İki olay üç açıklama

İki olay üç açıklama

22.12.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Birinci olay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün Gaziantep’te, Suriye Merkezli Haznevi Tarikatı’nın düzenlediği bir toplantıda, tarikat liderinin elini veya omuzunu öptüğü iddiası.

Bu konuda Gül’ün açıklaması şöyle:

Milletvekili dahi değilken seçim çalışmalarında yapmış olduğumuz, Peygamber Efendimiz’in Kutlu Doğum programına katıldığımız bir programdı.

Bizim bu anlamda, bu çerçevede, Anadolu’nun her türlü insanıyla, her seçmenimizin bu konudaki çalışmalarında, bu konuda tüm Anadolu’nun her rengiyle, her deseniyle, bu ülkenin her vatandaşıyla; düşüncesi, yaşam tarzı, inancı ne olursa olsun bizlerin ortak değerleriyle hem siyasi hem de insani anlamdaki münasebetlerimiz ve etkinliklere katılmamız elbette söz konusu olabilir.

Ancak bu 2015, hatırladığım kadarıyla seçim öncesinde -7 Haziran öncesiydi- ve milletvekili dahi değildim galiba... Öyle hatırlıyorum, dolayısıyla bunu ifade etmek isterim.


*  *  *


İkinci olay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin salıverilmesine ilişkin 10 Aralık kararına rağmen Osman Kavala’nın, hâlâ hapiste tutulması.

Bu konuda Kavala’nın açıklamasının bazı bölümleri şöyle:

Gerçekten de başıma gelen durum trajik diye tanımlanabilir.

Eski bir Rus atasözü varmış (S.Zweig aktarıyor), ‘Hiç kimse dilenmeyeceğim, hapse girmeyeceğim dememeli’ şeklinde!

Ancak, umuyorum, hikâyenin bundan sonrası trajik olmaktan çıkar...

...Yargıyı siyasi amaçlar için araçsallaştırma, bunun için manipüle etmekten kaçınmama fikriyatının Gülenci olmayanların, hatta FETÖ’cülerle mücadele edenlerin arasında da yaygınlık kazanıyor olmasından endişe ediyorum.

Aklıma 12 Eylül darbesinden sonra söylenen ‘Bizler hapisteyiz fikirlerimiz iktidarda’ özdeyişi geliyor!

Yine de umutlu olmak için nedenler var...”


*  *  *


Aynı konuda ikinci bir açıklama, Yasemin Bektaş’tan yollanan bir elektronik posta yoluyla, Kavala Davası’nın bir özetini yapan Gezi Davası Takipçileri’nden geldi. Bazı bölümler şöyle:

Devletin resmi kayıtlarında ‘Tek bir merkezden yönetilemeyeceği’ belirtilmiş olan, onlarca şehirde milyonlarca insanın katıldığı ‘Gezi Protestoları’, söz konusu davaya göre, birilerinin organizasyonu ve finansman desteği ile gerçekleşti ve dava bunları bulup yargıladığı iddiasında.

Olayın üzerinden altı yıl geçmesi...

Daha önce aynı iddianın yargılanıp beraatla sonuçlanması...

Organizasyon veya finansmanla ilgili hiçbir kanıtın bulunmaması...

Herhangi bir örgütün varlığının gösterilememiş olması...

Hiç önemsenmiyor.

Ortada bir suç olmadan nasıl suçlu olabileceği sorusu, sadece hukuk değil düz mantık açısından da cevapsız kalıyor.

24 Aralık tarihinde dördüncü duruşması yapılacak olan bu dava:

İçerik ve uygulamalar açısından çok çarpıcı boşluklar, hatalar, haksızlıklar ve saçmalıklarla dolu; sanıklar ve savunma avukatlarından gizlenen ama medyadaki manipülasyonlara servis edilen tartışmalı, çarpıtılmış enformasyonla lekeli...”


*  *  *


Sevgili okurlarım, devlete egemen olan adaletsizlik, haksızlık ve hukuksuzluklar, kuralsızlığa yol açar:

Kuralsızlık, saldırganlığı ve kaba kuvveti teşvik eder...

Saldırganlık ve kaba kuvvet, çatışmaları körükler, yaygınlaştırır ve derinleştirir...

Bütün toplumsal ilişkiler, bozulur, yozlaşır ve kabalaşır:

Bırakınız nezaket ve terbiyeye uygun davranmayı, normal iletişim bile sürdürülemez olur!

Hem toplumsal hem de bireysel ruh sağlığımız için:

1) Hukuk Devleti’nin yeniden kurulmasına...

2) “Kuvvetler ayrılığının” yeniden tesisine...

Çalışmalıyız.

Bizi düşman görenler, bize düşmanlık yapanlar ve/veya bizim düşman gördüklerimiz, özellikle de cezalandırılmasını istediklerimiz başta olmak kaydıyla:

HER ZAMAN, HER YERDE, HERKES İÇİN, ADALET” ilkesini savunmalıyız.

Unutmayın, “Adalet istemek”, kimse için “Suçsuzdur” ya da “Suçludur” demek değildir:

Sadece herkes için “Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunmasını” ve “Adil yargılanma” istemek demektir.

Yazarın Son Yazıları

Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025