuran, kimi zaman da birbirleriyle savaşan bu çok farklı kaynaklı Batı ve Doğu Emperyalizmleri:

İster aralarında uzlaşmış olsunlar, isterse birbirleriyle savaş halinde bulunsunlar, Şeytan Üçgeni’ndeki savaşlarda ve rekabette, hem Bağımsız Atatürk Türkiye’sini ezeli ve ebedi düşman olarak görüyorlar, hem de Türkiye’nin gücünü yanlarına almak, onu kullanmak istiyorlar.

***

Bu tehditlere karşılık Türkiye ne önlemler aldı; neler yaptı?

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Atatürk Döneminde, Batı ve Doğu Emperyalizmlerine karşı Kuzey’in (öteki Emperyalizmlere rakip olarak geliştiği için Kuzey Emperyalizmi olarak nitelenecek olan siyasal gücün) desteğini alarak, Bağımsız ve Çağdaş bir Cumhuriyet kurdu!

Atatürk, Şeytan Üçgeni’nin bütün bileşenleriyle barışçı dostluk ilişkileri geliştirdi, anlaşmalar ve antlaşmalar imzaladı.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayan Soğuk Savaş zamanında, İnönü Döneminde ise Türkiye, Savaş’a girmeyerek büyük bir başarı göstermesine rağmen, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle, bağımsız ve tarafsız politikasını terk ederek Batı ve Doğu Emperyalizmleri ile hem siyaseti hem de dini kullanarak, siyasal ve kültürel bütünleşme adımları attı.

Sovyetler’in çöküşüyle başlayan Küresel dönemde ise Batı ve Doğu Emperyalizmlerinin yarattığı, 12 Eylül 1980 Darbesiyle zirveye ulaşan istikrarsız ve kaotik ortamda, Erdoğan/ AKP iktidarı oluşturuldu.

Böylece Doğu Emperyalizminin Sünni Arap kanadı ve Batı Emperyalizmi ile yakınlaşma sağlandı.

Türkiye’nin Doğu ve Güney sınırlarındaki güvenliğini sağlayan mayınlar temizlendi...

Ergenekon, Balyoz ve Casusluk komplolarıyla silahlı kuvvetler zayıflatıldı...

Genelkurmay Başkanı “Terör örgütü lideri” olarak yargılandı, mahkûm edildi ve hapse atıldı...

Ülke güvenliğinin ve savunmasının kalbi olan Kozmik Oda’ya Cemaat’in adamları sokuldu, bütün bilgiler dışarıya aktarıldı...

Tayinler ve terfilerle askeri bürokraside şimdi FETÖ diye terör örgütü ilan edilen Gülen Cemaati’nin egemenliği sağlandı, 15 Temmuz 2016 Askeri Darbe girişimi yaşandı...

Bu bahane edildi ve 20 Temmuz’da OHAL ilan edilerek askeri ve sivil bürokraside bir temizlik daha yapıldı...

16 Nisan 2017’deki halkoylaması ile oylar yasalara aykırı bir biçimde sayılarak rejim değiştirildi...

Bütün bunların sonunda Cumhuriyet Türkiye’sinin bütün geleneksel kurumları ya zayıflatıldı ya da tümüyle kaldırıldı, yerlerine tek kişiye bağlı emir komuta zinciri getirildi.

Böylece Türkiye, ekonomik ve mali bir iflas, tahrip edilen bir Anayasa ve yok edilen bir adaletin yarattığı sorunlar ile karşı karşıya kaldı.

***

İşte bu ortamda İktidar, ömrünü uzatmak için, Batı emperyalizminin desteğiyle, etnik kimlikçilik terörü yapan PKK ile müzakerelere girişti, anlaşma yaptı ve bu arada CHP’li ve DEM’li belediyelere el koydu, yüzü aşkın insanı, paldır küldür hapse attı.

İsrail’in İran’a saldırısı, Türkiye açısından ekonomide yeni sorunlar ve yeni bir göç dalgası yaratabilir.

Beni kaygılandıran ihtimal, İktidarın, bu sıcak savaşı, bitmiş olan ömrünü yapay olarak uzatmak için kullanmak istemesi ve böylece rejim krizini daha da derinleştirmesidir.

Bu yazıyı parmaklıklar arkasında okuyanları da unutmadım: Dilerim haksızlık ve hukuksuzluklara uğrayanlar da bir an önce özgürlüklerine kavuşurlar!

Yazarın Son Yazıları

Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025